Venedik sabahlarına
kuş sesleri çarpardı
Cadı avcıları bir gemiye biner
pasifiğe açılırdı
ve Avcı Pedro nun zulası
saçma kovanı
o sabah tek kuru sıkı
Pencerene kaçak
Habercilerin yalancısı
gagası
nil yeşili taş gömülü
çan güvercinlerinden
çalıntı
bir kolye ucu
tüy arası
saklı ipin boynunda
çifte gözünde avcı telaşı
korkar…..
çarpar
çarpar
çarpardı…
Kapalı perdeleri bile
kan renginde
uyku odasının ekşi kokusu
gagasını didikler
karşı binaya fırlatır
sırça gövdesine atılan
saçmaya döner
dağılır kanatlarından
ufacık herşey gibi
bir bir açılırken
tüm kanatları evrenin
ve damdaki fare kapanı
neye niyet neye kısmet
düşer tarihine bir tire
tir tir titrer
kana bular ellerini
avuçlarına serçe düşer
ölümüne az kala
ölümüne az kala
eski sevgilimin
Sinem Koyun
Mart / 2005







