
Keskinliğini bilmediğim bir bıçak gibi
Derinlerime girmeni düşünmemem gibi
Bir sözsüzlük içinde haykırmak gibi
Sensizliğin içinde yüzümü güneşe çevirmek gibi
Ağlama duvarında dualar gibi
Başı göğse dayamak gibi
Çınar ağacında gölgemsi düşler gibi
Sancılardan uzak bir sabırsızlık yüreğimde acıların dışında sızlanmak gibi
Bir bilmece yukarından sola döndüren insanı
Varlık gibi yokluk gibi
Kalakalmak gibi
Ben gibi, sen gibi
O gibi
Gülebilmek gibi ağlamak gibi
Düşmek gibi uçmak gibi
Bana sarılman gibi kalın gövdende un ufak olmak
Dev cüsseli bedenini ardıma alınca dünyadan korkmamak gibi
Elimden tuttuğunda kendini salmak gibi evrendeki boşluğun sarhoşluğuna
Sarhoş olmak gibi kapalı bir pencereden elini dışarı uzatmak gibi
Gevezelik bolca uyumak sonsuzca belki de ağlamak omzunda beni sevmen gibi
Bakmadan görmen gibi
Renklerini bilmek gibi
Dinlediğin şarkının sözleri gibi
Gecenin üçünde uyanmak gibi
Kalbimin kalbine karşı gelmesi gibi binlerce yıldızın yan yana dizilmesi
Seni ağırlamak bir sahil kenarında ay ışığının altında güvende olmak gibi
Binlerce kurdun sofrasında elini kolunu sallamak gibi
Yürürken ardından yürüyebilmek gibi
Nereye çekersen gelirim demek belki de yol olmak gibi
İçime girdiğinde diyecek bir şeyinin kalmaması gibi bomboş bir his gibi
Akmak akmak yeniden dolmak için akmak gibi
Yeniden yeniden varmak gibi üzerinde kokunla doymak gibi
Beni bağrına bastırırken kana kana su içmek gibi
Kuruyan dudaklara nem olmak gibi
Beyaz bir şarap gibi içilen
Kan damlası gibi kalbin içinde sevgi
Güneşsiz gecede gözünü kamaştırmak gibi
Işıklar kesildiğinde telaşlanman gibi
Sessizce heyecanlanman gibi
Bakan gözlerinle değil içtiğin sigaranın dumanı gibi içine çekmek beni
Yaşamak gibi bir an bile olsa
Nefes almak gibi içime dolan hava gibi
Beni sevmen gibi beyazımsı bir düş gibi
Ölü bir denizin çağlayana dönmesi gibi
Melodi konağında haykırmak içten içe söylenmek gibi sensiz yaşamak
Gitmen gibi gitmem
Kalman gibi gitmem
Suskun bir şehir gibi geçilen köyler
Dağ yolları terk edilmiş gibi
Yüreğimin karabasanı teklerken içimin erimesi gibi
Ziftli yolların karalar bağlaması çakıl taşlarının camımı çizmesi gibi
Ayrılığın ardımdaki ağlaması gibi
Koşulamayan ama soluksuz kalan bir yol gibi
Ardımda bıraktığım denizin ölmesi gibi
Ay ışığının melodi konağına sızması gibi
Düşlerin içinden düş seçmek gibi
Ellerimi tutman her uyandığında gözlerinle beni sorgulaman gibi
Yanı başında saçlarını karıştırmam gibi
Karışan kalbimi çözmek gibi
Beni benden alman gibi
Seni sana vermek gibi
Dua etmek gibi
Yoluna yol olmak gibi
Şimdi kuş oldun uçtun dağları delen özlem gibi
Özledin özendin…
Kuşun kanadında ölmek gibi









mükemmel bir metafor fetişizmi…
kelimelerin tutkuyla sevişmesinin kağıt üzerindeki izi …
gibi …
?