Artistler Borsası
12 Kasım 2006 - 16:43
İstanbul’da para borsası, zahire borsası, hayvan borsasından başka büyük ve gayet meraklı bir borsa daha vardır:
Tiyatro aktörleri, tiyatro artistleri borsası…
Camında ‘Merkez Artistler Kahvehanesi’ yazılı kahveden içeri girince büyük bir pazarlığa şahit oldum:
- Zorla değil ya… 25 kuruş var… Otello oynayacaksın.
- Etme yahu… 25 kuruşa Otello?.. Gel şunu 40 yap…
- Haydi canım… Ben 30′u verdikten sonra ‘kralı’ oynatırım kralı. 25 kuruşa ‘kralı’ buluyorum.
- 25 kuruşa ben ‘kralı’ oynayayım. Oynayayım ama Otello bu… İnsaf artık, 25 kuruşa oynanır mı?
- Ne olacak canım… Suratını karaya boyayıp çıkacaksın… Bir kadını yalancıktan kıskanacaksın… Perde inince 25 kuruş cuup cebe…”
15 Mayıs 1935
Hikmet Feridun
Yedigün Dergisi
Yukarıdaki yazı, ülkemizde sanatçıya verilen değeri yansıtan ve 1935 yılından bu yana bazı şeylerin değişmediğini gösteren bir ibret belgesidir. Konunun hangi tarafında bulunduğunuz önemli değil ancak bir ülkenin gelişmişlik seviyesini belirleyen “Kültür ve Sanat” kavramına nasıl baktığınız, hangi katkıyı yaptığınız, özeleştirisinde bulunabilmek için -diğer taraf açısından düşünelim- ve korsan müzik - korsan kitap hadisesine bir de onların açısından bakalım.
Hani son zamanlarda çokça kullanılan ‘Empati’ kavramı var ya… İşte ondan bahsediyorum.
Bir sanatçıyla yaptığınız alışverişin manavdan domates almayla bir farkı olmalı. Kimsenin kendisini domates yerine koymasını istemeyiz çünkü.
Müzik, grafik ve resim sanatçılarının, yazarların ve yukarıdaki yazıda geçen tiyatro, sinema (şimdilerde ‘dizi’) çalışanları ile burada adını saymadığım diğer sanatçıların emeklerine ve düşünürken, yaratırken, üretirken, icra ederken harcadıkları zamana paha biçilemeyeceğini hepimiz biliyoruz.
Ama bir bedel biçmek gerektiğinde lütfen yukarıdaki yazıyı hatırlayın ve başka şeylere harcadığınız paraları, başka şeylere sahip olmak için ödediğiniz bedelleri göz önünde bulundurun.
Çünkü onlar da insan ve en azından sizin sahip olduğunuz yaşam seviyesine layıklar. Yetenek, her insana mahsus değildir ama sahip olunamayan yeteneğin bedeli, sahip olana gösterilecek saygıdan daha pahalı değildir.
Diğer Ali Rıza Esin Yazıları
- Erken
- Sessiz Kalma Hakkı
- Sahibine Ait
- Geçiniz
- Günüm, Işığım
- Batılı Gözleri Doğuya Çevirten Sanatçı: Halil Cibran
- Hatırlamanın Estetiği: Kitap Ayraçları
- İnsana Mahsus Yaratıcılık
- İç İçelik
- Senlik Benlik
- Kuvayi Milliye Destanı - Nazım Hikmet
- Siyah Beyaz

Dünyanın en büyük 3 destanından biri olan Kuvayi Milliye Destanı, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Tiyatro topluluğu tarafından 28 Mart Cuma gecesi İzmir'de ilk sahneleme denemesini yapmıştı. 70 kişiden oluşan kadrosuyla, canlı müziğiyle ve içerisinde milli mücadele günlerine ait danslarıyla Kuvayı Milliye Destanı oyunu, 16 Mayıs 2008 tarihinde Gaziantep Üniversitesi'nde sahnelenecektir.







