İçimdeki karanlığı patlatacağım
ve beynimin en ölümcül yaşlarıyla
ağlaya ağlaya
Yepyeni bir insan
Pırıl pırıl bir can
bitecek toprağa
Can Yücel (1926 - …)

Her Şey Sende Gizli
Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif…
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç…
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü…
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin…
Yaşadıklarını kâr sayma;
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna…
Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün…
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi…
Sevdiğin kadar sevileceksin
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın…
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar insansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hisetiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin…
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak, bunu hatırladığın kadar yaşarsın…
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin; bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin…









Tolstoy un İtiraflarımdan bir bölüm;
Hayvandan kaçan adam bir kuyunun içine girer, ama aşağıya baktığında kuyunun dibinde ağzı açılmış bir ejderha onu beklemektedir. Ne kuyunun dibinde nede kuyunun başında ölümden kaçış vardır. Çatlaktaki dalı yakalar elleri, etrafına bakınırken iki fare çıkagelir dalın üzerine, biri siyah biri beyaz. Gündüz ve gece… Kendini bekleyen ölümün farkında olan adam sıkıca tutunur dala , kemiriliyordur iki fare tarafından tutarsızca. Sıkı tutunduğu dalın ucundaki yaprağın üzerinden bal damlıyordur. Diliyle bal damlalarını yalamaya başlar. Hayat yaşanılanların sonsuzluğunda böyle bir işkence diyor üstad ve devam ediyor ölüm bu yalanların içindeki tek gerçek. Bunu ne Faust ne Tolstoy ne Abidin Dino, nede Can Yücel değiştirebilir ama değiştirdikleri bir şeyin kesin olduğunu düşünüyorum ! yazılarındaki ağzımıza çaldıkları bir parmak bal…
Bütün okurlara sevgimle…