Exlibrary

E-Kitap, Edebiyat, Kültür, Sanat, Felsefe ve güncel konular içeren yazılar. E-Kitap konusunda Türkiye’nin ilk ve en geniş kaynağı.
 
Exlibrary, E-Kitap yayıncılığı yapan, E-Kitap teknolojileri hakkında bilgi sunan ve Edebiyat, Kültür, Sanat, Felsefe içerikli günlük yazılar yayınlayan anonim bir web sitesidir. Ücretsiz yayınlanan kitaplarımızı ve yazarlarımızın deneme, şiir, öykü, mizah başlıklı edebî eserlerini, kitap, resim, sinema, tiyatro ve diğer kültürel konulardaki yazıları okuyabilir, bunlar hakkındaki görüşlerinizle katkı sağlayabilirsiniz. Kitaplarını ve yazılarını İnternet'te yayınlamak isteyen herkese açık olan bu paylaşım ortamı, sizlerin katkısıyla gelişmeye devam ediyor.

"otobüs" Etiketli Yazılar

Mucize

Sertaç Atalay • 27 Ekim 2007 • Bölüm Başlığı: Öykü
Mola yerinden ayrılalı iki saati geçmişti. Otobüs, kıvrılarak uzayan yolda hızla ilerlerken, radyodan yükselen müzik, tatlı bir fısıltı gibi yayılıyordu içeriye. Yolcuların büyük çoğunluğu uykuya dalmıştı. Muavin, zorlu bir gün geçirdiğinden olsa gerek, uykusunda konuşuyordu: “Acentenin hatası abla, erkek yanı kesmişler. Hep böyle yapıyorlar, bayram arifesi.” Şoför, uykusunda konuşan muavini desteklemekten almadı kendini: “Sorunlu bir yer orası, bizi de yolcuyla muhatap ediyorlar…” Yakınması, çarpışmanın gürültüsüyle yarıda kalmıştı. Aniden önünde beliren bir şeye çarpıp, metrelerce kayan otobüs, yolun kenarında zorlukla durabildi. Sarsıntıyla uyanan yolcuların çığlığı, kafasını cama çarpıp sersemleyen muavini, kendine getirdi. Hafifçe şişen kafasını ovuşturan muavin, şoföre dönerek: “Geçmiş olsun abi, neye çarptık?” dedi. Şoförün donup kalmış bakışları, otobüsün hemen önüne, yola kilitlenmişti. Konuşmadan, öylece duruyordu. Muavin, yola baktığında gözlerine inanamadı.
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
(1 oy, ortalaması: 4)
Loading ... Loading ...
Öykü bölümündeki yazı 913 kez görüntülendi. Yazıya ilk yorumu siz yapın! Sizin Fikriniz?
Etiketler: , , , ,

Üç Elma

Sertaç Atalay • 01 Ekim 2007 • Bölüm Başlığı: Öykü
Gökten düşen bir elmanın, kırmızı olma olasılığı; %33,33’tür. Sarı da olabilir, yeşil de. Ama nedense, hep kırmızı elmalar göz önündedir, bu olayda. Bundan şüphelenmiş miydiniz hiç? Ya da bir çok hayvanın kuyruğu olmasına rağmen, sadece semenderlerin baskıya ve zulme uğradığını biliyor muydunuz? Evet, sadece kuyruklu olduğu için dayak yiyen semenderler tanıyorum. Tüm bunları bilmek için bir hikâyeniz olmalı, benim var. Liseyi, başarılı bir şekilde bitirmiştim. Babam, sınavlarda muvaffak olacağımdan, Emin, annem ise büyük adam olacağımdan, Mücellaydı. Soruları, boş bırakmaz yakışmazdı, Emin beyin oğluna, bilemediğimi de cevapladım. Bazıları boş bırakır, bazıları ise atar. Bir yaşam tarzıdır bu, ama attıklarımızın tutuğu bir dünyada yaşamıyoruz ne yazık ki. Ben, denizlerin karalara oranı 52/98 desem, biri hemen çıkıp sadeleştirir bu kesri, durmazlar, durduramazlar kendilerini, yanlışlarımı ortaya çıkarıp, bilemediklerini boş bırakırlar. Yanlışlar, sadece doğrularımı götürmedi. Emin Bey mahzunlaştı, sınav sonuçları açıklandığında, bir ağırlık geldi üzerine. Mücella hanım ise ev işlerine verdi kendini. Ben geldiğimde, fısıltılarla konuşulanlar yarıda kalıyordu artık. “Ne saklıyorsunuz benden?”
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
(2 oy, ortalaması: 5)
Loading ... Loading ...
Öykü bölümündeki yazı 977 kez görüntülendi. Yazıya 3 yorum yapılmış. Sizin Fikriniz?
Etiketler: ,

Dünyanın en güzel uykusu

Ali Rıza Esin • 25 Eylül 2007 • Bölüm Başlığı: Deneme
Dünyanın en güzel, en tatlı, en haklı uykusu nedir bilir misiniz? Antalya'nın kuzeyine denk gelen muhitlerindeki yataklarından yarı uykulu kalkıp, kendilerini gün boyu kafa sallayacakları otellere götüren servislerin geçeceği ana yollara koşuşturan insanların, kör sabah serinliğinde otobüslerini beklerken yüzlerine çarpan rüzgârdan, otobüse bindikleri anda kapıda karşılayan ucuz deodorant kokusunun ılıklığına terfi ve idrakla daldıkları, yolcu koltuklarındaki kimbilir kaçıncı uykuları... Gelinliklerinde herkese tepeden bakan mavi çizgili bir mağrurlukla Anadolu'nun bir ucundan öbür ucuna nice hasretleri taşımış otobüslerin kocayan gururu, Antalya-Kemer izafi kısalığına teslim, yolcuları şöyle dursun, hemen yanından geçtiği şarampollerin bile umursamadığı bir gocunmaya bırakmıştır şimdi yerini. Oturma düzeni seyrek, modası geçmiş otobüslerin nasır tutmuş koltukları üzerinde cam kenarı lüksünü yersiz yaşayan insanların, turizm işçilerinin, camları önünden akıp giden ve baksalar da farketme mecalini bulamadıkları vakî, eşsiz ve anlık değişen Beydağları manzaraları eşliğinde, varacakları yere kadar geçen sürede uyudukları, muhtaç oldukları loşluğu güneşten rengi solmuş ama inadına mor, kendinden desenli otobüs perdelerinde aradıkları uyku.
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
(2 oy, ortalaması: 5)
Loading ... Loading ...
Deneme bölümündeki yazı 652 kez görüntülendi. Yazıya ilk yorumu siz yapın! Sizin Fikriniz?
Etiketler: , , , , , ,