Exlibrary

Çokça sanat, evvela edebiyat ve illa ki felsefe…

"ateş" Etiketli Girdiler

Akşam Akşam

Ali Riza Esin • 18 Haziran 2009, Perşembe • Kategori: Şiir

sahile vurmuş
dalgaların göz yaşartıcı sesleri
akşamları daha çok seviyor
kumlara değmeyi sular
peşine düşüyorum bir yelkenlinin
ufku çiziyoruz yeniden
selamlıyorum uzakları peşi sıra
bir martı gökyüzünü okşuyor
başka bir kuş daha var
konuyor yanıbaşıma
konuşuyoruz havadan sudan
yalı çapkınıymış yedi sülaleden
öncesini bilmezmiş
soruyorum
kuşlar uçtukları için mi özgür
yan yan bakıyor bir yandan
bir yandan konuşuyor
o sadece uçarmış
bir de dalar çıkarmış
gerisini bilmezmiş
peki diyorum söylesene
mutsuz kuş nasıl öter
yan yan susuyor
dalıyoruz [...]

Pandora’nın Kukusu

Göksel Bekmezci • 04 Nisan 2009, Cumartesi • Kategori: Şiir

Gonca Vuslateri için…                                 &
 
bir müddet kaç dakikadır, ne kadar sürer..
iyi tecrübeler, kötü olaylar mı taşır içinde..
insan neden ağlar.. göz yaşı nereye kurur…
sözyaşartıcı bomba var mıdır.. varsa nereye atılır ya da
ihanetler söz vermekle mi başlar ve nerede biter..
kağıt tenim, mürekkep kanınsa içime bastırdığın,
ardımıza serptiğimiz millitakımyıldızlarıyla yolunu bulmaya çalışan
birbirinin uydusu iki gezegen gibi kendi eksenimizde dönüyoruz demektir
tek odalı [...]

(ya da kara basanlardan ad alansın…)

Genco Demirer • 24 Haziran 2008, Salı • Kategori: Şiir

madem ki
geçmişi ağıtlı
ve masum
ve çocuksu
umutsun…
madem ki
canlanmaya doğmuş
ve gözleri zehirli
ve öfkesi büyüyen
rüyasın…
madem ki
emniyetsiz bir gelecek
ve sıradan bir geçmiş
ve ezilmiş
sıcaktan kaçan bir karsın…
(ya da kara basanlardan ad alansın…)
ve madem ki
yüreğimde yanan
üç rengi gözlerimde ışıldayan
insansı tek duruşumun
ateşisin…
neden ki
bu kadar içimde
ve bu kadar uzaksın…

Masal – Sezen Aksu, Meral Okay

Exlibrary • 25 Mayıs 2008, Pazar • Kategori: Ustalardan Seçkiler

Geceye açar akşam sefaları,
Ölüme benzer güne vedaları.
Deli dolu bir macera, bir şölen; bir düğün,
Kadere kısmet narin hayatları.
Işığa uçar bütün pervaneler,
Ateşe giderken ne şahaneler;
Dönerek acıyla aşkla şu alemi,
Yana yana rakseder divaneler.
Sora sora; az gidip, uz gidip kafdağına,
Gizini arar saadetin dünyalılar.
Günaha yakın dururken bir yanları,
Ne kadar hazin; hüzünlü; sevdalılar.
Bir varmış; bir yokmuş dünya masalmış,
Her yolcudan bu handa [...]

İnsana Mahsus Yaratıcılık

Ali Riza Esin • 27 Mart 2008, Perşembe • Kategori: Deneme

Yaratıcılık, ‘yeti anlamında meleke’ yoksunluğu meselesi değildir. Yaratıcı olup olmamak; çalışıp çalışmamak, öğrenip öğrenmemek, düşünüp düşünmemek, çabalayıp çabalamamak kadar basit ikilemlerin içinden zor olanlarını seçmeye, sürdürmeye bakar ki ‘tekrar edilerek kazanılan alışkanlık anlamında meleke’ haline geldiğinde zorla kolay yer değiştirecektir zaten.
John Updike’ın sözüyle, “Yapan doğrusunu veya daha iyisini yapma kaygısı duyduğunda her etkinlik yaratıcı hale [...]