<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Exlibrary &#187; çocuklar</title>
	<atom:link href="http://www.exlibrary.com/tag/cocuklar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.exlibrary.com</link>
	<description>Çokça sanat, evvela edebiyat ve illa ki felsefe...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 06 Oct 2009 12:56:23 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.5</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Üç Mektup</title>
		<link>http://www.exlibrary.com/edebiyat/denemeler/uc-mektup/</link>
		<comments>http://www.exlibrary.com/edebiyat/denemeler/uc-mektup/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2009 21:05:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Göksel Bekmezci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[ceza]]></category>
		<category><![CDATA[cezaevi]]></category>
		<category><![CDATA[Cizre]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[E Tipi Kapalı Cezaevi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ezan]]></category>
		<category><![CDATA[imam]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<category><![CDATA[işkence]]></category>
		<category><![CDATA[kaza]]></category>
		<category><![CDATA[Kemerburgaz]]></category>
		<category><![CDATA[mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[MEB]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[öldürmek]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[suç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.exlibrary.com/?p=2821</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye’de yaklaşık 90,000 cami var. 3,850’nin üzerinde Kuran kursu…
141 Üniversite, 1,220 Hastane…
60 bin kişiye 1 hastane, 350 kişiye 1 cami düşüyor.
Her yıl yaklaşık 400 bin kişi kalp krizinden ölüyor. Bu sayı, trafik kazalarındaki ölümlerin 30, 1999 Marmara depreminde ve 25 yılda terörle mücadelede ölenlerin sayısından 10 kat daha fazla. 2030 yılında, dünya genelinde yılda 26 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.exlibrary.com/wp-content/uploads/2009/09/tas_atan1.jpg" alt="Taş Atanlar" title="Taş Atanlar" width="340" height="238" class="alignleft size-full wp-image-2824" />Türkiye’de yaklaşık 90,000 cami var. 3,850’nin üzerinde Kuran kursu…<br />
141 Üniversite, 1,220 Hastane…<br />
60 bin kişiye 1 hastane, 350 kişiye 1 cami düşüyor.<br />
Her yıl yaklaşık 400 bin kişi kalp krizinden ölüyor. <span id="more-2821"></span>Bu sayı, trafik kazalarındaki ölümlerin 30, 1999 Marmara depreminde ve 25 yılda terörle mücadelede ölenlerin sayısından 10 kat daha fazla. 2030 yılında, dünya genelinde yılda 26 milyon kanser vakası gerçekleşeceği tahminleri yapılıyor…</p>
<p>23 Ağustos ’09 sabahı, 10 yıldır M.E.B.’in denetimindeki bir okul, İstanbul Büyükşehir ve İlçe Belediyesi ekiplerince, Cumhuriyet tarihinde ilk kez yıkıldı. Peki, Cumhuriyet tarihinde kaç cami yıkıldı? Her yıl yaklaşık 600 kişinin eğitim gördüğü Kemer Okulları’nı yıkanlar, bugüne kadar camilerden kaç bilim adamı, kaç sanatçı çıkardı? Hangi İmam veya Müezzin, insanlığın faydasına bir şey üretti? Hangi biri okudukları Ezan’ın makamlarına uydu?</p>
<p>Bu ve benzerlerinin eğitimle çözümlenebileceği bir ülkede, söyleyebilir misiniz bugüne değin kaç kişi inançsızlıktan öldü?</p>
<p align="center">* * *</p>
<p>Okullar açılıyor.<br />
Kemer Okulları, Kemerburgaz’da, bir Alışveriş Merkezi’nde kendi yarattıkları imkânla eğitimlerini sürdürecekler. Eğitimlerini sürdürmek isteyen ve buna imkân tanınmayan çocuklar da var elbet. Polise taş attıkları gerekçesiyle terör örgütü üyeliğiyle suçlanan çocuklardan birkaçı Mardin E Tipi Cezaevi&#8217;nden İnsan Hakları Derneği (İHD) Mardin Şubesi’ne mektup göndermişler:</p>
<h3>P.İ.</h3>
<p>(16 yaşında. Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘silahlı terör örgütü üyeliği’ suçlamasıyla hakkında 14,5 yıla kadar hapsi isteniyor. Beş duruşmaya çıktı):</p>
<blockquote><p>“Şubatta Cizre’de, taş atmışım diye tutuklandım. Okulum açılıyor. Bizi bırakırlar diye düşünmüştüm ancak ertelendi. Lise 3 öğrencisiydim. Yedi aydır içerdeyim. Açıköğretime kaydolacağım. Bizim yaşımızdaki çocuklar okula gideceklerken biz cezaevindeyiz. Kimliğimiz farklı diye böyle davranılıyor. Cinayetten yargılansam bu kadar ceza istemezlerdi&#8230; Psikolojimiz bozuldu. Koğuştan kötü kokular geliyor, nefes alamıyoruz. Doktor yok, gardiyanlar tedavi ediyor, ilacı onlar veriyor&#8230; Ailem görüşmeye geliyor ama her defasında telefonlar bozulduğu için görüşümüz yarım kalıyor. Bayramda dışarıda olmak güzel olurdu.”</p></blockquote>
<h3>Y.S.</h3>
<p>(16 yaşında. Cizre’de tutuklandı, hakkında hâlâ dava açılmadı. Dört aydır tutuklu olarak parmaklık ardında):</p>
<blockquote><p>&#8220;Lise 1 öğrencisiydim. Okullar açılıyor, ben içerdeyim. Okulumu çok seviyordum, elimden aldılar. Hakkımda kaç yıl ceza istiyorlar, bilmiyorum. İlk defa bayramda evden uzaktayım. Akşam yattığımda en çok annemi düşünüyorum. Arkadaşlarımızın çoğu ceza almış. Dışarı çıkacağımı düşünüyordum. Arkadaşlar ‘Sen de ceza yiyeceksin’ dediler. Her akşam televizyonda bizimle ilgili haber çıkacak diye bekliyoruz ama bahseden yok.&#8221;</p></blockquote>
<h3>İ.K.</h3>
<p>(16 yaşında. Cizre’de tutuklandı. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 13 yıl ceza verildi. Ceza, yaşı dikkate alınarak 7,5 yıla indirildi. Dosyası, Yargıtay’da):</p>
<blockquote><p>&#8220;Ortaokulu bitirdim, burada açık öğretime kaydolmak istedim ama param yok&#8230; Dosyam Yargıtay’da ama umudum yok. Bana fıkra gibi geldi. Yasalar, maddeler&#8230; Ben bir şey anlamadım, niye içerdeyim? Annem çok üzülüyor. Görüşüme geldiğinde sürekli ağladığı için doğru dürüst konuşamıyoruz. Kardeşlerim şimdi Manisa’da çalışıyor, domates topluyorlar. Dışarıda olsam onlarla çalışırdım&#8230; Buraya bir grup geldi üniversiteden, durumumuzu araştırmak için. Kötü kokudan dolayı içeri girmediler. Dedim, biz nasıl kalıyoruz? 15 yaşında arkadaşımız var burada. Hakkında 20 yıl ceza isteniyor. Çok küçük, ceza da verecekler galiba&#8230; Geçen yemekte zehirlendik. Hastaneye götürülmedik. Dediler ki, bol bol su için geçer. Sanki bol su var.&#8221;</p></blockquote>
<p align="center">* * *</p>
<p><img src="http://www.exlibrary.com/wp-content/uploads/2009/09/tas_atan2.jpg" alt="Taş Atanlar" title="Taş Atanlar" width="454" height="300" class="aligncenter size-full wp-image-2823" /></p>
<p>Diyarbakır Barosu, E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan 17 çocukla yüz yüze görüşüp hazırladığı raporda şu tespitlere yer verdi: <em>  &#8221;Çocuklara her öğün yarım ekmek, son bir haftadır her akşam makarna veriliyor. Yemeklerden çivi, topluiğne, ip ve böcek çıkıyor. / Sıcak su günde 10 dakika veriliyor, sıcak su verilirken soğuk su kesiliyor. Bu yüzden soğuk suyla yıkanıyorlar. Giysilerini elde yıkıyorlar. En erken iki ay sonra hastaneye sevk ediliyorlar. / Ailelerin getirdiği ders kitapları çocuklara verilmiyor. / Koğuşta hamam böcekleri ve fareler cirit atıyor. / Adlilere tanınan haklar Terörle Mücadele Kanunu’nda yargılanan çocuklara verilmiyor. Örneğin bilgisayar kursuna katılamıyorlar. / Gece ışıkların söndürülmesine izin verilmiyor. / Götürüldükleri psikologun, “Siz teröristsiniz” dediklerini söylüyorlar. Ellerindeki kelepçe de sökülmüyor. / Aileleri görüşe geldiğinde kötü muameleye ve hakarete uğruyor.&#8221;</em></p>
<p align="center">* * *</p>
<p>İşkenceyle öldürenler korunup, taş atan çocuğu öldürene ceza verilmiyorsa; suçlular, güvenlik güçlerinin yanında kendilerini daha güçlü hissediyorsa, bir gün çocukların cezaevinde mektup yazabildiklerine sevinecek duruma gelecek bu ülke. Dağlarda, ülkesi için canını ortaya koyan komutanlarına suç isnat edip, onları cezaevine gönderen, kendine silah çekenlerle masaya oturmayı amaçlayan bir yönetimde, “Cumhuriyet” dediğimiz şeyin sadece bir gazete olmadığını göstermek için, lütfen; hepimize yetecek kadar hâlâ hayat varken dünyada, biraz daha zaman ayıralım kendimize.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Göksel Bekmezci</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.exlibrary.com/edebiyat/denemeler/uc-mektup/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deli</title>
		<link>http://www.exlibrary.com/edebiyat/siirler/deli/</link>
		<comments>http://www.exlibrary.com/edebiyat/siirler/deli/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 22:56:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Dinç Çoban</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[deli]]></category>
		<category><![CDATA[gitmek]]></category>
		<category><![CDATA[hareket]]></category>
		<category><![CDATA[karakol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.exlibrary.com/?p=2796</guid>
		<description><![CDATA[Sen gittin,
çocukların hepsi öldüler
yandılar, kenarında bir karakolun.
Sen gittin,
yollara düştüm,
çok gittim
kimseye küsmedim
sonra
başımı kaldırdım
deliler gördüm saçını taramış
hepsini öptüm.
Sen gittin,
bittim
söylenmedim
bilinmedim
hep gizli kaldım çocukların bilmecesinde.
Sen gittin,
bir deli öldü penceresinde hareketin.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sen gittin,<br />
çocukların hepsi öldüler<br />
yandılar, kenarında bir karakolun.<br />
Sen gittin,<br />
yollara düştüm,<br />
çok gittim<br />
kimseye küsmedim<br />
sonra<br />
başımı kaldırdım<br />
deliler gördüm saçını taramış<br />
hepsini öptüm.<br />
Sen gittin,<br />
bittim<br />
söylenmedim<br />
bilinmedim<br />
hep gizli kaldım çocukların bilmecesinde.<br />
Sen gittin,<br />
bir deli öldü penceresinde hareketin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.exlibrary.com/edebiyat/siirler/deli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Otobüs Durakları</title>
		<link>http://www.exlibrary.com/edebiyat/siirler/otobus-duraklari/</link>
		<comments>http://www.exlibrary.com/edebiyat/siirler/otobus-duraklari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2009 21:25:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Dinç Çoban</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[akşam]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[çokluk]]></category>
		<category><![CDATA[durak]]></category>
		<category><![CDATA[düşler]]></category>
		<category><![CDATA[gergef]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[körüklü otobüs]]></category>
		<category><![CDATA[otobüs]]></category>
		<category><![CDATA[otobüs durakları]]></category>
		<category><![CDATA[seslenmek]]></category>
		<category><![CDATA[sevda]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[uykusuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.exlibrary.com/?p=2724</guid>
		<description><![CDATA[Yapmayın çocuklar, kaçmayın&#8230;
Yaklaştığımız kadar çokuz aslında birbirimize&#8230;
Yapmayın, zilini çalıp kaçtığınız kapılar kadarız hepimiz
ve
içeridekiler kadar yalnızız&#8230; 
Yapmayın,
Vurmayın su bidonlarına dan dun
kaçırıp telaşlandırmayın hüzünlerimizi bu yangın akşamında.
Yapmayın çocuklar, yeter&#8230;
Sınamayın beni.
Seviyorum başka seçeneğim yok
Karakollar yemin verdirir geceye,
dilencilerin ömürleri yalan,
yolcu yolundadır her sabah,
Hicaz Nihavend kılığında gezer -ki yakalanır en son-
ve
ben seviyorum&#8230;
Başka seçeneğim yok&#8230;
Yapmayın,
hemen asmayın yüzlerinizi,
karartmayın ellerinizi,
itelemeyin beni..
Değişen ben değilim, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yapmayın çocuklar, kaçmayın&#8230;<br />
Yaklaştığımız kadar çokuz aslında birbirimize&#8230;<br />
Yapmayın, zilini çalıp kaçtığınız kapılar kadarız hepimiz<br />
ve<br />
içeridekiler kadar yalnızız&#8230; </p>
<p>Yapmayın,<br />
Vurmayın su bidonlarına dan dun<br />
kaçırıp telaşlandırmayın hüzünlerimizi bu yangın akşamında.<br />
Yapmayın çocuklar, yeter&#8230;<br />
Sınamayın beni.<br />
Seviyorum başka seçeneğim yok<br />
Karakollar yemin verdirir geceye,<br />
dilencilerin ömürleri yalan,<br />
yolcu yolundadır her sabah,<br />
Hicaz Nihavend kılığında gezer -ki yakalanır en son-<br />
ve<br />
ben seviyorum&#8230;<br />
Başka seçeneğim yok&#8230;<br />
Yapmayın,<br />
hemen asmayın yüzlerinizi,<br />
karartmayın ellerinizi,<br />
itelemeyin beni..<br />
Değişen ben değilim, sır köprüleridir ayalarımda oynayıp duran<br />
ve insan<br />
zamanı zamanla aldatan&#8230;<br />
Yapmayın çocuklar,<br />
seslenmeyin düşlerime,<br />
açmayın uykularımı<br />
ne olur bağırmayın,<br />
uykusuzluk diz boyu gergefte dokunan,<br />
Dağıtmayın çocuklar, yapmayın&#8230;<br />
Atmayın sırtınızdan sevdanızı<br />
bir de<br />
sabahları,<br />
bilmez misiniz körüklü otobüsler ne çabuk götürür onları&#8230;<br />
ve<br />
ondan orospu çocuğudur bütün otobüs durakları&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.exlibrary.com/edebiyat/siirler/otobus-duraklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mavi Ada</title>
		<link>http://www.exlibrary.com/edebiyat/siirler/mavi-ada/</link>
		<comments>http://www.exlibrary.com/edebiyat/siirler/mavi-ada/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Mar 2009 01:19:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Dinç Çoban</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[ada]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[bahar]]></category>
		<category><![CDATA[böcek]]></category>
		<category><![CDATA[büyük]]></category>
		<category><![CDATA[çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[erguvan]]></category>
		<category><![CDATA[fesleğen]]></category>
		<category><![CDATA[kocaman]]></category>
		<category><![CDATA[koku]]></category>
		<category><![CDATA[mavi]]></category>
		<category><![CDATA[mor]]></category>
		<category><![CDATA[ot]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.exlibrary.com/?p=2561</guid>
		<description><![CDATA[Kocaman bir ada olayım istiyorum
şöyle kuzey yamacından iskelesine inilen kocaman bir ada.
Zayıf çelimsiz çocukları balık tutsun
beyzadeleri tek sıra mendil toplasın
kıyıda köşede.
öyle kocaman dediğime bakma
rahat uyunsun
çocuklar oynayabilsin yeter.
öyle bir ada olayım ki bir tek fesleğen kokuları gölgelesin
erguvan morlarını
kimse yırtamasın uçurtmalarımı
kıskanmasın gözlerimi.
Korkak bir ada olayım istiyorum
sen öksürdüğünde canım yansın
sarsılayım
üfleyerek getirelim kışı
hohladığımızda gelsin yaz
sen yine bahar ol.
Yakında bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kocaman bir ada olayım istiyorum<br />
şöyle kuzey yamacından iskelesine inilen kocaman bir ada.<br />
Zayıf çelimsiz çocukları balık tutsun<br />
beyzadeleri tek sıra mendil toplasın<br />
kıyıda köşede.<br />
öyle kocaman dediğime bakma<br />
rahat uyunsun<br />
çocuklar oynayabilsin yeter.<br />
öyle bir ada olayım ki bir tek fesleğen kokuları gölgelesin<br />
erguvan morlarını<br />
kimse yırtamasın uçurtmalarımı<br />
kıskanmasın gözlerimi.</p>
<p>Korkak bir ada olayım istiyorum<br />
sen öksürdüğünde canım yansın<br />
sarsılayım<br />
üfleyerek getirelim kışı<br />
hohladığımızda gelsin yaz<br />
sen yine bahar ol.</p>
<p>Yakında bir ada olayım istiyorum<br />
sırf sen gelesin diye değil ama<br />
çocuklar da gelsin<br />
ateş böcekleriyle tanışıp birlikte yansınlar<br />
barışsınlar ısırgan otlarıyla.</p>
<p>Sonra mavi bir ada olayım istiyorum<br />
işte o zaman bir sen gel yeter<br />
bir de parmaklarındaki çiçek!!!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.exlibrary.com/edebiyat/siirler/mavi-ada/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Toplu Konutlar ve Mezarlar</title>
		<link>http://www.exlibrary.com/edebiyat/denemeler/toplu-konutlar-ve-mezarlar/</link>
		<comments>http://www.exlibrary.com/edebiyat/denemeler/toplu-konutlar-ve-mezarlar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Nov 2008 23:32:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Göksel Bekmezci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[acı]]></category>
		<category><![CDATA[açılmak]]></category>
		<category><![CDATA[Afganistan]]></category>
		<category><![CDATA[Afrika]]></category>
		<category><![CDATA[AIDS]]></category>
		<category><![CDATA[akıl]]></category>
		<category><![CDATA[alışkanlık]]></category>
		<category><![CDATA[almak]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[âşık olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[bahçe]]></category>
		<category><![CDATA[balkon]]></category>
		<category><![CDATA[beğenmek]]></category>
		<category><![CDATA[beklenti]]></category>
		<category><![CDATA[bina]]></category>
		<category><![CDATA[birey]]></category>
		<category><![CDATA[büyümek]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[cinsiyetsizleşme]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[dağıtmak]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[doğru]]></category>
		<category><![CDATA[Dubai]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[emeklemek]]></category>
		<category><![CDATA[fayda]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin]]></category>
		<category><![CDATA[gecikmek]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[gömülmek]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hata]]></category>
		<category><![CDATA[hayaller]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hayatı akışına bırakmak]]></category>
		<category><![CDATA[haz]]></category>
		<category><![CDATA[hırs]]></category>
		<category><![CDATA[ihanet]]></category>
		<category><![CDATA[ikna olmak]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[intikam]]></category>
		<category><![CDATA[Irak]]></category>
		<category><![CDATA[işleyiş]]></category>
		<category><![CDATA[istemek]]></category>
		<category><![CDATA[Kahire]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kampanya]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kapanmak]]></category>
		<category><![CDATA[karmaşa]]></category>
		<category><![CDATA[kaza]]></category>
		<category><![CDATA[kiralamak]]></category>
		<category><![CDATA[kırmak]]></category>
		<category><![CDATA[kıskançlık]]></category>
		<category><![CDATA[kızmak]]></category>
		<category><![CDATA[korku]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[lüks]]></category>
		<category><![CDATA[mezarlar]]></category>
		<category><![CDATA[mimari]]></category>
		<category><![CDATA[mutlu olmak]]></category>
		<category><![CDATA[nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[oda]]></category>
		<category><![CDATA[ödemek]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenmek]]></category>
		<category><![CDATA[olgunluk]]></category>
		<category><![CDATA[ölmek]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[ömür]]></category>
		<category><![CDATA[oynamak]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[özür]]></category>
		<category><![CDATA[para]]></category>
		<category><![CDATA[radyasyon]]></category>
		<category><![CDATA[randevu]]></category>
		<category><![CDATA[sahip olmak]]></category>
		<category><![CDATA[saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[şaşırmak]]></category>
		<category><![CDATA[satış]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[savaşım]]></category>
		<category><![CDATA[sel]]></category>
		<category><![CDATA[sevinmek]]></category>
		<category><![CDATA[sevişmek]]></category>
		<category><![CDATA[sevmek]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>
		<category><![CDATA[sır]]></category>
		<category><![CDATA[takip etmek]]></category>
		<category><![CDATA[tanrı]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[teşhis]]></category>
		<category><![CDATA[toplamak]]></category>
		<category><![CDATA[toplanmak]]></category>
		<category><![CDATA[toplu konutlar]]></category>
		<category><![CDATA[toplu mezarlar]]></category>
		<category><![CDATA[toplu ölümler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[umutsuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[utanmak]]></category>
		<category><![CDATA[uydu]]></category>
		<category><![CDATA[uymak]]></category>
		<category><![CDATA[vadetmek]]></category>
		<category><![CDATA[vurmak]]></category>
		<category><![CDATA[vurulmak]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı dil]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam alanları]]></category>
		<category><![CDATA[yerleşim yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[yürümek]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zekâ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.exlibrary.com/?p=1823</guid>
		<description><![CDATA[
Mutlu bir hayatın olması gerektiğine bizim ikna oluşumuz neden ve nasıl oldu! Kim bizlere iyi bir hayatı vadetti! Kutsal bulunan kitaplarda Tanrı’nın ağzından dahi “Ben özgürüm” cümlesine rastlamamışken, sınırlı hayallerle özgürlük düşüncesi nasıl oldu da bir hayatın çok daha ötesine çıkabildi. Her şeyin pahalı olduğu bir zamanda mutlu olmak bu denli lüks olmuş, neyi seçmemiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.exlibrary.com/wp-content/uploads/2008/11/ex_toplu_konutlar_11.jpg"><img src="http://www.exlibrary.com/wp-content/uploads/2008/11/ex_toplu_konutlar_11.jpg" alt="" title="Toplu Konutlar ve Mezarlar" width="500" height="305" class="aligncenter size-full wp-image-1828" /></a></p>
<p>Mutlu bir hayatın olması gerektiğine bizim ikna oluşumuz neden ve nasıl oldu! Kim bizlere iyi bir hayatı vadetti! Kutsal bulunan kitaplarda Tanrı’nın ağzından dahi “Ben özgürüm” cümlesine rastlamamışken, sınırlı hayallerle özgürlük düşüncesi nasıl oldu da bir hayatın çok daha ötesine çıkabildi. <span id="more-1823"></span>Her şeyin pahalı olduğu bir zamanda mutlu olmak bu denli lüks olmuş, neyi seçmemiz gerekliliğine başkalarınca karar verilmişken, kendimiz olabilmemiz için defalarca başkalaşmadan, gerçekten özgür ve mutlu olunabilir mi!</p>
<p>Yürümeye emekleyerek başlıyoruz; büyüdüğümüzde ise yürümemek için emekli oluyoruz. Seviyoruz vuruyoruz, seviniyoruz vuruyoruz, istiyoruz vuruyoruz, kızıyoruz vuruyoruz, alıyoruz vuruyoruz; hep vuruyor, yaşamda vurulmayacak (!) tek bir alan bırakmıyoruz.</p>
<p>Sahip olduğunuz ya da kiraladığınız eve mi, yoksa bulunduğunuz semte mi para ödüyor veya onları alıyorsunuz? Merkezî bir yerde olmak sizi neden bu kadar ilgilendiriyor ve neden hâlâ insandan uzak yaşam alanlarında aklınız? İnsandan uzak yerleşim yerlerini tercih ederken neden iletişim araçlarının son modellerini tercih ediyorsunuz?</p>
<p>İyi şeyler yapabilmek için yabancı dil öğrenmeye başlıyorlar ve “Derdimi anlatabilecek kadar konuşabiliyorum” diyorlar.. <em><strong>“Bir yabancı dili iyi bildiğimizi söyleyebilirken, Türkçe’yi iyi bildiğimizi iddia edemiyoruz”</strong></em> <em>(1)</em>. Öz dilimizde bir derdi ifade edemeyip içe kapanırken başka bir dilde gerçekten dışa açılabiliyor muyuz?</p>
<p><a href="http://www.exlibrary.com/wp-content/uploads/2008/11/ex_toplu_konutlar_21.jpg"><img src="http://www.exlibrary.com/wp-content/uploads/2008/11/ex_toplu_konutlar_21.jpg" alt="" title="Toplu Konutlar ve Mezarlar" width="381" height="264" class="alignleft size-full wp-image-1829" /></a> 25-30 yıl önce depresyon sözcüğü bu kadar duyulmamışken nasıl oluyor da bugün birçok kişi depresyonda olduğunu rahatlıkla söyleyebiliyor. Doktora görünmekten uzak durup kendi içine gömülen hastayı görenlerin, dinleyenlerin bu durumu rahat karşılaması sizlerde bir rahatsızlık yaratmıyor mu gerçekten! Kanser, AIDS ya da başka bir ölümcül durumla karşılaşıldığında büyük tepkiler verilirken, depresyonda olan birini düşünmekten dahi uzak kalınabiliyor. Oysa <em><strong>“Radyasyondan çok birbirlerinin kalplerini kırmaktan ölüyor insanlar.” </strong></em> <em>(2) </em> Ve insanlar, böylesi ölümcül bir hastalığın teşhisini kendilerine koyabiliyorlar.</p>
<p><em>Hayatı akışına bırakmak </em>ne demek!? Gerçekten de buna hakim olduğumuzu söyleyebilir miyiz?! Bizler kimiz ve dünyanın ekonomik işleyişiyle hırs ve intikam kültürünün her geçen gün biraz daha büyüdüğü bir yerde kim olmaya çalışıyoruz! Hayatlarımızı beğenmediğimiz gibi, ölümleri de beğenmiyor, hiçbir ölüme ikna olmuyor, kabul etmiyoruz.</p>
<p><strong>Geleceği mi bekliyorsunuz yoksa gelecekten bir beklentiyi mi? </strong></p>
<p><em>“Yaşamınızı düşünün!<br />
Nedir yaşadığınız? Uzatmak istediğiniz yaşamınıza gerçekten bakın!<br />
Nedir yaşamınız?<br />
Sürekli bir savaşım, sürekli bir karmaşa, hazzın ara sıra parlayışı, sıkıntı, korku, acı, umutsuzluk, kıskançlık, hırs &#8211; hastalıklarıyla, küçüklüğüyle budur gerçekten de yaşamınız.<br />
Ve siz bu yaşamı ölümden sonraya uzatmak istiyorsunuz! (3)</em></p>
<p><a href="http://www.exlibrary.com/wp-content/uploads/2008/11/ex_toplu_konutlar_31.jpg"><img src="http://www.exlibrary.com/wp-content/uploads/2008/11/ex_toplu_konutlar_3-268x480.jpg" alt="" title="Toplu Konutlar ve Mezarlıklar" width="268" height="480" class="alignleft size-medium wp-image-1830" /></a> Oturdukları binaların balkonlarını odaya çeviriyorlar. Çevreden <em>ne kadar iyi bir şey yaptıklarına</em> dair onay bekliyorlar… Dışarı açılmaktansa içeri toplanıyor, kapanıyor insanlar. Çocuklardan olgunluk bekliyorlar. Kırmamasını, dağıtmamasını, toplamasını, geçim sıkıntılarını anlamalarını istiyorlar. Zamanlarına uymayacak bir gelişimi beklemek elbette randevu özürlü kılacaktır çocukları. Ne kadar zeki, ne kadar akıllı da bulsak bazı kişileri; buluşacağınız bir vakit, çok az insan söz verdiği saatte ve yerde olur. Gecikme için sizi aramaz, siz aradığınızda ya ulaşamazsınız ya da bilmeniz gereken bir mazereti geç öğrenmenin sıkıntısını yaşarsınız. Hiçbir teknolojik gelişim, iletişimlerine fayda sağlamaz bu insanların.  Beklentiler içinde geçirdikleri Zaman, elbette bir gün kendileriyle olan randevularında ömürlerini zorlayacaktır. Biraz da bu sebeple <em>“Her ölüm erken ölüm” (4) </em>olacaktır alışkanlıklarına.</p>
<p>Toplu konutlar…<br />
Satışlardaki kampanyalar…<br />
Her geçen gün artan yaşam alanları&#8230; Göz alıcı ayrıntılar&#8230; Sizler evlerinizdeyken, bahçenizde oynayan çocuğunuzu –güvenlik adı altında– ekrandan izleyip; kimlerle hangi tür oyunları oynadığını, kiminle ilgilendiğini, kime âşık olduğunu, sizlerden utandığı için saklamak istediği şeyleri tüm açıklığıyla takip etme olanakları da sunuluyor.</p>
<p><strong>Bugün son demlerini yaşayan “Sır” sözcüğü, yarın, – güvenlik adı altında – sözlüklerden de kalkabilir.</strong></p>
<p>Bunlar toplu yaşamak için yapılan birer kolaylık. Fakat tüm ölümler de neredeyse toplu artık… Ve -güvenlik adı altında– uydudan izlenebiliyorlar. Deprem, sel, savaş, kazalar, saldırılar, ihanetler… Toplu konutlar arttıkça toplu mezarlar da artıyor&#8230; Topluluklar arttıkça güvensizlikler de, silahlanmalar da artıyor. Ki hemen her şeyin reklamla satıldığı bir dönemde, silahların görsel yayınlarca reklamı yapılmadan böylesi yüksek satışları da yadsınacak gibi değil. Toplu konutların şehir merkezlerine bağlantıları arttırıldıkça, mezarlıklar da yaşam merkezlerinden olabildiğince uzağa alınıyor artık. Bireysel ölümler oldukça azaldı. Ölüme sebebiyet veren şeyler ve ölümün bir cinsiyeti yok. Hiç ölünmemiş bir ölüm biçimiyle kaç kez karşılaştınız? Sizi şaşırtan, bir ölümün biçimi mi, yoksa biçime yön veren hikâyesi mi oldu? Ölmelerimizdeki bu ezber ve cinsiyetsizleşme, her geçen gün biraz daha artacak.</p>
<p><a href="http://www.exlibrary.com/wp-content/uploads/2008/11/ex_4_kevin_cappis1.jpg"><img src="http://www.exlibrary.com/wp-content/uploads/2008/11/ex_4_kevin_cappis1.jpg" alt="" title="Toplu Konutlar ve Mezarlıklar" width="500" height="240" class="aligncenter size-full wp-image-1831" /></a></p>
<p>Önümüzdeki yılların nüfus ortalamaları verilirken neden yeni doğumlar aklımıza geliyor. Ve ortalama bir ömür neye göre değerlendiriliyor. Bugün Amerika’da, Avrupa’da  yaşayanlarla, Afrika’da, Irak, Afganistan ya da Filistin’de yaşayanların ortalama ömürleri neye göre değerlendiriliyor. <strong><em>“Geleceğin şehirleri Dubai’deki mimari harikaların değil, Kahire mezarlıklarında.” </em></strong> <em>(5)</p>
<p></em>Yaşamlarımızın oluşmasına sebep sevişmelerde nasıl bir pozisyonun ürünü olduğumuzu kestirmek hiç de zor değil… Ölmelerimiz de, doğumlarımızdan bağımsız kalmıyor. Hep birbirinin aynı.</p>
<p>Doğrularımız;<br />
hatalarımızın <em>hata</em> oluşuna ya da<br />
doğru bildiklerimizin <em>doğru</em> olduğuna dair bizi ikna etmeli,<br />
diye düşünüyorum…</p>
<p>Bilmiyorum bu nedenli doğru..</p>
<p><strong>Göksel Bekmezci</strong></p>
<p><em>(1) Sabiha Özdemir (2) Saul Bellow (3) J. Krishnamurti (4) Cemal Süreya (5) Gündüz Vassaf</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.exlibrary.com/edebiyat/denemeler/toplu-konutlar-ve-mezarlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
