İki arkadaş yıllar sonra karşılaşırlar. Çocukken çok bencil ve çıkarcı olanı artık değiştiğini söyler. Arkadaşı inanmaz, onu denemeye karar verir. Bir süre sonra mektup yazarak oğlunun iş bulamadığını, kendisinin de maddi durumunun iyi olmadığını belirterek oğluna iş vermesini ister. Arkadaşı iş veremeyeceğini, yardım edemeyeceğini söyler. Bizimki arkadaşına bir mektup daha yollar, mektupta oğlunun hâlâ iş bulamadığını ama amcasından miras kaldığını, eğer ona iş verirse sermayesine katkı sağlayabileceğini anlatır. Arkadaşı hemen, “Öyleyse yarın, işe başlasın. Gel bir yemek yiyelim de bu konuyu konuşalım” der.
Yemekte bizimki arkadaşına döner, “Sana üç şey söyleyeceğim” diye söze başlar. “Birincisi oğlum iş aramıyor. İkincisi ona miras falan kalmadı. Üçüncüsü ve en önemlisi de şu: Benim oğlum yok. Değiştim demiştin ama hiç değişmemişsin.”