Exlibrary

Çokça sanat, evvela edebiyat ve illa ki felsefe…
Ali Riza Esin

Sevgiliye Mektup

Ali Riza Esin
20 Mayıs 2009 - 17:01

Sevgili,

sana bunu niye yazdığımı birkaç satır sonra anlayacaksın; çok sık yazmadığım için beni bağışla. Yazmaya vakit bulamadığımdandır çoklukla; yazmaya değer şeyler dolanıp durmuyor değil kafamda ama kafam olduğu yerde duruyor mu bilmiyorum bazen, bazen de beğenmiyorum kendimi, yazdıklarımı.

Beğendiğim bir şeyin, bir kitabın haberini vermek için yazıyorum bu kez. Ali Sirmen’in “Sevgiliye Mektuplar” isimli kitabını. Kitap kendisinin son on iki yılda günlük sıcak siyaset dışında kalan konu ve kavramlarla ilgili yazılarından oluşuyor, deneme tadında. Hepsini birbirinden değerli ve önemli buldum, kimi zaman gülümsetti beni, keyiflendirdi, kimi zaman hayıflandırdı. Hüzünlendiğim anlar da oldu ama ben en çok giriş yazısını beğendim, seninle paylaşmak istiyorum şimdi:

Bundan 12 yıl kadar önce, biraz da bizim politik ortamımızın hep aynı kısırdöngü içine hapsedilmiş olmasının sonucu olarak biteviyeleşmiş siyasi yazıların dışında pazar günlerini, günlük politika dışındaki konulara ayırmayı ve bunları “Sevgiliye Mektuplar” biçiminde kaleme almayı düşündüm. (…)

(…) Bir süre sonra çok kişiden aynı soruyu aldım:

– Kim bu Sevgili?

Ben de bilmiyordum başlangıçta. Somut bir yanıt veremiyor, karşımdakilerde kaçamak oynuyor izlenimi yaratıyordum.

En sonunda bir gün yanıtı bir hanım okurum buldu. İzmir Kitap Fuarı’nda yanıma yaklaştı ve,

– Merhaba Ali Sirmen, ne güzel her pazar bana mektup yazıyorsunuz, dedi.

Haklıydı.

Bir yazar için diyalog kurabildiği okur en büyük sevgilidir ve kalemi elinden düşmediği sürece, sönmeyecek bir aşk vardır aralarında.

Çeşitli konuları içeren bu kitap biraz da bu aşkın öyküsüdür.

Böyle demiş Sirmen.

Ben bunu sana bir inceleme yazısı olarak yazmak isterdim aslında ama kabahatimden büyük saymazsan, yukarıda saydığım yazmama ya da yazamama nedenlerimden birini seç ve beni mazur gör lütfen, hem Ali Sirmen kitabı anlatmak için kendimi yeterli hissedebileceğim kadar Ali Sirmen kitabı okumadım henüz, hem de kitabı okuyup bitirdikten sonra duyduğum heyecan soğusun istemedim, taze taze paylaşmak istedim, sen de al ve oku diye.

Yazarının köşesinden takip edebildiğim yazıları ve bu kitap özelinde düşünerek ama, Türkçe’nin en arı ve en duru haliyle yazıldıkları için bana bambaşka bir haz verdiğini ve kelime dağarıma kimilerini kullanmaya kullanmaya unuttuğum, kimilerini ise ilk kez duyduğum yenilerini eklediğini söyleyebilirim şimdiden; bunu severim, bilirsin.

Yine biliyorsundur ama gölgesinde serinlemek için çokça neden olan yaşayan bir çınar olduğunu ekleyebilirim bir de kendisinin; ülkenin uzak ve yakın geçmişini cefasını da çekerek yaşayan, yaşamakla kalmayıp bir de yazan, hem de bence iyi yazan aydın ve “zekâsıyla kötümser ama iradesiyle iyimser”1 aydınlık insanlarımızdan biri olduğunu.

Madam Kalyopi’yi tanır mısın sen Sevgili ya da Yaver Bey’i?.. Sormagir sokağından hiç geçtin mi?

Hani hep istemişizdir ya, bir de bu kitapta Paris’e gitmek için bir neden daha bulduğumu söylemeliyim. Convention meydanındaki Le Directoire’a uğranacak ve boş sandalyelere Ali Sirmen ve yakın dostu için birer kadeh Calvados ısmarlanacak. Karşılıklı içmeden dönmeyeceğiz, sakın unutma!

İşte böyle Sevgili, benden şimdilik bu kadar. Durma, sen de yaz.

Sağlıkla,

 

Ali Sirmen, Sevgiliye Mektuplar

Sevgiliye Mektuplar, Ali Sirmen, Ekim 2007 (Cumhuriyet Kitapları)
ISBN: 978-9944-150-27-9

(1) Antonio Gramschi

1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız
4 kişi oylamış. 5 üzerinden 5.00

Türler Arası bölümündeki unsur 3,316 kez görüntülendi.

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Kendisine dair tek görüş var. — Sizin görüşleriniz? »

  1. Ellerinize sağlık. “Durma, sen de yaz” demişsiniz mektubun sonunda, dayanamadım üstüme alındım ve yazayım dedim. Bir kitabı bu kadar içten tanıtabilmek için yazarı veya yazılanları tanımaktan çok çok ötede, yazarı ve söylediklerini hissedebilmek gerekir. Bunu yapabildiğiniz için, bir üslup benzeşmesi, alıntıdan öte, ifadenin özüne işleyen bir anlatısal gönderme gerçekleşmiş yazınızda. Kitabı henüz okumadım, ancak okumak için sabırsızlanıyorum.
    Her yazı karşılıklı bir diyalog olduğu kadar, karşılıklı bir dertleşme gibidir. Hem yazar olarak hem okur olarak bu dertleşme her zaman çok iyi gelir bana…

Görüşlerin RSS Bildirimi

Görüşleriniz