Yeni Nobel adayımız
16 Ocak 2007 - 23:28
Pazar günkü Hürriyet’in (14 Ocak 2007) birinci sayfası - birinci sütunu altlarında bir yerde bir başlık gözümüze çarptı. “Gerillanın adını terörist koyduk” şeklinde.
Bu başlık, “Türkiye Barışını Arıyor” konferansında konuşan ünlü romancımızın ağzından çıkmış gibi görünüyordu. Aynı gün, Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök’ün köşesinin başlığı ise şu şekildeydi:
“Cameron Diaz’ı terk edebilir misiniz”
E.Ö., köşesinde şunları yazıyordu:
“Dün Hürriyet’te üzerinde en çok düşündüğüm haberlerden biri şarkıcı Justin Timberlake’in, Cameron Diaz’dan ayrılma haberiydi.
Yok tam anlatamadım.Aslında, Cameron Diaz’dan ayrılıp Scarlett Johansson’a gitmesiydi.
Hürriyet’in arka sayfasında Cameron Diaz’ın çok güzel bir fotoğrafı vardı.
Küçük bikinisinin içinde hakikaten güzel bir gövde ve kendinden emin bakışlar.
O fotoğrafa bakarken düşündüm. Bir erkek, Cameron Diaz’ı nasıl terk edebilir?
(…)”
Ertuğrul Özkök’ün, Pazartesi günkü köşesinde ise şu başlık dikkatimizi çekti:
“Başyazarla bir tartışma”
Yazıda Cuma günkü yazı işleri toplantısında Hürriyet başyazarı Oktay Ekşi ile yaşadıkları ilginç bir tartışmayı anlatan Özkök, Kuzey Irak’taki gelişmeler bağlamında ABD Dışişleri Bakanının “ABD çekilirse, orada bir Kürt devleti kurulur ve Türkiye ile savaş çıkar” sözlerini tartıştıklarını belirtiyordu.
Daha sonra “Keşke…” diye başlayan bir konuşma yapmıştı Özkök. Kendi deyişiyle, “uzun zamandır düşündüğü ama yazmaya cesaret edemediği radikal bazı görüşlerini” aktarmıştı bu konuşmasında.
Oktay Bey, kendisini hayretle izlemişti, hatta “Ciddi olamazsın” demişti.
Hayır, Ertuğrul Özkök çok ciddiydi.
Özkök bunun üzerine Oktay Bey’e şu teklifi yaptı:
“Oktay Bey, gelin siz torununuza bir mektup yazın. Ben de kendi torunuma. Her iki mektubu noter huzurunda kapatalım. Torunlarımız bu iki mektubu 2035 veya 2040 yılında birlikte açsınlar ve ikimizin de yazdıklarını okusunlar. Sonra da karar versinler. O gün bakıldığında acaba hangimizin dediği doğru çıkmış. Benim ‘Keşke’ dediğim şey gerçekleşmiş veya gerçekleşmemiş olabilir. Durumu ona göre değerlendirsinler.”
Kabul etti. (Oktay Ekşi)
16 Ocak 2007 Salı, Hürriyet 19. Sayfa,
“Başyazarla bir tartışma” başlıklı yazı.
Özkök aynı yazıda Pazar gününün Hürriyet’inde yer alan “Gerillanın adını terörist koyduk” başlığına da açıklık getirmişti. Sözlerin kullanıldığı ‘konteksi’ açarak Yaşar Kemal’in “Teröriste gerilla demekle sorun çözülmüyor” demeye getirdiğini belirtiyordu.
Ben şimdi Ertuğrul Özkök’e değil ama yazımı okuyanlara soruyorum:
1) “Keşke…”‘yle başlayan cümlenin devamında, yani Ertuğrul Özkök’ün noter huzurunda kapatacağı zarfın içinde ne yazacak?
2) 2035 - 2040 yılları arasında veya 2035′ten birkaç yıl önce veya 2010′dan sonra Türkiye’de ne gibi ‘radikal’ bir değişiklik gerçekleşecek?
3) “Cameron Diaz” uğruna neler terk edilebilir?
4) Yeni Nobel adayımız kim?
Soruların cevaplarını doğru tahmin edenlere 2040 yılında birer kitap armağan edeceğim. Sözüm söz! Ben olmazsam, ailemin huzurunda oğullarıma vasiyet ettiğim biline.
Diğer Ali Rıza Esin Yazıları
- Erken
- Sessiz Kalma Hakkı
- Sahibine Ait
- Geçiniz
- Günüm, Işığım
- Batılı Gözleri Doğuya Çevirten Sanatçı: Halil Cibran
- Hatırlamanın Estetiği: Kitap Ayraçları
- İnsana Mahsus Yaratıcılık
- İç İçelik
- Senlik Benlik
- Kuvayi Milliye Destanı - Nazım Hikmet
- Siyah Beyaz

Dünyanın en büyük 3 destanından biri olan Kuvayi Milliye Destanı, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Tiyatro topluluğu tarafından 28 Mart Cuma gecesi İzmir'de ilk sahneleme denemesini yapmıştı. 70 kişiden oluşan kadrosuyla, canlı müziğiyle ve içerisinde milli mücadele günlerine ait danslarıyla Kuvayı Milliye Destanı oyunu, 16 Mayıs 2008 tarihinde Gaziantep Üniversitesi'nde sahnelenecektir.








marhaba dostlar
men iranin(azerbayjan) tebriz shehrinden orhan pamukun kar romanin nasil bulmasin internet va ya posta sorata istiyorum