Gökten düşen bir elmanın, kırmızı olma olasılığı; %33,33’tür. Sarı da olabilir, yeşil de. Ama nedense, hep kırmızı elmalar göz önündedir, bu olayda. Bundan şüphelenmiş miydiniz hiç? Ya da bir çok hayvanın kuyruğu olmasına rağmen, sadece semenderlerin baskıya ve zulme uğradığını biliyor muydunuz? Evet, sadece kuyruklu olduğu için dayak yiyen semenderler tanıyorum. Tüm bunları bilmek için bir hikâyeniz olmalı, benim var.
Liseyi, başarılı bir şekilde bitirmiştim. Babam, sınavlarda muvaffak olacağımdan, Emin, annem ise büyük adam olacağımdan, Mücellaydı. Soruları, boş bırakmaz yakışmazdı, Emin beyin oğluna, bilemediğimi de cevapladım. Bazıları boş bırakır, bazıları ise atar. Bir yaşam tarzıdır bu, ama attıklarımızın tutuğu bir dünyada yaşamıyoruz ne yazık ki. Ben, denizlerin karalara oranı 52/98 desem, biri hemen çıkıp sadeleştirir bu kesri, durmazlar, durduramazlar kendilerini, yanlışlarımı ortaya çıkarıp, bilemediklerini boş bırakırlar.
Yanlışlar, sadece doğrularımı götürmedi. Emin Bey mahzunlaştı, sınav sonuçları açıklandığında, bir ağırlık geldi üzerine. Mücella hanım ise ev işlerine verdi kendini. Ben geldiğimde, fısıltılarla konuşulanlar yarıda kalıyordu artık.
“Ne saklıyorsunuz benden?”