Exlibrary

E-Kitap, Edebiyat, Kültür, Sanat, Felsefe ve güncel konular içeren yazılar. E-Kitap konusunda Türkiye’nin ilk ve en geniş kaynağı.
 
Exlibrary, E-Kitap yayıncılığı yapan, E-Kitap teknolojileri hakkında bilgi sunan ve Edebiyat, Kültür, Sanat, Felsefe içerikli günlük yazılar yayınlayan anonim bir web sitesidir. Ücretsiz yayınlanan kitaplarımızı ve yazarlarımızın deneme, şiir, öykü, mizah başlıklı edebî eserlerini, kitap, resim, sinema, tiyatro ve diğer kültürel konulardaki yazıları okuyabilir, bunlar hakkındaki görüşlerinizle katkı sağlayabilirsiniz. Kitaplarını ve yazılarını İnternet'te yayınlamak isteyen herkese açık olan bu paylaşım ortamı, sizlerin katkısıyla gelişmeye devam ediyor.

Kuvayi Milliye Destanı - Nazım Hikmet

Ali Rıza Esin  Ali Rıza Esin
18 Mart 2008 - 13:54

Beşinci Bap:

920′nin 16 martı
ve
manastırlı hamdi efendi
ve
reşadiyeli veli oğlu memet’in hikâyesi

“bu hamiyetli ve cesur, manastırlı hamdi efendi olmasaydı, İstanbul felâketinden kim bilir haber almak için ne kadar intizarlar içinde kalacaktık. İstanbul’da bulunan nâzır, mebus, kumandan, teşkilâtımız mensupları içinden bir zat çıkıp vaktiyle bize haber vermeği düşünmemiş olduğu anlaşılıyor. demek ki cümlesini heyecan ve helecan kaplamıştı. bir ucu Ankara’da bulunan telin İstanbul’da bulunan ucuna yanaşamayacak kadar şaşkın bir hale gelmiş olduklarına bilmem ki hükmetmek caiz olur mu?”

(nutuk, s. 295, devlet basımevi, İstanbul 1938)

920′nin 16 martı.
öğleden evvel
saat onda
makina başında şöyle bir telgraf aldı Ankara’daki:

“der-aliye 16/3/1920.
İngilizler bastı bu sabah
şehzadebaşı’ndaki muzika karakolunu.
müsademe edildi.
işgal altına alıyorlar İstanbul’u şimdi.
berâyi malûmat arzolunur.
Manastırlı hamdi.”

920′nin 16 martı.
harbiye nezareti telgrafhanesi buldu Ankara’yı:
“etrafta dolaşıyor İngiliz askerleri.
şimdi işte
İngiliz askerleri giriyorlar nezarete.
işte giriyorlar içeri.
nizamiye kapısına.
teli kes.
İngilizler burdadır.”

920′nin 16 martı.
manastırlı hamdi efendi
buldu Ankara’dakini tekrar:

“paşa hazretleri,
harbiye telgrafhanesini de işgal etti İngiliz bahriye askeri
tophane’yi de işgal ediyorlar bir taraftan,
bir taraftan da zırhlılardan asker ihraç olunuyor.
vaziyet vehamet kesbediyor efendim.
paşa hazretleri,
emri devletlerine muntazırım.

16 mart 1920
hamdi”

920′nin 16 martı.
durumu bir daha tekrar etti hamdi efendi:

“sabah bizim asker uykuda iken
İngiliz bahriye efradı karakolu işgal etmekte iken
askerlerimiz uykudan şaşkın kalkınca müsademe başlıyor.
neticede bizden altı şehit, on beş mecruh olup
İngilizler zırhlıları rıhtıma yanaştırıp
Beyoğlu ve tophane’yi işgal edip.
işte Beyoğlu telgrafhanesi de yok.
işte Beyoğlu telgraf memurları geldiler.
kovmuşlar.
burası da işgal olunacaktır bir saata kadar.
şimdi haber aldım efendim.”

920′nin 16 martı
uykuda kesti kâfir üçümüzü,
kurşuna dizdi kâfir ikimizi.
İngiliz’in hepsi değil domuzu
sabaha karşı aldı canımızı.

920′nin 16 martı
basıldı Vezneciler’de karargâh.
uyan be tosunum uyan.
üçümüzü uykuda kesti kâfir,
üçümüz: abdullah çavuş, Şarkışla’dan osman,
bir de Zileli abdülkadir.

920′nin 16 martı
Bozdoğan Kemeri’nde
kurşuna dizdi kâfir ikimizi.
ahmet oğlu nasuh arkadaşımın adı,
reşadiyeli veli oğlu memet benimkisi.

920′nin 16 martı
uykuda kesti kâfir üçümüzü.
soktu osman’ın karnına kasaturayı,
bastı göğsüne kâfirin dizi.
dört çocuk babasıydı abdullah çavuş.
doymadı dünyasına abdülkadir.
üçümüzü uykuda kesti kâfir,
kurşuna dizdi ikimizi.

920′nin 16 mart sabahı,
karakolun karşısında
bırakmadım elimden silâhı,
yere serdim iki İngiliz’i.
senin ırzını kurtardım İstanbul’um,
sana can feda çakır gözlü gülüm.

üçümüzü uykuda kesti kâfir,
kurşuna dizdi ikimizi.
şimdi üçümüz:
abdullah ve osman ve abdülkadir,
taşları yan yana yatar eyüp’te.
arama, bulamazsın ikimizin kabrini,
belki Maşrıkta, belki Mağripte,
biz de bilemeyiz yerini.

uykuda kestiler üçümüzü,
kurşuna dizdiler ikimizi,
ahmet oğlu nasuh arkadaşımın adı,
reşadiyeli veli oğlu memet benimkisi.
bir de altıncımız var,
kara kaytan bıyıklı bir şehit,
son mekânı şöyle dursun,
adını da bilen yok…

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
(3 oy, ortalaması: 5)
Loading ... Loading ...
Ustalardan bölümündeki yazı 1,030 kez görüntülendi. Yazıya tek yorum var. Sizin Fikriniz?
Etiketler: , , ,

Diğer Ali Rıza Esin Yazıları

 

İlgili Sayılabilecek Yazılar

Tek Yorum Yapılmış — Sizin Fikriniz ? »

  1. dünyanın en büyük 3 destanından biri olan Kuvayi milliye destanı dokuz eylül üniversitesi buca eğitim fakültesitiyatro topluluğu tarafından 28 mart cuma gecesi tınaztepe fen-edebiyat fakültesi konferans salonunda ilk sahneleme denemesini yapmıştı. 70 kişiden oluşan, ve içersinde milli mücadele günlerine ait dansları olan tüm müzikleri canlı olarak tiyatro topluluğu üyelerince hazırlanan oyun 16 mayıs 2008 tarihinde gaziantep üniversitesinde sahnelenecektir.

Yorumların RSS Bildirimi

Yazıyla ilgili yorumlarınız


Duyurular

'Ex Dergi' çıkıyor!..

Exlibrary, iddialı bir dergi çıkarmaya hazırlanıyor. İlk kez yayınlanacak yazılar ve başka sürprizlerle karşınızda olacak Ex Dergi'nin ilk sayısını sadece üye olan dostlarımız indirebilecek.
Nazım Hikmet Kuvayı Milliye DestanıDünyanın en büyük 3 destanından biri olan Kuvayi Milliye Destanı, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Tiyatro topluluğu tarafından 28 Mart Cuma gecesi İzmir'de ilk sahneleme denemesini yapmıştı. 70 kişiden oluşan kadrosuyla, canlı müziğiyle ve içerisinde milli mücadele günlerine ait danslarıyla Kuvayı Milliye Destanı oyunu, 16 Mayıs 2008 tarihinde Gaziantep Üniversitesi'nde sahnelenecektir.

Yeni yazılarımızı E-Posta ile almak ister misiniz? Abonelik için E-Posta adresinizi aşağıdaki formla gönderip gelecek ilk mesaja onay vermeniz yeterli. Sadece yeni yazı yayınlanan günlerde bir kez mesaj gönderilmektedir.

 

FeedBurner desteklidir. (Bir Google hizmetidir)