Exlibrary

Çokça sanat, evvela edebiyat ve illa ki felsefe…

"gölge" Etiketli Girdiler

Uyku

Burcu Nehir Halaçoğlu • 29 Mayıs 2009, Cuma • Kategori: Öykü

Aydınlık göz kapaklarımdan taşarken uyanıklığımın bilincine vardım. Gözlerimi araladım ağır ağır; ağaçların yeşiline bulanmış ışık, ılık parlaklığıyla görüşümü doldururken, huzurla doldum. Nihayet görüntü netleştiğinde, önümde serili efsunlu manzara, yatıştırıcı bir rüzgârla seslendi bana. “Yardım edin.”

Kul Kedisi

Göksel Bekmezci • 29 Mart 2009, Pazar • Kategori: Şiir

alın yazıları okunaksız yazılmışların
temize çekilmiş hallerini taşır,
küçük kağıtlarda büyük anlamlar taşıyan
ve muhtemelen görünmesi olası yerlere
konulan notlar:
“geç gelirim”
“yemek yemeden çıkma”
“özlemeye başladım bile..”
“daha kaç kilometre özleyeceğim”
“çok güzel uyuyordun”.
-bu son not, uğradığım bir ihanetin özeti olarak
sevgilimce diliyle yazılmıştı.
hayatım bir porno film şeridi gibi geçmişti gözlerimin önünden.
sesimin üstünü örttüm.
gölgemin elinden tuttum.
gökyüzü çok yıldızlı bir otel, aşkım ekstraydı.).
küçük hayatlarda büyük [...]

Düşünce

Başar Tanrıken • 27 Eylül 2008, Cumartesi • Kategori: Söylenişler

Duygular düşüncelerin gölgesidir.
Başar Tanrıken

sanırsın…

Genco Demirer • 28 Temmuz 2008, Pazartesi • Kategori: Şiir

kara delikler sonsuzluktan istifa
bu düşüş kaygan bir vurgun
sanırsın gerçek rüyada bir meçhul…
fail “cennet masası”nda parça parça
uzak yırtık gölgenin izinde
sanırsın deri döküyor kayıplar…
her ifade kazıntısız ve renksiz
sabit sözlere ağıt bu dönüş
sanırsın gümüş kaplama bekleyiş…
yorgun parmaklarda girdap yalanlar
kaderin aynası kırık zaten
sanırsın kan damarda bir senfoni…

Günüm Işığım

Ali Riza Esin • 19 Nisan 2008, Cumartesi • Kategori: Şiir

Işığındır kalbin
Gündüzü de geceye
Geceyi de gündüze çevirir
Gölgesi değmeden daha ışığa
Alışmalı gözler geceye
Karanlıkla barışmalı
Söküp atmak çözüm değil
Karanlık hayal sadece
Güne güzel başlamalı

Günün Sonu

Ali Riza Esin • 19 Kasım 2007, Pazartesi • Kategori: Öykü

Gecenin ilerleyen saatleri sabaha ulaşmış, günün ilk ışıkları şehrin karanlık ufkunda belirdiği halde, binaların sokaklar boyu yükselen gölgeleri aydınlığın yükselmesini engelliyordu.

Doğa çoktan uyanmış, kuşlar bina boşluklarının kuytularından ayrılmış, ağaçlar gece karanlığının ziftinden sıyrılarak tekrar yeşiline bürünmeye başlamıştı.

Yollar bomboş, vitrin ve reklam ışıklarının renkleri arada sırada şehrin derin sessizliğini yırtan bir otomobil sesine eşlik ediyor, o sesin başlangıcından yavaş yavaş kayboluşuna kadar bir süre sonra şehrin ıssız havası tekrar kendini buluyordu.