Exlibrary

Çokça sanat, evvela edebiyat ve illa ki felsefe…

"çocuk" Etiketli Girdiler

Üç Mektup

Göksel Bekmezci • 24 Eylül 2009, Perşembe • Kategori: Deneme

Türkiye’de yaklaşık 90,000 cami var. 3,850’nin üzerinde Kuran kursu…
141 Üniversite, 1,220 Hastane…
60 bin kişiye 1 hastane, 350 kişiye 1 cami düşüyor.
Her yıl yaklaşık 400 bin kişi kalp krizinden ölüyor.

Deli

Dinç Çoban • 01 Eylül 2009, Salı • Kategori: Şiir

Sen gittin,
çocukların hepsi öldüler
yandılar, kenarında bir karakolun.
Sen gittin,
yollara düştüm,
çok gittim
kimseye küsmedim
sonra
başımı kaldırdım
deliler gördüm saçını taramış
hepsini öptüm.
Sen gittin,
bittim
söylenmedim
bilinmedim
hep gizli kaldım çocukların bilmecesinde.
Sen gittin,
bir deli öldü penceresinde hareketin.

Sicim

Emine Sevde Yazıcı • 21 Ağustos 2009, Cuma • Kategori: Öykü

Ressam arkadaşım Adnan Dönmez’e…

Gözlerini kısmıştı. Mümkün olsa daha da kısmak istiyordu. Belki de sımsıkı kapatmak. Böylece kapalı perdelerden sızan incecik ışık huzmesi gözlerine ulaşamazdı. Yattığı yerde döndü. Bir kez daha, bir kez daha… Her seferinde aynı tarafa döndüğü hissine kapıldı.

Kimse O Kadar Şanslı Değildir

Sertaç Atalay • 04 Nisan 2009, Cumartesi • Kategori: Öykü

“Evde yalnız başına sıkılırken, çalan kapının deliğinden bakıp Liv Taylor’u görürsen, kesinlikle açma kapıyı. Kimse o kadar şanslı değildir.”
J. J. Ryso
Dört buçuk aydır çalmayan telefonum, sabahın onunda çaldı. Boş şişeler, en sevdiğim kazağım, birkaç kitap arasında buldum onu. Bir arkadaşım, taşınıyormuş, evlenecekmiş. Ne mutluluk!

Bir Sineğin Kanatlarında Uçuşuyordu Hayat…

M. Zeki Giritli • 10 Aralık 2008, Çarşamba • Kategori: İnceleme

Kaybedilmiş masumiyetlerin kazdığı medeniyetsizlik çukurunda debelenerek geçiriyoruz aslında hep, içine ancak bir elin parmakları kadar duygu sığdırabildiğimiz ömürlerimizi. Bundan değil mi ki hep bir geriye dönüş, yeniden çocuk olma isteği?

Çocukluğum

Mehmet Sözer • 29 Eylül 2008, Pazartesi • Kategori: Şiir

Yağmurda koşturmaktan
Ayakkabım su dolmuş
Soba önünde yanık
Bir koku çocukluğum
Sevmek nedir bilmeden
Seven gözlerim olmuş
Taş duvar üstlerinde
Laflayan çocukluğum
Yasak olan çekici
Çekici yasak konmuş
Müdür odalarında
Aklanan çocukluğum
Bir top peşinde hayat
Kavga, dövüş ve dayak
Bir dua bin nasihat
Dinleyen çocukluğum
Yarım öğle uykusu
Büyük olma tutkusu
Omzunda atkısı
Titreyen çocukluğum
Ne keyifti yaşamak
Elma çalıp kuş vurmak
Çimenlere uzanıp
Uyuyan çocukluğum
Şimdi burnumda tüten
O ilk aşkın izleri
Bir bakışta dizleri
Titreten çocukluğum
Elim eline değse
Kapanırdı gözleri
Gülüşüne [...]

Sanat – Sanatçı

Exlibrary • 29 Eylül 2008, Pazartesi • Kategori: Deyişler

Sanatın amacı nesnelerin dış görünüşünü değil, taşıdığı anlamı yansıtmaktır.
Aristoteles
Sanat doğanın içindedir; sanatçı onu oradan çıkarabilendir.
Albrecht Dürer
Gerçek sanat, yaratıcı sanatçının gem vurulamayan tutkusundan anlaşılır.
Albert Einstein
Sanat hakikatten daha değerlidir.
F. Nietzsche
Tüm çocuklar sanatçıdır. Asıl sorun, büyüdüklerinde nasıl sanatçı olarak kalabilecekleridir.
Pablo Picasso
Bir sanat ürünü gerçekleşip de gün yüzüne çıkmışsa, dünyada bir şeyler değişmiştir.
Prof. Dr. Neriman Samurçay

Bilmek – Öğrenmek- Öğretmek

Exlibrary • 29 Eylül 2008, Pazartesi • Kategori: Deyişler

Evlatlarınızı devriniz için değil, onların devirleri için yetiştiriniz.
Hz. Ali
Biliyorsun, neden öğretmiyorsun?
Sümer Deyişi
İnsan gençliğinde öğrenir, yaşlılığında anlar.
Eschenbach
Ben bir öğretmen değil, bir uyandırıcıyım.
Robert Frost
Çocuğuna küçük şeylerden zevk almasını öğreten, ona büyük bir servet bırakmış olur.
Etienne Gilson
Öğretmek, iki kere öğrenmek demektir.
Joseph Jaubert
Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız.
Konfüçyüs
Düşünmeden öğrenmek faydasız, öğrenmeden düşünmek [...]

Beri

Ali Riza Esin • 27 Eylül 2008, Cumartesi • Kategori: Şiir

asıl adı berden
kim koymuş niye koymuş bilmez
çocuk daha zaten sormaz
arkadaşları ona beri der
anasını çok sever
beri arada bir görür anasını
babasını bilmez
çiçek koklamayı bilir
bulut saymayı da
yastığa sarılmayı bilir
dizlerini göğsüne çekip
yorgana sarınmayı da
beri karanlıktan korkmayı bilir
karanlığı sevmez
siyahtır sesinin rengi
konuşmaya gelmez
berinin kolları boşluğu bilir
ayakları üşümeyi
kulakları çekilmeyi bilir
beli eğilmeyi
kanı sızmayı bilir berinin
dudakları büzülmeyi
yatağı da bilir ıslanmayı
yanakları da
berinin anası kokar bazen [...]

Hayatlar, Kayıtlar, Sözler…

Göksel Bekmezci • 15 Eylül 2008, Pazartesi • Kategori: Deneme

“Vatan senden hayat umar,/ Sen yaşarsan o canlanır;/
Vatan için ölmek de var,/ Fakat borcun yaşamaktır…”(1)
Piyasada “asker desenli” çocuk bezlerinin satışlarını gördüğümde, gelecek haber bültenlerini, verilen şehit haberlerinde ekran

Havadan Sudan

Ali Riza Esin • 29 Ağustos 2008, Cuma • Kategori: Şiir

iki bin sekiz ağustosunda antalyada
hava sıcak hava ıslak
hava yerle bir hava senle bir
denizdeki balıklar kadar sırılsıklam
şu çocuk kimin çocuğu
üstünde yok başında yok bir kız
kimi kimsesi yok kadar yalnız
yüzü kirli saçları açık renkli
bakışları kısa
arşınlıyor kaldırımları usulca
çömeliyor sonra bir fidanı çeviren taşa
gözlerini havaya dikip geçeni seyrediyor
biraz dinlenip sonra kalkacak
meydan okuyor gibi sanki ya da merak ediyor
akşama neyle [...]

Uyan Çocuk!

Mehmet Sözer • 04 Haziran 2008, Çarşamba • Kategori: Şiir

Çocuk uyandı
Kaldırdı kafasını
Döndü etrafına baktı
Bıraktı gelecek için kaygılanmayı
Erişilmez sandığı duvarlardan atlayıp
Komşu dünyanın yasak bahçesine daldı
Ne başarı kaygısı
Ne para kazanma hırsı
Yarın ölecek gibi hayata tutundu çocuk
Terli avucunda bir sinek vardı
Döndü, babasına baktı
Bir şey yok dedi elimde
Yumruğunu sakladı
Çocuk uyandı
Kaldırdı kafasını
Döndü etrafına baktı
Ne elinde sinek
Ne yanında babası vardı
Uğruna yaşlandığı gelecek
Buz gibi bomboş bir duvardı

Günlükler 1

Barış Kahraman • 22 Nisan 2008, Salı • Kategori: Öykü

“Biliyorsun, kaybetmesi gereken biri vardı ve o da sen oldun.”
Ergenlik dönemimde –sanırım on yedi yaşlarındayken– bir öğle vakti uykuyla uyanıklık arasında yatağımdayken babam başucumda böyle demiş gibi gelmişti bana.