Exlibrary

Çokça sanat, evvela edebiyat ve illa ki felsefe…

"kadın" Etiketli Girdiler

Heykel Adam

Deniz Tan • 02 Ağustos 2009, Pazar • Kategori: Şiir

Sustu hep heykel adam…
Granit bir kadın
ya da
Mermer bir aşk
Bekleyerek hayattan.
Ne de olsa nesnenin doğasına aykırıydı…
Taş taşla toplanır her zaman.
Bir an olsun düşünmedi ki
Nesne bile bazen sıkılır.
Karışır ateşe kum taneleri
Billur olur, değişir.
Durdu hep heykel adam…
Taş gözlerde mavi-sarı renkler…
Sustuğu sözcüklerde gizli kıvılcımlar…
Saklayarak hayattan.
Ne de olsa nesnenin doğasına aykırıydı…
Kalkıp gidemedi oturduğu yerden.
Bir an olsun düşünmedi ki
Nesne bile bazen [...]

Kitapçı

Emine Sevde Yazıcı • 24 Temmuz 2009, Cuma • Kategori: Öykü

“Ece Ayhan’a, Oğuz Atay’a, Pablo Neruda’ya, Dostoyevski’ye ve metni oluşturan temel felsefi düşünceye ilham veren İbn-i Sina’ya…”

Gene başlıyoruz bakalım. Horozlarla uyandık. Hadi hayırlısı, bugün de yaşayacağımız varmış demek ki. Aynaya bakılırsa yüzüm alacalanmış bulacalanmış yine. Bir tıraş olmak lazım.

Köy

Burcu Nehir Halaçoğlu • 16 Haziran 2009, Salı • Kategori: Öykü

Ne karanlık gökyüzü, yıldızlar ne kadar sönük… Gözlerimi kapattığımda gördüğüm şekilli ışıltılar dahi, bu dipsiz ve yutucu boşluğun üzerimdeki ağırlığını azaltmaya yetmiyor. Işığı arıyorum çaresizce, gözlerim kamaşsın istiyorum, güneşi görmek…

Bir Adam – 2

Emine Sevde Yazıcı • 23 Mayıs 2009, Cumartesi • Kategori: Öykü

Bunları yazıyorum, çünkü içimde ona dair herhangi bir kırıntının kalmış olmasından korkuyorum. Onu unutmak, çoğunlukla da tamamen içimden silip atmak istedim. Yine de aklıma geldikçe beni sinirlendirdiğine göre bu silip temizleme işini tamamen bitirememişim. E bu iş, bitene ve sinirim geçene kadar buradayım. Yeter ki öfkem dinsin ve o adamın varlığı benim için sıradanlaşsın.

Bir Adam – 1

Emine Sevde Yazıcı • 15 Mayıs 2009, Cuma • Kategori: Öykü

Gözlerini kapattığında üşüyen birinin hikâyesi bu. Açmaya da çoğunlukla cesaret bulamayan. Açtığında bulduklarını beğenmeyen biri. Belki kendini anlama çabasında fazla boğulmuştur bu kişi. Kim bilir belki kendinden başka bir şey görmediğinden, düşüneceği başka şeyi de olmamıştır. Hem canı sıkılınca yanında mısır gevreği. Gerisini de ağzında çiğner ve yutar. Ayrıntıları böylece midesinde saklar.

Biliyorsun değil mi?

Dinç Çoban • 08 Ağustos 2008, Cuma • Kategori: Şiir

Biliyorsun değil mi,
bütün zamanların en güzel kadınısın.
Öyle ki gözlerinde asıldığımı hayal ediyorum sabah akşam.
Kiraz büyüyor
Dünya dönüyor
seni bilmem ama
ben hâlâ seni seviyorum.
Sabah oluyor,
Kepenkler açılıyor
Herkes susuyor
Aklım rehin kalıyor
Iskalanmış tüm aşkların hatırına diyorum
Öpüyorum gözlerinden.
Biliyorsun değil mi
Bütün zamanların en güzel kadınısın
Öyle ki niyeti bozuyorum çok zaman
Sonra sığınıp aşkına
Öpüyorum memelerinden.

Günlükler 1

Barış Kahraman • 22 Nisan 2008, Salı • Kategori: Öykü

“Biliyorsun, kaybetmesi gereken biri vardı ve o da sen oldun.”
Ergenlik dönemimde –sanırım on yedi yaşlarındayken– bir öğle vakti uykuyla uyanıklık arasında yatağımdayken babam başucumda böyle demiş gibi gelmişti bana.

Entel ile Dantel

Cem Çınar • 28 Mart 2008, Cuma • Kategori: Mizah-Kara Mizah

İntro:
e — Üç dört yıldır seninle tanışıyoruz. İnanılmaz ama iki çift laf bile etmedik. Neden böyle olduğu konusunda benim durumumu soracak olursan biraz tarihimle alakalı biraz da patolojik. Kadın ruhundan anlamadığım kesin. Sende çapkın bir kız sayılmazsın. İşin aslı ne biliyor musun; sen bana yabancısın, bana uzaksın. Beni çeken sanırım seninle yeterince uzaktan sevişebileceğimizin umudu. [...]