Exlibrary

Çokça sanat, evvela edebiyat ve illa ki felsefe…

"ses" Etiketli Girdiler

Sicim

Emine Sevde Yazıcı • 21 Ağustos 2009, Cuma • Kategori: Öykü

Ressam arkadaşım Adnan Dönmez’e…

Gözlerini kısmıştı. Mümkün olsa daha da kısmak istiyordu. Belki de sımsıkı kapatmak. Böylece kapalı perdelerden sızan incecik ışık huzmesi gözlerine ulaşamazdı. Yattığı yerde döndü. Bir kez daha, bir kez daha… Her seferinde aynı tarafa döndüğü hissine kapıldı.

Taşsız Mezarlığın Hanımı

Burcu Nehir Halaçoğlu • 05 Ağustos 2009, Çarşamba • Kategori: Öykü

Soğuk, üşütüyor bedenimi. Diz çöküp kaldığım, kök verdiğim toprağın çıplak kucağına dökülmüş, saçlarım… Uzun mu uzun, cansız, gümüş rengi saçlarım. Ancak rüzgârın ziyaret ettiği bu kimsesiz açıklıkta, nefesi olan tek varlığım. Sonsuz uykularını böceklerle paylaşan atalarım, dostlarım, aşklarım ve tanımadıklarım kadar yalnızım.

Uyku

Burcu Nehir Halaçoğlu • 29 Mayıs 2009, Cuma • Kategori: Öykü

Aydınlık göz kapaklarımdan taşarken uyanıklığımın bilincine vardım. Gözlerimi araladım ağır ağır; ağaçların yeşiline bulanmış ışık, ılık parlaklığıyla görüşümü doldururken, huzurla doldum. Nihayet görüntü netleştiğinde, önümde serili efsunlu manzara, yatıştırıcı bir rüzgârla seslendi bana. “Yardım edin.”

Son Mektup

Dinç Çoban • 27 Mayıs 2009, Çarşamba • Kategori: Şiir

Zor günler için gönderiyorum bu mektubu sana
başucunda sakla,
karanlık gecelerde çıkar, dokun yeter.
Yanına geleceğim,
tutup elinden birlikte yürüyeceğiz ışığa.
Ziyansız bir ömür dile ikimize
bir de kıymetli aşklar…
Zor günler için gönderiyorum bu mektubu sana
yastığının altına koy,
hemen elinin ulaşabildiği bir yere.
Sessiz gecelerde çıkar, korktuğun zaman, öp yeter.
Ses olacağım, içine dolacağım
son gecesi olacak öfkelerinin.
Gün dile ikimize,
bir de ışık…
Zor günler için gönderiyorum [...]

Neden? Neden Olmasın?

Ali Aydın • 26 Nisan 2009, Pazar • Kategori: Şiir

Sesi kısıldı sözcüklerin
Mısır Çarşısı’nda kayıp küçük bir çocuk gibi ağlamaklı çaresizlikleri.
Hem küçük hem kayıp bir çocuk gibi…
Ya da bir güvercin kadar ürkek ve pervasız bir o kadar.
Bir koşuşturmadır aldı başını gidiyor dilimde.
Hiçbir kelime kendi anlamını beğenmiyor nedense!
İkilem(e)ler istiyor kimisi,
sessiz sessiz otururken ben
kahvehane taburesinde.
Kimisi metafor delisi.
Bazısında bir kişiselleşme telaşı.
Konuşmuyor sözcükler
gelmedikçe keyifleri.
Bir isyan mı desem
yoksa bir grev [...]

İkinci Şahsın Rüyası

Ali Riza Esin • 04 Nisan 2009, Cumartesi • Kategori: Şiir

aşk iki kişilik teşekkül
ikisi de benden müteşekkil
penceremden bakıyorum
dışarda senle karışık kar yağıyor
cama kısaltıyorum bakışlarımı
bir yüzümü orda bırakıyorum
dışarı koşuyorum
merdivenlerden çağlayarak
bir azmış iki yokmuş
kar topluyorum ağlayarak
kardan adam yapıyorum
içine soğuk işlemiş sözcüklerden
hayallerinin tüm haklarını
süpürgesine saklıyorum
çığlıktan bir düğüm atıyorum boynuna
ağzı kömür dili yok
boyuna düşürüyor yüzünü
burnunu tersten takıyorum
kuru kardan adam olmaz
yere yağıyor çığ gibi
yerde kara basanlardan izler
üstünden geçmeye değmez
hırçın kışa [...]

Kul Kedisi

Göksel Bekmezci • 29 Mart 2009, Pazar • Kategori: Şiir

alın yazıları okunaksız yazılmışların
temize çekilmiş hallerini taşır,
küçük kağıtlarda büyük anlamlar taşıyan
ve muhtemelen görünmesi olası yerlere
konulan notlar:
“geç gelirim”
“yemek yemeden çıkma”
“özlemeye başladım bile..”
“daha kaç kilometre özleyeceğim”
“çok güzel uyuyordun”.
-bu son not, uğradığım bir ihanetin özeti olarak
sevgilimce diliyle yazılmıştı.
hayatım bir porno film şeridi gibi geçmişti gözlerimin önünden.
sesimin üstünü örttüm.
gölgemin elinden tuttum.
gökyüzü çok yıldızlı bir otel, aşkım ekstraydı.).
küçük hayatlarda büyük [...]

Edebiyat

Exlibrary • 29 Eylül 2008, Pazartesi • Kategori: Deyişler

Herkesin bir öyküsü vardır ama herkesin bir şiiri yoktur.
Özdemir Asaf
Şiir, seçmek ve gizlemek sanatıdır.
Chateaubriand
Düşünceye cazip ve parlak bir biçim vermek küçültür düşünceyi. Büyük yazar, içinden gelen sesi olduğu gibi haykırandır. Kelimeleri kullanırken avamın hoşuna gidip gitmeyeceğini düşünmez.
Cemil Meriç
Özdeyişler halinde ve kanıyla yazan kimse okunmayı değil, ezberlenmeyi ister.
F. Nietzsche
Yazma becerisi, diğer kişilerin düşünemediği bir bağlam yaratmaktır.
John [...]

Beri

Ali Riza Esin • 27 Eylül 2008, Cumartesi • Kategori: Şiir

asıl adı berden
kim koymuş niye koymuş bilmez
çocuk daha zaten sormaz
arkadaşları ona beri der
anasını çok sever
beri arada bir görür anasını
babasını bilmez
çiçek koklamayı bilir
bulut saymayı da
yastığa sarılmayı bilir
dizlerini göğsüne çekip
yorgana sarınmayı da
beri karanlıktan korkmayı bilir
karanlığı sevmez
siyahtır sesinin rengi
konuşmaya gelmez
berinin kolları boşluğu bilir
ayakları üşümeyi
kulakları çekilmeyi bilir
beli eğilmeyi
kanı sızmayı bilir berinin
dudakları büzülmeyi
yatağı da bilir ıslanmayı
yanakları da
berinin anası kokar bazen [...]

Sessiz Kalma Hakkı

Ali Riza Esin • 04 Mayıs 2008, Pazar • Kategori: Öykü

“Sessiz kalma hakkına sahipsin!” diye seslenmişti bir ses.
“Sessiz kalma hakkına sahipsin!!! Söyleyeceğin her şey aleyhine delil olarak kullanılabilir!..”
Nereden geldiğini anlayamamıştı ki daha, sessiz kaldı; öyle her söyleneni anında yapar birisi de değildi üstelik.

Raksayan Ses Kuşkusuz 39

Işık Sapmaz • 03 Mayıs 2008, Cumartesi • Kategori: Oulipo

Raksayarak Sabah
Sabaha kadar ayaklar raks yapar ayda.
Ay kadar ayaklar sabahlar arkaya kadar.
Ayaklar yapar da raks, sabahlar bakar.
Arkada sabahlar raks yapan ayaklar.
Gemisiz Ses
Geldiğim yerden mi geldin ey sessiz gemi
Sende dimi mendilin sessizliği?
Gidenler de gelir mi gelmediğin gibi
Gelmediğim yerde mi beklersin ey sessiz gemi
Mendile silip beni gittiğinden beri,
Ne giden geldi, ne gidenlerden geri.
Kuşkusuz Kuş
Kuşkusuz kuş susuz,
us kuşkusu [...]

Günün Sonu

Ali Riza Esin • 19 Kasım 2007, Pazartesi • Kategori: Öykü

Gecenin ilerleyen saatleri sabaha ulaşmış, günün ilk ışıkları şehrin karanlık ufkunda belirdiği halde, binaların sokaklar boyu yükselen gölgeleri aydınlığın yükselmesini engelliyordu.

Doğa çoktan uyanmış, kuşlar bina boşluklarının kuytularından ayrılmış, ağaçlar gece karanlığının ziftinden sıyrılarak tekrar yeşiline bürünmeye başlamıştı.

Yollar bomboş, vitrin ve reklam ışıklarının renkleri arada sırada şehrin derin sessizliğini yırtan bir otomobil sesine eşlik ediyor, o sesin başlangıcından yavaş yavaş kayboluşuna kadar bir süre sonra şehrin ıssız havası tekrar kendini buluyordu.

Geri Sayım

Ali Riza Esin • 15 Kasım 2006, Çarşamba • Kategori: Öykü

- Ey, güneş ülkesinin solgun yüzlü insanları!… Size ışığı getirdim!
diye haykırdı dış ses.
Kalabalık irkildi ve tüm kafalar sesin geldiği yöne doğru çevrildi.
Ses devam etti…
- Ey, yapıp da edemeyenler!.. Ey, sezip de süzemeyenler!.. Ey, bakıp da göremeyenler!.. Silkinin!
Kafalar sesin geldiği yöne dönmüştü ama görünürde hiçbir şey yoktu. Merak mırıldanmaları uğultu halini almaya başlamıştı ki sesin yeniden [...]