Üç yanlış bir doğruyu götürür mü?
29 Ekim 2006 - 21:56
Uyak konulu bir yazımıza gelen yorumlardan birini aynen buraya aktarıyorum.
“ya nie bunu bir örnekle yapmıosunuz mesela istiklal marşımızda uyakları ve redifleri arasanız bilindik nir şey olması bizim içind daha ii olur”
Yukarıdaki yorumun anlamıyla ilgili değerlendirmeyi yazının sonuna saklayarak bu örneği vermemize yol açan asıl hadiseye değinmek istiyorum.
Televizyonlarımızda, gazetelerimizde, dergilerimizde sosyal bir olgu, yeni bir kültür olarak gösterilen “Chat Gençliği” gerçeğine göre artık yazılardaki kelimeler böyle kısaltılıyormuş. “muş” eki burada hadiseyi bilmediğimizden değil karşı olduğumuzdan kullanıldı. Peki niye?
Bakınız, daktilonun ülkemize girdiği yıllarda alfabemize daha uygun diye birilerinin kafa kafaya vererek belirlediği “F” klavye dizilimini (geliştiren üstadımıza haksızlık etmeyelim, ismini vermememizi bu konudaki cahilliğimize bağışlasın), ithalatçılarımızın ve bunları yönlendirmesi beklenen otoritelerin bilinçsiz ihmali sonucunda “Q” klavyelere teslim ettiğimizi duymayan kalmadı.
Bilmemenin değil öğrenmemenin ayıp olduğu sözüne katılmayanlardansanız yazımızın bundan sonraki bölümünü de okumanıza gerek yok diyerek devam edelim. Bunun mantığını ise “Kesinlikle öğüt vermeyin. Akıllı insanların öğüde ihtiyacı yoktur; Aptallar ise sizi dinlemez” sözü ile açıklayabiliriz. Tabii bu söze yazının gelişi burada yer verdik. Yoksa amacımız zaten öğüt vermek değil, bir tespitte bulunmak.
Bir kelimenin herhangi bir ortamda doğru veya yanlış kullanılmasının eğer mesaj her iki şekilde de anlaşılacaksa ne zararı var diyenlerden olabilirsiniz. Şu zararı var:
Doğruyu mu savunacağız yanlışı mı?
Eğer iş yanlış bir şekilde de halledilebiliyorsa o şekilde de yapılabilir diyenlere yukarıda da söyledik zaten bir sözümüz yok. Onlar farkında olarak veya olmadan Makyevalist hayatlarını sürdürmeye ve kendilerinden başka kimsenin hayatına önem vermemeye devam etsinler.
Eğer doğruyu savunacaksak “iyi” yazmak yerine “ii” yazmaya ne yorum getireceğiz?
Biz medyamızın pompaladığı “yeni bir kültürel olgu” dejenerasyonuna karşı çıkıyor ve nedenine şöyle bir açıklama getiriyoruz.
Kelimelerin harflerini eksilterek yazanlar bunu güzel Türkçe’mizi katletmek ve benim gibi düşünenlere muhalefet etmek adına yapmıyorlar. Sadece daha hızlı yazabilmek ve genel Trend’e ayak uydurabilmek için kelimeleri böyle kullanıyorlar.
İnsanlarımızdan bazıları maalesef olgular karşısında durup düşünmek ve kendi tavrını ortaya koyabilmekten çok uzak. Taklit etmek, takip etmek daha kolay.
Peki daha hızlı yazmaya çalışacaklarına neden bu kolaycılığa kaçıyorlar?
İşte bunu yazımızın en başındaki alıntı yorumun anlamına baktığımızda görebiliyoruz.
Verilen bilgiyi kullanarak mantık süzgecinden geçirip bir sonuca ulaşmak için kafamızı (kimi zaman parmaklarımızı) çalıştırmamız gerekiyor ama biz bunu sevmiyoruz. Peki neden acaba? Böyle alıştırılıyoruz çünkü. Güdülenmelerimiz böyle emrediyor.
Üç yanlış, bir doğru hadisesi geride kaldı. Günümüzde tek yanlış bile bırakın üçü kimbilir kaç doğrumuzu götürüyor.
Exlibrary.com’u yenilerken gelen yorumlardaki Türkçe ve noktalama hatalarını düzeltmeye çalışıyorduk. Artık yapmıyoruz. Bırakın “iyi”ye “ii” demeyi, nokta işaretini bile kullanmayanları görelim ve örnek değil ama ibret alalım diye (die diye mi yazsaydık ne?).
Yahu nokta bu nokta! İşaret parmağıyla veya hangi parmak kullanılıyorsa o parmakla “Q” klavyelerimizin zavallı tuşlarından birinin tepesine vurulacak hafif bir darbe!
Eyvah! İster misiniz bir de “darbe yanlısı” yakıştırmasına maruz kalalım? Yok, daha neler…
Diğer Ali Rıza Esin Yazıları
- Keşkem
- Bir gerçek ki aslında...
- Demem o ki
- An be An
- Şiiriş
- Her Şey Sende Gizli
- Beğendili Yazı
- Erken
- Sessiz Kalma Hakkı
- Sahibine Ait
- Geçiniz
- Günüm, Işığım









harika çok doğru ben de arkadaşlarıma aynısını kaç kere anlattım.Evet belkide ben de çok iyi kullanamıyorum ama dikkat ediyorum.Çünkü; güzelim Türkçe’miz yozlaşma içinde.Örn;g yerine q ya da k yerine q yazıyorlar yani q yazınca boyları uzuyor sanki!Yazı için teşekkürler