Exlibrary

E-Kitap, Edebiyat, Kültür, Sanat, Felsefe ve güncel konular içeren yazılar. E-Kitap konusunda Türkiye’nin ilk ve en geniş kaynağı.
 
Exlibrary, E-Kitap yayıncılığı yapan, E-Kitap teknolojileri hakkında bilgi sunan ve Edebiyat, Kültür, Sanat, Felsefe içerikli günlük yazılar yayınlayan anonim bir web sitesidir. Ücretsiz yayınlanan kitaplarımızı ve yazarlarımızın deneme, şiir, öykü, mizah başlıklı edebî eserlerini, kitap, resim, sinema, tiyatro ve diğer kültürel konulardaki yazıları okuyabilir, bunlar hakkındaki görüşlerinizle katkı sağlayabilirsiniz. Kitaplarını ve yazılarını İnternet'te yayınlamak isteyen herkese açık olan bu paylaşım ortamı, sizlerin katkısıyla gelişmeye devam ediyor.

"ilişkiler" Etiketli Yazılar

Günlükler 3

Barış Kahraman • 04 Mayıs 2008 • Bölüm Başlığı: Öykü
İntihar "Gerçek intiharlar soğukkanlılıkla karar verilenlerdir. Diğer intiharları bunlardan ayırıyorum. Örneğin anlık bir öfkeyle kalkışılan ve başarılan intiharları bunlardan ayırıyorum. Soğukkanlılıkla düşünülüp tasarlanarak uygulanan intihara gerçek dememin sebebi diğerlerinden daha değerli bulmam; yoksa diğerlerinin intihar olmadığını söylemiyorum. Bunları daha değerli bulmamın sebebi ise hayatın görünüşlerinden değil bizzat kendisinden kaynaklanmaları; anlık bir acı çekişten değil bizzat hayatın temelinin acı olduğunun kavranmasından kaynaklanmaları. Kısaca gerçek intiharın temelinde akıl, diğerlerinin temelinde ise duygular yatıyor denebilir. Akıl duygudan değerli midir bilmem ama hayatı kavramada duygular gibi aldatıcı değildir. Şöyle ki, üzgünken dünyayı üzüntü kaynağı olarak gören kişi kendi üzüntüsünün sebebi ortadan kalkınca dünyaya olan tavrını da değiştirir. Yani dünyayı duygularla kavramaya çalışırsak aynı dünya kişiden kişiye ve hatta aynı kişide zamana göre değişik görünüşler alacaktır. Oysa bu görünüşlerin altında bir tane dünya vardır. İşte an gelir insan dünyayı olduğu gibi görür. Bu fark ediş genelde gençlik çağı geçince olur. Bu yüzden soğukkanlı intiharlara gençlik dönemlerinde pek rastlanmaz. Bazı duyarlı ruhlar, hayat kendilerine birçok mutlu olma olanağı tanısa da bir tek yoksunluk durumuyla karşılaşınca —gençlik dönemlerinde— intihar edebilmektedirler. Unutamadığım intiharlardan biri de ünlü bir televizyon spikerinin oğlunun bilinçsiz intiharıydı. Haberlerden öğrendiğim kadarıyla X’in oğlu eve gelmiştir, onuruna yediremediği bir olay yaşamıştır; belki hakarete uğramış belki de evlenmeyi düşündüğü kız tarafından terkedilmiştir ve vitrin camına kafa atmadan önce şöyle der: ’Ben böyle yaşayamam!’ Analiz edersek şöyle demiştir: “Yaşayabilirim ama böyle değil.” Sonuç olarak duygusal intiharda reddedilen hayatın kendisi değil görünüşlerinden biri ya da onun özne üzerindeki bir anlık etkisidir. Örneğin burada kişi hayata değil hayatın karşısında kendi kaldığı duruma itiraz etmektedir . Özetle duygusal tavır dünyaya iyi ya da kötü değeri atfeder. Oysa dünya kendi başına iyi ya da kötü değil, bütün bu değerlendirmelerin uzağında ve kayıtsız; kısaca ‘değersiz’ ve anlamsızdır. İşte mantık intiharı da bu anlamsızlığa verilen yanıttır. Dünyanın soğukkanlılıkla değerlendirilebilmesi için onu görmemizi engelleyen birtakım perdelerin aradan çekilmesi gerekir. Dünyayı görmeye engel olan bir çok perde vardır; herhangi bir nesneye duyulan istek, kişinin benimsediği ya da sırtına vurulan sorumluluklar kişi tarafından dünyanın anlamı olarak konumlandırılır. Oysa belli bir olgunluğa varan insan bütün amaçlarının eğreti bir yapısı olduğunu fark eder. Kendi kendisini yaratmamıştır ve varolanlar arasındaki konumundan kaynaklanan bütün istek ve sorumlulukları tesadüfidir. Hayatının anlamı olarak belirlediği şeyleri asıl belirleyen neden-sonuç ilişkileri olmuştur." Diye yazmışım en son, bütün evrene yukarıdan bakıyormuş budalalığıyla. Sanırım bunu yazmamın sebebi intihar meselesine kafayı takmış olmamın yanı sıra bu aralar sanki her zamankinden daha fazla intihar vakası yaşanıyor olması ve sanki bütün bunların ya benim çevremde ya da bana göz kırpan bir açıda oluyor olması. Belki de intiharı bir paradigma olarak belirledim ve varlığı bu kalıbın dışında göremediğim için böyle düşünüyorum. Tıpkı bir atom fizikçisinin etrafındaki her şeyi birbirini itip çeken atomlar gibi görmesi gibi.
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
(5 oy, ortalaması: 4.2)
Loading ... Loading ...
Öykü bölümündeki yazı 277 kez görüntülendi. Yazıya 2 yorum yapılmış. Sizin Fikriniz?
Etiketler: ,