Bir süredir bazı medya yöneticilerimiz ve onların şakşakçılarının, öngörüleriyle bir tartışmaya taraf olma çabası içinde bulundukları gözlemleniyor. Hadise; "İnternet, basılı yayının önüne geçebilir mi?" sorusuna verdikleri kısaca "Hayır!" cevabı.
Bu sorunun türevleri; "İnternet'te yayıncılık yapan haber siteleri gazetelerin yerini tutabilir mi?", "İnternet'te yazanlara gazete yazarı denir mi?" şeklinde dallanıp budaklanıyor. Bu sorulara verilen peşin cevaplar da olumsuz tabii.
Özgürlüklerin temelde ekonomik özgürlüğe indirgendiği, herkesin bir şekilde bir şeye bağımlı olduğu bir ülkede söz sahiplerinden safkan görüşler dinlemek artık tadına varamadığımız bir özlem haline gelmişken, ticarî oluşumların kendi mevcut çıkarlarına aykırı görüşleri savunmalarını zaten kimse beklemiyor.
Özgür görüşleriyle toplumu aydınlatmak yerine göreceli özgürlükleri doğrultusunda toplum mimarlığı gayretkeşliğini sürdürenlerden gerçekten inandıkları -yansız- değerlendirmeler yapmalarını ummanın da gerçekçi olmadığını biliyoruz.