Exlibrary

E-Kitap, Edebiyat, Kültür, Sanat, Felsefe ve güncel konular içeren yazılar. E-Kitap konusunda Türkiye’nin ilk ve en geniş kaynağı.
 
Exlibrary, E-Kitap yayıncılığı yapan, E-Kitap teknolojileri hakkında bilgi sunan ve Edebiyat, Kültür, Sanat, Felsefe içerikli günlük yazılar yayınlayan anonim bir web sitesidir. Ücretsiz yayınlanan kitaplarımızı ve yazarlarımızın deneme, şiir, öykü, mizah başlıklı edebî eserlerini, kitap, resim, sinema, tiyatro ve diğer kültürel konulardaki yazıları okuyabilir, bunlar hakkındaki görüşlerinizle katkı sağlayabilirsiniz. Kitaplarını ve yazılarını İnternet'te yayınlamak isteyen herkese açık olan bu paylaşım ortamı, sizlerin katkısıyla gelişmeye devam ediyor.

Cumhuriyet

Ali Rıza Esin  Ali Rıza Esin
29 Ekim 2006 - 15:28

Artık benimsendiği ve kanıksandığını zannettiğimiz Cumhuriyet rejiminin faziletlerini burada yeniden saymak istemiyorum. Bunun yerine yaşadığımız zamanı hep birlikte dondurmaya ve resme bir bakmaya ne dersiniz?

Karenin içinde yer alan olumlu ve olumsuz birçok detayın haricinde bugün için öne çıkan bazı figürler şöyle:

  • Geçmişimizle gurur duymamızı sağlayan, tarihimizin altın sayfalarını yansıtan bir dönemi temsil eden, ancak artık tarihe mal olmuş Osmanlılığımızı yeniden canlandırmaya yönelik pompalamaların olduğunu,
  • Medeniyet seviyemizin çağdaş uygarlık seviyesine çıkarılması hedefinin, sosyal, kültürel, endüstriyel ve hayatımızı saran her alanda; oluşturarak, geliştirerek, üreterek, çoğaltarak değil de mevcut modellerin önermelerini kabul ve taklit ederek sulandırılmaya çalışıldığını,
  • Kültürel ve teolojik değerlerimizin aslında bize yabancı ve bizden daha yobaz bazı toplumların değerleriyle yer değiştirilmesine -hadi daha da somutlaştıralım- eskiden yer altında yürütülen misyonerlik faaliyetlerinin gün ışığına çıkarılması, cesaretlendirilmesi ve desteklenmesine başlandığını,
  • Azınlık haklarının çoğunluk çıkarlarıyla çatıştığı durumlarda toplum genelinin aleyhine uygulama ve yönlendirmelerde bulunulduğunu,
  • Toplumu aydınlatmak gücünü ve görevini elinde bulunduranların, kimi siyasî kimi ise maddî çıkarlarını yeğleyerek insanları doğru ve çağdaş olana yöneltmeye çalışmak yerine, insanların istediklerini zannettikleri değerleri onlara sunma kolaycılığına kaçarak sosyal ve kültürel çöküşümüze çanak tutulduğunu,
  • Sözün özü, Atatürk’ün çeşitli vesilelerle dile getirdiği ama “Gençliğe Hitabe”sindeki mükemmel özetle vücut bulan söylemleri doğrulamaktan kaçınmamakla fütursuzca övünen bir halde bulunulduğunu…

görmemiz mümkün olmaktadır.

Bizden önce kurulan tüm demokrasi modellerindeki Cumhuriyet rejimi, halkların talebiyle getirilmişti. İnsanlarımız yüzyıllardır “tebaa”, “kul”, “köle”, “koyun” kimlikleriyle yönetilmişken “halk” ve “vatandaş” kimliğini edinmeye, çağdaş insan kimliğine sahip çıkmaya çağıran “tepeden inme” ilk Cumhuriyet bizimkiydi.

Cumhuriyet’imizin kuruluşunu takip eden yıllarda ve bugün demokrasi havarisi geçinen bazı kimselerin demagoji heveslerine kurban etmeye çalıştıkları tek parti dönemlerinde gerçekleştirilen devrimlerimiz bu heves ve hedeflerle gerçekleştirilmişti. Halkımızın ezici çoğunluğunda Demokrasi ve Cumhuriyet talebinde bulunabilecek bir bilinç yoktu; üzülerek söylüyorum, ben halen de olduğunu sanmıyorum.

Ancak, bir kılıç darbesiyle çözülen Gordion düğümüne benzediği gafletinde bulunanların göremedikleri, bu ülkenin temelini oluşturan öyle bir değerler yumağı var ki; yıllardır herkesin hevesini kursağında, bizleri de istim üstünde tutar ve kaçınılmaz olarak bu coğrafyada yaşamaya devam ettiğimiz sürece böyle olmaya da devam edecek.

Adına ister basit ve popüler tabirle “Millî Refleks” deyin, isterseniz üstad Atilla İlhan’ın deyişiyle “Dip Dalgası”, bu ülkenin öyle bir gücü var ki; temelde yönetmek ve yönetilmek rejimi olan Cumhuriyetimizi bunun yerine tamamen aydınlanana kadar gütmek ve güdülmek şeklinde yürütsek de, Gazi’nin sözüyle “Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek yaşayacaktır”.

Gençliğe hitabe

Ey Türk gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir.

İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet’i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin!

Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.

Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı!

İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Gazi Mustafa Kemâl Atatürk
20 Ekim 1927

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
(Yazıyı Oyla)
Loading ... Loading ...
Politika bölümündeki yazı 934 kez görüntülendi. Yazıya tek yorum var. Sizin Fikriniz?
Etiketler: , ,

Diğer Ali Rıza Esin Yazıları

 

İlgili Sayılabilecek Yazılar

Tek Yorum Yapılmış — Sizin Fikriniz ? »

  1. İranlı kadınlardan recm karşıtı kampanya..İRAN’da kadın hakları savunucuları, zina yapanlara recm cezası verilmesini öngören kanunun değiştirilmesini sağlayabilmek için kampanya başlattı. Kampanyanın öncü isimlerinden Avukat Şadi Sadr, recm cezasının uygulanmaması için kanunda değişiklik yapılmasını talep ettiklerini belirtti. Kadın avukat, feministlerin yaptığı araştırmaya dayanarak, nisan ayında bir kadınla erkeğin recmedilerek öldürüldüğünü söyledi. Avukat Sadr, 9 kadınla 2 erkeğin de recm cezasına çarptırılmış olduğunu, bu insanların cezalarının infazını beklediğini anlattı. Recm cezasının infazında, erkek mahkum kalçalarına, kadın mahkum ise göğsüne kadar gömülüp ölene kadar taşlanıyor. Çukurdan çıkabilenlerin hayatı bağışlanıyor…cumhuriyet bayramını daha yeni kutladık, gel de bu haberi okuyunca Mustafa Kemal’ i bir kez daha sevgiyle anma!

Yorumların RSS Bildirimi

Yazıyla ilgili yorumlarınız


Duyurular

Yeni yazılarımızı E-Posta ile almak ister misiniz? Abonelik için E-Posta adresinizi aşağıdaki formla gönderip gelecek ilk mesaja onay vermeniz yeterli. Sadece yeni yazı yayınlanan günlerde bir kez mesaj gönderilmektedir.

 

FeedBurner desteklidir. (Bir Google hizmetidir)