Exlibrary

E-Kitap, Edebiyat, Kültür, Sanat, Felsefe ve güncel konular içeren yazılar. E-Kitap konusunda Türkiye’nin ilk ve en geniş kaynağı.
 
Exlibrary, E-Kitap yayıncılığı yapan, E-Kitap teknolojileri hakkında bilgi sunan ve Edebiyat, Kültür, Sanat, Felsefe içerikli günlük yazılar yayınlayan anonim bir web sitesidir. Ücretsiz yayınlanan kitaplarımızı ve yazarlarımızın deneme, şiir, öykü, mizah başlıklı edebî eserlerini, kitap, resim, sinema, tiyatro ve diğer kültürel konulardaki yazıları okuyabilir, bunlar hakkındaki görüşlerinizle katkı sağlayabilirsiniz. Kitaplarını ve yazılarını İnternet'te yayınlamak isteyen herkese açık olan bu paylaşım ortamı, sizlerin katkısıyla gelişmeye devam ediyor.

Biri Hürriyet mi dedi?

Ali Rıza Esin  Ali Rıza Esin
16 Ağustos 2007 - 0:42

Tuncay Özkan, Emin Çölaşan’la ilgili olarak Kanaltürk’ün İnternet sitesindeki yazısında şöyle söylemiş:

Dünyanın en zengin 200 kişisinin sahip oldukları toplam servet, yeryüzündeki en yoksul 2.5 milyar insanın toplam gelirinden fazla.

Bu 200 zenginin 112’si ABD’li.

Dünyanın en zengin 3 kişisinin (ABD) servetlerinin toplamı, en yoksul 48 ülkenin gayri safi yurt içi hasılasından yüksek.

Dünyanın en yoksul ülkesine kıyasla, en zengin ülkesinde kişi başına düşen milli gelir 228 kat daha çok.

Dünya üzerindeki 89 ülke son 10 yıl içinde 23 kat yoksullaştı… Son 10 yılın verilerine göre refah düzeyi yükselen ülkeler: ABD, Avrupa Birliği üyesi ülkeler ve Japonya…

ABD, Avrupa Birliği ülkeleri ve Japonya uluslararası üretimin yüzde 86’sını, uluslararası ticaretin yüzde 82’sini kontrolleri altında tutarken bu rakam en yoksul 48 ülke için yüzde bir. 1997/1999 yılları arasında dünyada gerçekleştirilen toplam gelir artışının yüzde 58′i ABD tarafından sağlandı. Başka bir deyişle tüm dünyanın ürettiği toplam gelirin yüzde 58′i ABD’ye gitti…

Dünyanın en yoksul 83 ülkesinin son 7 yıl içinde ödedikleri dış borç faizi, anaparanın 5 katına ulaştı. G-7′ler diye anılan en gelişmiş 7 ülke dünya nüfusunun yüzde 11′ini oluşturuyor, buna karşın dünya toplam GSMH’sının 2/3′ünü topluyorlar.

Son 20 yıl içinde küresel sermaye işlemlerinin dünya üretimine oranı 1′e 15′ten 1′e 78′e yükseldi. Bir başka deyişle üretim için harcanan her 1 dolara karşılık 78 dolar spekülatif olarak kullanılmakta. Uluslararası fon yöneticileri, uluslararası bankalar, uluslararası spekülatörler tarafından para piyasalarında yaklaşık 1,8 trilyon dolar alınıp satılıyor. Bin ABD doları değerindeki bir banknotun Amerikan merkez bankasına maliyeti 0,35 dolardır.

Dünya mafyasının kontrol ettiği toplam sermayenin 8,4 trilyon dolar olduğu ve bunun %70′inin ABD mafyası tarafından kontrol edildiği tahmin ediliyor… 1989 yılında yıkılan SSCB’nin fiili mirasçısı Rusya’nın 1999 rakamlarıyla dış borcu 180 milyar dolar, iç borcu 161 milyar dolar. Rusya’da yeni türedi zenginler, çokuluslu şirketler ve Rus mafyası eliyle, illegal yollardan 250 milyar dolar, resmi ve legal yollardan ise 300 milyar dolar civarında bir paranın ABD’ye transfer edildiği tahmin ediliyor… (Amerikan kaynaklarının dış borç olarak Rusya’ya aktardığı para bu yolla tekrar ABD’ ye dönmüş oluyor.)

Her yıl açlık yüzünden dünyada 38 milyon insan ölmekte, 800 milyon insan ise kronik yetersiz beslenmeye bağlı hastalıklarla savaşmaktadır… Birleşmiş Milletler İnsani Gelişme Raporu’na göre dünyadaki açlığı ve temel sağlık sorunlarını asgari düzeyde çözebilmek için gerekli para 13 milyar dolar… New York şehrinin elektrik tüketimi, bütün Afrika kıtasının toplam elektrik tüketiminin yarısından daha fazla… Bu küreselleşme nalıncı keseri midir ki hep o yana yontuyor? Ya da ”Nazar etme ne olur, çalış senin de olur.” Felsefesi artık ulusları korumaya, ya da onları dünya ile entegre etmeye yeter mi?

Yetmeyeceği apaçık ortada. Medyası özgür ve bağımsız olmayan ülkelerin bunları bilebilmesi mümkün mü?

Ne yazık ki hayır. Medyası susturulmuş, susmuş bir ülkenin ulus ya da milli menfaat diye bir duyguyla yurttaşlarına ulaşması söz konusu olabilir mi? Hayır…

Demokrasilerde azınlık çoğunluk olma hakkını, demokratik düzenin parçasıysa elinde bulundurmalıdır. Peki ama muhalefeti olmayan bir medya ya da siyasal sistem olabilir mi?

Tuncay Özkan’ın yazısının tamamını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Ne Hürriyet’i?..

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
(Yazıyı Oyla)
Loading ... Loading ...
Politika bölümündeki yazı 637 kez görüntülendi. Yazıya ilk yorumu siz yapın! Sizin Fikriniz?
Etiketler: , , , , , , , ,

Diğer Ali Rıza Esin Yazıları

 

İlgili Sayılabilecek Yazılar

Yazıyla ilgili yorumlarınız


Duyurular

Yeni yazılarımızı E-Posta ile almak ister misiniz? Abonelik için E-Posta adresinizi aşağıdaki formla gönderip gelecek ilk mesaja onay vermeniz yeterli. Sadece yeni yazı yayınlanan günlerde bir kez mesaj gönderilmektedir.

 

FeedBurner desteklidir. (Bir Google hizmetidir)