Exlibrary

Çokça sanat, evvela edebiyat ve illa ki felsefe. Türkiye’nin ilk E-kitap bilgi kaynağı.
Burcu Sevil Şahin

Latife Tekin’in “Berci Kristin Çöp Masalları” üzerine…

Burcu Sevil Şahin
09 Ağustos 2008 - 4:49

Deniz Bilgin“Bir kış gecesinde, gündüzleri kocaman tenekelerin şehrin çöpünü getirip boşalttıkları bir tepenin üstüne, çöp yığınlarından az uzağa, fener ışığında, sekiz kondu kuruldu…”

Böyle başlıyor Latife Tekin’in “Berci Kristin Çöp Masalları” adlı romanı…

Sekiz kondunun kuruluşu, yazarın, ilerleyen sayfalarda yaratacağı koca evrenin ve sonu gelmeyen evrilmelerin habercisi aslında…

Tekin, Türkiye’nin yalın halinden -den haline uzanan panoramasıyla -belki de dünyanın oluşumuna da gönderme yaparak-, karmaşıklıktan, süsten ve gerçek olmayandan uzak tutmayı başarabildiği yoksulluk masallarını resimliyor.

Romanın anlatım biçimi episodik. Çöp Masalları’nın, kısa bölümlerindeki kahramanları, elele tutuşup bir halka, bir döngü meydana getiriyorlar ve bu döngüyü oluşturan öğelerin yerleri ya da zamanlamaları değiştirilse dahi, özde hiçbir şeyin değişmeyeceği düşüncesi romanın biçimiyle örtüşüyor.

Latife Tekin’in, Berci Kristin’de öne çıkarmaya çabaladığı özel bir olay ya da karakter yok. Yazar, ortaya koyduğu sahici yoksulluk için acıyan, azap duyan, günah çıkaran ya da küçüğü seven bir dil kullanmayarak kendisinin durduğu tarafı da oldukça yalın ve cesur bir tavırla -inceden- sergiliyor.

Çöp Masalları insana dair… Yoksulluk durumunu betimliyor. Bu sebeple özel bir olaya ya da görkemli bir finale ihtiyaç duymuyor.

Berci Kız, Güllü Baba, Lado ve Kristin ise romanda yer alan karakterlerden yalnızca birkaçı. Her birine “tip”ten fazla, “karakter”den az yer vererek yakaladığı kıvamı damakta bırakıyor yazar. Böylelikle karakterler yerine, Çiçektepe’nin, yani romanın evreni olan gecekondu mahallesinin kalp atışları öne çıkıyor.

Tekin’in, romanda halk deyişlerine, bilge kişilere ve hikâye anlatıcılarına kendi üslubuna has roller biçmiş olması da yarattığı masal atmosferini sağlamlaştırıyor:

“İçin aynası gözdür diyenler
İçim türlü renktir gözlerim kara
Düştüm yücelerden engine
Kırıldı aynam ne fayda”

“Berci Kristin Çöp Masalları”… Bu isim, romanın bütününe dair fikir verebilecek öylesine bir tamlama gibi görünüyor ilk bakışta. Ama aslında kitabın adını oluşturan sözcüklerin her biri, ayrı ayrı imgeleri yansıtıyor:

Berci saflığı, masumiyeti; Kristin fahişeliği, kirlenmişliği; çöp itilmişliği, unutulmuşluğu, çaresizliği; masallar ise düşleri ve umudu ifade ediyor. Böylece Latife Tekin’in kurguladığı çatışma, kitabın kapağında başlamış oluyor.

Sonuç olarak, “Berci Kristin Çöp Masalları” bir yoksunluk, bir aitsizlik romanı… İnsanı insan yapan ya da insanı insanlıktan çıkaran pek çok şeyden bir tutam barındırıyor bünyesinde… Aşırılıktan, abartıdan, yalandan uzak durmayı becererek üstelik… Uzayan burunlara, kimsenin ayağına uymayan kristal pabuçlara, zehirli elmalara ve mutluluk oyunlarına ihtiyaç duymayan, yaşayan bir masal… Öyle bir masal ki, insanın bellek labirentine girip yerleşiyor. Kulakları yırtan, gözleri kör eden rüzgârın eşliğinde…

Burcu Sevil Şahin
Mart 2003/ Bizans

Resim: Deniz Bilgin, Kitap kapağı resmi, Latife Tekin, Berci Kristin Çöp Masalları, Metis Yayınları, 1991, Kâğıt üzerine karışık teknik

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
(5 oy, ortalaması: 5)
Loading ... Loading ...

Görüşleriniz