<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Exlibrary &#187; susmak</title>
	<atom:link href="http://www.exlibrary.com/tag/susmak/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.exlibrary.com</link>
	<description>Çokça sanat, evvela edebiyat ve illa ki felsefe...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 06 Oct 2009 12:56:23 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.5</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Suskun</title>
		<link>http://www.exlibrary.com/edebiyat/siirler/suskun/</link>
		<comments>http://www.exlibrary.com/edebiyat/siirler/suskun/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2009 20:03:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Riza Esin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[konuşmak]]></category>
		<category><![CDATA[susmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.exlibrary.com/?p=2812</guid>
		<description><![CDATA[birleri eksik çarpım tablosu kadar eksik
birileri olmayan yoklama defteri kadar tamamız
biliyorum
sözüm çok susuyorum
hayır hayır
uyumuyorum
ben sadece
sözlerimi dinlendiriyorum
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="right"><em>birleri eksik çarpım tablosu kadar eksik<br />
birileri olmayan yoklama defteri kadar tamamız</em></p>
<p>biliyorum<br />
sözüm çok susuyorum<br />
hayır hayır<br />
uyumuyorum<br />
ben sadece<br />
sözlerimi dinlendiriyorum</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.exlibrary.com/edebiyat/siirler/suskun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Kelime Yeterlidir. Gerisi Laftır.</title>
		<link>http://www.exlibrary.com/edebiyat/denemeler/bir-kelime-yeterlidir-gerisi-laftir/</link>
		<comments>http://www.exlibrary.com/edebiyat/denemeler/bir-kelime-yeterlidir-gerisi-laftir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Aug 2009 18:32:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Göksel Bekmezci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Bernard Shaw]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bugün]]></category>
		<category><![CDATA[Cebrail]]></category>
		<category><![CDATA[Dil Kursları]]></category>
		<category><![CDATA[Doğuş]]></category>
		<category><![CDATA[Emrah]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[gazete]]></category>
		<category><![CDATA[gazeteci]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Müdür]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[Habil]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan Aygün]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim operatörleri]]></category>
		<category><![CDATA[insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kabil]]></category>
		<category><![CDATA[kontör]]></category>
		<category><![CDATA[konuşmak]]></category>
		<category><![CDATA[küsmek]]></category>
		<category><![CDATA[Mozart]]></category>
		<category><![CDATA[Murathan Mungan]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kema]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[Reha Muhtar]]></category>
		<category><![CDATA[reklam]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[sms]]></category>
		<category><![CDATA[spor salonu]]></category>
		<category><![CDATA[susmak]]></category>
		<category><![CDATA[Tansu Çiller]]></category>
		<category><![CDATA[terör]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Merkezleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.exlibrary.com/?p=2769</guid>
		<description><![CDATA[Bazen sizlere de oluyordur mutlaka; ana dilinizi konuşmanın ciddiye alınır bir yabancılaşmasını yaşıyorsunuzdur hayatınızda. Her yer Dil Kursları ve Yaşam Merkezleri’yle dolmaya başlamışken suskunluk ve yaşam kalitesizliği de o denli evrenselleşiyor işin aslı. Bu noktada anlamadığım bir husus ise, insandan uzak bir yerlere taşınmayı düşünürken, aynı zamanda oranın merkezi bir yer olmasına özen gösteriyor oluşumuz… [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazen sizlere de oluyordur mutlaka; ana dilinizi konuşmanın ciddiye alınır bir yabancılaşmasını yaşıyorsunuzdur hayatınızda. Her yer Dil Kursları ve Yaşam Merkezleri’yle dolmaya başlamışken suskunluk ve yaşam kalitesizliği de o denli evrenselleşiyor işin aslı.<span id="more-2769"></span> Bu noktada anlamadığım bir husus ise, insandan uzak bir yerlere taşınmayı düşünürken, aynı zamanda oranın merkezi bir yer olmasına özen gösteriyor oluşumuz… Elbette -bilinçli- susmanın tarihi, boş konuşmanın tarihinden çok daha eski.</p>
<p align="center">***  </p>
<div id="attachment_2771" class="wp-caption aligncenter" style="width: 489px"><a href="http://www.exlibrary.com/wp-content/uploads/2009/08/eric_lacombe_12.jpg" rel="lightbox[2769]"><img src="http://www.exlibrary.com/wp-content/uploads/2009/08/eric_lacombe_12-479x479.jpg" alt="Eric Lacombe" title="Eric Lacombe" width="479" height="479" class="size-large wp-image-2771" /></a><p class="wp-caption-text">Eric Lacombe</p></div>
<p>Bir süre önce resmi bir borcumdan dolayı banka hesaplarıma haciz kararı geldi ve ben para çekeceğim sırada öğrendim bu durumu. Sözü geçen resmi daireye, hatta direkt Genel Müdür’ün odasına gittim. Güler yüzlü bir beyefendiydi. Borç bilgilerimi bilgisayardan çıkardı, ne kadar olduğunu söyledi. (Nedense bu Onun görevi değilmiş de bana iyilik ediyormuş gibi hissettiğimden, gereğinden fazla bir saygıyla durdum yanında). Borcumu öğrendikten sonra <em>“Taksitlendirebilir miyiz?”</em> diye sordum. <em>“Borcumun sıfırlanması gerektiğini”</em> söyledi… <em>“İyi de, sıfırladıktan sonra taksite neden ihtiyaç duyayım ki?”</em> dedim.</p>
<p><em>“Öyle!”</em> dedi&#8230; Güldü… Güldük… <em>“Taksit istiyorsam, borcum olmamalı yani”</em> dedim… <em>“Evet”</em> dedi… Odadan çıkarken ikimizde gülüyorduk…</p>
<p align="center">***  </p>
<p>Bir süredir bazı iletişim operatörlerin sunumlarını yapıyorum. Ve şu cümleyle o kadar sık karşılaşıyorum ki; <em>“Ben bu hattı kullanıyorum. Çünkü artık her yerden çekiyor.”</em></p>
<p><em> “Evet, doğru söylüyorsunuz fakat siz her yere gitmedikten sonra bu gerçekten önemli bir şey mi?”</em> diye soruyorum… Gülüyorlar… <em>“Haklısın”</em> diyenler oluyor arada.. Gülüyoruz…</p>
<p> “İnsan hem haklı hem mutlu olamıyor” ama…</p>
<p>Elbette en uzak noktada tanıdıklarımız için de geçerli bu. Biz gidemesek de, gideni aramak için müthiş bir imkân. İletişim araçları öylesi gelişiyor ki, reklamlarına dahi yetişemiyoruz. Ve bu konuda değişmeyen bir şey varsa, hâlâ birbirimizi aramayışlarımıza olan sitemlerimiz… Birbirini bu denli boşlayan, adına &#8220;Halk&#8221; dedikleri kesim için geliştirilmiyor tabi ki her şey…</p>
<p align="center">***  </p>
<p>Reklam piyasası öyle bir hareket kazandı ki; sattıkları şeyleri ya bedava ya da bizler o ürünü alırken, kâr yapmışız gibi gösteriyorlar. İletişim operatörleri, sözünü ettiğim konunun öncülerinden aslında.. <em>“Her yöne 10 saat sınırsız konuş”</em> ne demek mesela… <em>“39 kontör karşılığı, her yöne 500 sms bedava”</em> ne demek… Sanki bunların karşılığı alınmıyormuş gibi gösterilmesi reklamın başarısı değil, bizlerin sağlıksız duruşunu daha çok koyuyor ortaya.</p>
<p align="center">***  </p>
<p>Yakın zaman önce bir spor salonunu dolaştım. Oldukça büyük bir yerdi. Gerçekten de önemli kolaylık ve farklı imkânlar sunuyorlardı… Bu imkânları dile getiren sıcakkanlı delikanlı, bana, <em>“Bir yıl boyunca her şeyden ücretsiz faydalanacağımı”</em> söyledi… Kayıt ücretini sordum, <em>“2000 TL”</em> dedi. <em>“2000 lira vereceğim ve her şeyden ücretsiz mi faydalanacağım”</em> dedim. <em>“Evet”</em> dedi. Ben bir şey söylemeyince güldü… Belki hâlâ gülüyordur&#8230;</p>
<p align="center">***  </p>
<div id="attachment_2772" class="wp-caption alignright" style="width: 250px"><a href="http://www.exlibrary.com/wp-content/uploads/2009/08/eric_lacombe_6.jpg" rel="lightbox[2769]"><img src="http://www.exlibrary.com/wp-content/uploads/2009/08/eric_lacombe_6-240x320.jpg" alt="Eric Lacombe" title="Eric Lacombe" width="240" height="320" class="size-medium wp-image-2772" /></a><p class="wp-caption-text">Eric Lacombe</p></div>
<p>Şarkıcı Doğuş, <em>“Müzikte tek eksiğim opera”</em> derken canı gerçekten ne söylemek istedi diye düşünüyorum bazen… Ya da Emrah’ın <em>“Mozart dinlemiyorum ama Türkiye’ye gelirse konserine mutlaka giderim”</em> demesini… Veya bu ülkenin Başbakanlarından Tansu Çiller’in Anıtkabir özel defterine <em>“Yüce önder. Ulu ve büyük Atam”</em> diye yazmaya başlayıp, <em>“Görüşmek üzere”</em> diye bitirirken neyi kastettiğini&#8230; Ve neden bu insanları tanımak zorunda kaldığımı… Şu açık ki, açık cümleler yetmiyor hayata…  Televizyon haberlerinde <em>“Yapılan açıklamaya göre”</em> diye bir iç başlık vardır, bilirsiniz. Söyleyin lütfen, bu açıklamaları anlayabiliyor musunuz? Benim birikimlerim yetmiyor onları anlamaya. Bazen bir yabancı dilden daha çok ihtiyaç duyuyorum ana dilimi öğrenmeye…</p>
<p>Ve özellikle Milletvekillerinin hatalarını, beceriksizliklerini ezberleyip, birbirimize anlatıp, video görüntülerini paylaşmak; bizleri iyi, aydın insanlar yapar (!) oldu… Onlar ki, Milletvekili’nin gördüğü saygınlığı Atatürk’ten aldılar. Ve herhangi birine hitaplarında “Sayın” derlerken, hiçbiri “Sayın Mustafa Kemal” demezler oysa.</p>
<p>Bilgi bu değil. Farkındalıksa hiç değil…</p>
<p>Doğru bulduğumuz bir şeyi sakin söyleyemiyoruz nedense&#8230; Dünya üzerinde 7 milyar kişi olmuşuz, kızmayı pek ala becerebilirken, örneğin mutluluğu tarif edemiyoruz hâlâ… Bilmiyorum belki de bu sebeple bir ömür boyu mutluluklar diliyoruz birbirimize…</p>
<p align="center">***  </p>
<div id="attachment_2774" class="wp-caption alignleft" style="width: 250px"><a href="http://www.exlibrary.com/wp-content/uploads/2009/08/eric_lacombe_5.jpg" rel="lightbox[2769]"><img src="http://www.exlibrary.com/wp-content/uploads/2009/08/eric_lacombe_5-240x320.jpg" alt="Eric Lacombe" title="Eric Lacombe" width="240" height="320" class="size-medium wp-image-2774" /></a><p class="wp-caption-text">Eric Lacombe</p></div>
<p>Haberciliğin tarihi Cebrail ile mi başlar? Hakan Aygün, Reha Muhtar ve diğerleriyle mi sürer… Eğer Cebrail ile başladıysa pek bir şeyin değişmediğini söylemeliyim. Çünkü Onun peygamberlere, peygamberlerin de insanlara getirdiği haberler şu an dahi güncelliğini koruyor. Hırsızlıktan, birini öldürmekten, kin tutmaktan ve benzeri daha birçok şeyden uzak durulması istenir insanın o kayıtlarda. Kayıtların doğru olup olmaması önemli değil. Önemli olan, konuların bugünkü yaşamlarımızda hâlâ varoluşu. Habil’in kardeşi Kabil’i öldürmesi dahi gazetelerin üçüncü sayfa haberi değerinde. Söyleyin lütfen bugün ne değişti? Haber bültenlerinde en son ne zaman mutlu oldunuz? Sizi en çok hangi haber sevindirdi? Sevdiğiniz bir gazeteci, haber sunucusu, metin yazarı sizi sevindirecek ne yaptı? “Terör”, “Savaş”, “Ölüm” sözcüklerini duymadığınız bir günü anımsayabiliyor musunuz? Her haber bülteninin sonunda <em>“Gelişmeleri sunduk!”</em> veya <em>“Gelişmelerle yeniden birlikte olacağız”</em> der. Tecavüzler, cinayetler, soygunlar, trafik kazaları, savaşlar, işkenceler, haksızlıklar ve daha birçoğu… Bunlar, yaşayanlar için gerçekten birer gelişme midir?</p>
<p align="center">***  </p>
<p>Öğrenci olduğum zamanlarda konuşanlar tahtaya yazılırdı. O günün çocukları bugün “Konuş doya doya” diye kampanyalar yapıyor olması anormal gelmiyor aslında bana… Bazı takım elbiseli insanlar, susturmaya yönelik; hem kendi duruşunu güncellemek hem de insanlara örnek olacak tuhaf cezalar verirken birilerine; birilerilerinin konuşmayı teşvik edecek süslü yaklaşımlarını hiç iyi karşılamıyorum doğrusu…</p>
<p>Murathan Mungan’ın çok beğendiğim bir sözünü, hayatımın neresine koyacağımı bilemiyorum bir türlü… Rafta duruyor cümle… <em>“Küsmek yerine daha çok konuşmalıyız. Şu ümitsiz gezegende tek konuşan canlı türü biziz çünkü.”</em> diyor… Sonra da Bernard Shaw’ın sözü çakılıp kalıyor aklıma; <em>“Bir kelime yeterlidir. Gerisi laftır.”</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Göksel Bekmezci</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.exlibrary.com/edebiyat/denemeler/bir-kelime-yeterlidir-gerisi-laftir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Heykel Adam</title>
		<link>http://www.exlibrary.com/edebiyat/siirler/heykel-adam/</link>
		<comments>http://www.exlibrary.com/edebiyat/siirler/heykel-adam/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Aug 2009 21:34:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Deniz Tan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[adam]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[gitmek]]></category>
		<category><![CDATA[granit]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[heykel]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kalmak]]></category>
		<category><![CDATA[oturmak]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[susmak]]></category>
		<category><![CDATA[taş]]></category>
		<category><![CDATA[uzaklar]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.exlibrary.com/?p=2766</guid>
		<description><![CDATA[Sustu hep heykel adam&#8230;
Granit bir kadın
ya da
Mermer bir aşk
Bekleyerek hayattan.
Ne de olsa nesnenin doğasına aykırıydı&#8230;
Taş taşla toplanır her zaman.
Bir an olsun düşünmedi ki
Nesne bile bazen sıkılır.
Karışır ateşe kum taneleri
Billur olur, değişir.
Durdu hep heykel adam&#8230;
Taş gözlerde mavi-sarı renkler&#8230;
Sustuğu sözcüklerde gizli kıvılcımlar&#8230;
Saklayarak hayattan.
Ne de olsa nesnenin doğasına aykırıydı&#8230;
Kalkıp gidemedi oturduğu yerden.
Bir an olsun düşünmedi ki
Nesne bile bazen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sustu hep heykel adam&#8230;<br />
Granit bir kadın<br />
ya da<br />
Mermer bir aşk<br />
Bekleyerek hayattan.</p>
<p>Ne de olsa nesnenin doğasına aykırıydı&#8230;<br />
Taş taşla toplanır her zaman.<br />
Bir an olsun düşünmedi ki<br />
Nesne bile bazen sıkılır.<br />
Karışır ateşe kum taneleri<br />
Billur olur, değişir.</p>
<p>Durdu hep heykel adam&#8230;<br />
Taş gözlerde mavi-sarı renkler&#8230;<br />
Sustuğu sözcüklerde gizli kıvılcımlar&#8230;<br />
Saklayarak hayattan.</p>
<p>Ne de olsa nesnenin doğasına aykırıydı&#8230;<br />
Kalkıp gidemedi oturduğu yerden.<br />
Bir an olsun düşünmedi ki<br />
Nesne bile bazen sıkılır.<br />
Karışır çakıl taşları denize<br />
Erir, gider uzaklara.</p>
<p>Heykel adam durduğu yollara baktı.<br />
Kaya kadınlara<br />
Çakıltaşı çocuklara<br />
Ve dikilitaş hayatlara<br />
Sıradan bir heyecanla sarıldı.<br />
Sonra kafasını çevirdi,<br />
Gitmediği yola son bir kez baktı.<br />
Tarçınlı tebessümlere<br />
Enflasyonlu aşklara<br />
Ve ayçiçeği bakışlara<br />
El salladı uzaktan.</p>
<p>Durduğu yolları seçti heykel adam.<br />
Hep gittiği yollara gitti.<br />
Gitmediği yollarda çatallar vardı.<br />
Dönüp bakmadı bir daha&#8230;<br />
Durduğu yolları seçti heykel adam&#8230;<br />
Hep bildiği yollarda kaldı.<br />
Hep gittiği yollara gitti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.exlibrary.com/edebiyat/siirler/heykel-adam/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akşam Akşam</title>
		<link>http://www.exlibrary.com/edebiyat/siirler/aksam-aksam/</link>
		<comments>http://www.exlibrary.com/edebiyat/siirler/aksam-aksam/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Jun 2009 20:28:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Riza Esin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[akşam]]></category>
		<category><![CDATA[alev]]></category>
		<category><![CDATA[ateş]]></category>
		<category><![CDATA[ay]]></category>
		<category><![CDATA[bulut]]></category>
		<category><![CDATA[dalgalar]]></category>
		<category><![CDATA[gök]]></category>
		<category><![CDATA[gökyüzü]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[kıvılcım]]></category>
		<category><![CDATA[kumlar]]></category>
		<category><![CDATA[martı]]></category>
		<category><![CDATA[mutsuz kuş]]></category>
		<category><![CDATA[Özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[sahil]]></category>
		<category><![CDATA[susmak]]></category>
		<category><![CDATA[ufuk]]></category>
		<category><![CDATA[yalı çapkını]]></category>
		<category><![CDATA[yelkenli]]></category>
		<category><![CDATA[yıldızlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.exlibrary.com/?p=2728</guid>
		<description><![CDATA[sahile vurmuş
dalgaların göz yaşartıcı sesleri
akşamları daha çok seviyor
kumlara değmeyi sular
peşine düşüyorum bir yelkenlinin
ufku çiziyoruz yeniden
selamlıyorum uzakları peşi sıra
bir martı gökyüzünü okşuyor
başka bir kuş daha var
konuyor yanıbaşıma
konuşuyoruz havadan sudan
yalı çapkınıymış yedi sülaleden
öncesini bilmezmiş
soruyorum
kuşlar uçtukları için mi özgür
yan yan bakıyor bir yandan
bir yandan konuşuyor
o sadece uçarmış
bir de dalar çıkarmış
gerisini bilmezmiş
peki diyorum söylesene
mutsuz kuş nasıl öter
yan yan susuyor
dalıyoruz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>sahile vurmuş<br />
dalgaların göz yaşartıcı sesleri<br />
akşamları daha çok seviyor<br />
kumlara değmeyi sular<br />
peşine düşüyorum bir yelkenlinin<br />
ufku çiziyoruz yeniden<br />
selamlıyorum uzakları peşi sıra<br />
bir martı gökyüzünü okşuyor<br />
başka bir kuş daha var<br />
konuyor yanıbaşıma<br />
konuşuyoruz havadan sudan<br />
yalı çapkınıymış yedi sülaleden<br />
öncesini bilmezmiş<br />
soruyorum<br />
kuşlar uçtukları için mi özgür<br />
yan yan bakıyor bir yandan<br />
bir yandan konuşuyor<br />
o sadece uçarmış<br />
bir de dalar çıkarmış<br />
gerisini bilmezmiş<br />
peki diyorum söylesene<br />
mutsuz kuş nasıl öter<br />
yan yan susuyor<br />
dalıyoruz birlikte<br />
o çıkıyor<br />
birileri ateş bırakmış<br />
havayla sevişmiş alevler<br />
göğü döllemiş kıvılcımları<br />
güneşle kardeşmiş şu yıldızlar<br />
duruyormuş gibi yapıyorlar<br />
neler nelerden sonra<br />
ay da katılıyor bize<br />
yarım ağız<br />
tütün tutuyorum<br />
birlikte tütüyoruz<br />
gözü ısırmış beni<br />
buralı mısın diyor<br />
yok diyorum<br />
senin gözün yok ki<br />
kraterlerin var<br />
ama ben seni hep görüyorum<br />
bulut giriyor aramıza<br />
muhabbet koyulaşıyor<br />
sular uyumuş<br />
arada bir berinliyor<br />
duruyormuş gibi yapıyoruz<br />
susuyoruz hep birlikte<br />
dalgalar uyanmasın diye</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.exlibrary.com/edebiyat/siirler/aksam-aksam/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beri</title>
		<link>http://www.exlibrary.com/edebiyat/siirler/beri/</link>
		<comments>http://www.exlibrary.com/edebiyat/siirler/beri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Sep 2008 01:24:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Riza Esin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[ana]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[berden]]></category>
		<category><![CDATA[beri]]></category>
		<category><![CDATA[boşluk]]></category>
		<category><![CDATA[bulut]]></category>
		<category><![CDATA[çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[düş]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[karanlık]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>
		<category><![CDATA[sessizlik]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[susmak]]></category>
		<category><![CDATA[yorgan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.exlibrary.com/?p=1317</guid>
		<description><![CDATA[asıl adı berden
kim koymuş niye koymuş bilmez
çocuk daha zaten sormaz
arkadaşları ona beri der
anasını çok sever
beri arada bir görür anasını
babasını bilmez
çiçek koklamayı bilir
bulut saymayı da
yastığa sarılmayı bilir
dizlerini göğsüne çekip
yorgana sarınmayı da
beri karanlıktan korkmayı bilir
karanlığı sevmez
siyahtır sesinin rengi
konuşmaya gelmez
berinin kolları boşluğu bilir
ayakları üşümeyi
kulakları çekilmeyi bilir
beli eğilmeyi
kanı sızmayı bilir berinin
dudakları büzülmeyi
yatağı da bilir ıslanmayı
yanakları da
berinin anası kokar bazen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>asıl adı berden<br />
kim koymuş niye koymuş bilmez<br />
çocuk daha zaten sormaz<br />
arkadaşları ona beri der<br />
anasını çok sever</p>
<p>beri arada bir görür anasını<br />
babasını bilmez<br />
çiçek koklamayı bilir<br />
bulut saymayı da<br />
yastığa sarılmayı bilir<br />
dizlerini göğsüne çekip<br />
yorgana sarınmayı da</p>
<p>beri karanlıktan korkmayı bilir<br />
karanlığı sevmez<br />
siyahtır sesinin rengi<br />
konuşmaya gelmez</p>
<p>berinin kolları boşluğu bilir<br />
ayakları üşümeyi<br />
kulakları çekilmeyi bilir<br />
beli eğilmeyi<br />
kanı sızmayı bilir berinin<br />
dudakları büzülmeyi<br />
yatağı da bilir ıslanmayı<br />
yanakları da</p>
<p>berinin anası kokar bazen hava<br />
koklamaya koyulur ama<br />
karanlık basar kokuya<br />
bir ışık düşsün ister<br />
ana kokusu ışık arar</p>
<p>beri etrafına bakar<br />
başkalarının anası gelir bazen<br />
o susar<br />
havayı koklar yine<br />
hava karanlık kokar</p>
<p>beri bilir gözlerini sıkıp sıkıp<br />
karanlığa şimşek çaktırmasını<br />
açınca gözlerini<br />
anasını görmeyi de bilir</p>
<p>beri çok susar bazen<br />
arkadaşları sorar<br />
neden sustun beri<br />
çok mu üzdüler seni<br />
iter omuzundan biri<br />
çeker kolundan öteki<br />
çöker yere beri<br />
kafasını dizlerine gömer<br />
çok susmasına döner</p>
<p>biri çıkar arkadaşlarına kızar<br />
iner beriye sorar<br />
hani beri bir şey mi yaptı biri<br />
berinin sesi çıkmaz<br />
etini sökseler bağırmaz<br />
kimse yoktur karanlık vardır<br />
kimse yokken beri vardır</p>
<p>beri düşe koyar bazen kendini<br />
kendisiyle konuşur<br />
anası yine gelse<br />
okşasa başını sevse<br />
sonra göğsüne bassa onu<br />
ve geri çekip içine baksa<br />
hiç gitmese der beri<br />
kimse duymaz onu</p>
<p>berinin arkadaşları oyun oynar<br />
beri de bilir oynamasını<br />
çağırırlar onu da oyuna<br />
beri oynamaz<br />
anası kızar sonra ona<br />
o gelmeden olmaz</p>
<p>beri anasını bekler<br />
son geldiğinden beri<br />
yine gelir mi bilmez<br />
bilmese de farketmez<br />
zaten o görür sadece<br />
başka gören olmamıştır</p>
<p>olmaz</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.exlibrary.com/edebiyat/siirler/beri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
