Pat A!
04 Mayıs 2008 - 1:53
O sabah okul yine evlerinin uzağında duruyordu. Sokaktaki insanlar çocuk tarafından pencereden bakılıyordu. Pencereden sarkan çocuğun vücudu yer değiştirdi ve odanın içinde ilerlemeye başladı. Masanın üzerinde duran kitaplar ve defterler bir anda konumlarını değiştirip çocuğun ellerine yerleştiler. Çocuk kapıyla arasında varolan mesafeyi ortadan kaldırdı ve artık dışarda olmaya başladı. Adımlarını birbiri ardına sıralayarak merdivenlerden indi ve sokaktaki yerini aldı. Burada beklediği sırada, önündeki yol kendisine doğru ilerlemeye başladı. Yaklaşan her parça büyük bir hızla ayaklarının altından kayıyor ve geride kalıyordu. Kendisini geçen yol arkasında uzanıp gidiyordu.
Beklemeye devam etti. Biraz sonra, yolun kenarında görünen küçük bir büfe, önünde duran insanlarla birlikte yavaş yavaş çocuğun yanından geçti ve sokağın köşesinde kayboldu. Farklı renk ve biçimlerde elbiseler giyildikleri insanların üzerinde sürekli olarak bir yerde olmaya son verip başka bir yerde oluyorlardı. Biraz ilerde okul görünmeye başladı. Yol ilerlemeye devam ediyordu. Çocuk ile okul arasındaki mesafe son bulduğunda, okul zili yarım saat sonra tekrar çalınmak üzere yerine konuluyordu. Çocuk, okulun kapısından içeriye girerek dışarıda olmaktan çıktı. Sınıfına doğru beklemeye devam etti. Tanımadığı insanlara herhangi bir şey söylemeden sınıfın içindeki yerini aldı. Boş sıralar dolduktan sonra, öğretmen içeri girdi ve yarım saat sonra ders bitmeye başladı.
Diğer Özcan Doğan Yazıları

Dünyanın en büyük 3 destanından biri olan Kuvayi Milliye Destanı, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Tiyatro topluluğu tarafından 28 Mart Cuma gecesi İzmir'de ilk sahneleme denemesini yapmıştı. 70 kişiden oluşan kadrosuyla, canlı müziğiyle ve içerisinde milli mücadele günlerine ait danslarıyla Kuvayı Milliye Destanı oyunu, 16 Mayıs 2008 tarihinde Gaziantep Üniversitesi'nde sahnelenecektir.







