Exlibrary

E-Kitap, Edebiyat, Kültür, Sanat, Felsefe ve güncel konular içeren yazılar. E-Kitap konusunda Türkiye’nin ilk ve en geniş kaynağı.
 
Exlibrary, E-Kitap yayıncılığı yapan, E-Kitap teknolojileri hakkında bilgi sunan ve Edebiyat, Kültür, Sanat, Felsefe içerikli günlük yazılar yayınlayan anonim bir web sitesidir. Ücretsiz yayınlanan kitaplarımızı ve yazarlarımızın deneme, şiir, öykü, mizah başlıklı edebî eserlerini, kitap, resim, sinema, tiyatro ve diğer kültürel konulardaki yazıları okuyabilir, bunlar hakkındaki görüşlerinizle katkı sağlayabilirsiniz. Kitaplarını ve yazılarını İnternet'te yayınlamak isteyen herkese açık olan bu paylaşım ortamı, sizlerin katkısıyla gelişmeye devam ediyor.

İnsana Mahsus Yaratıcılık

Ali Rıza Esin  Ali Rıza Esin
27 Mart 2008 - 23:50

Aleve Karşı DuranlarYaratıcılık, ‘yeti anlamında meleke’ yoksunluğu meselesi değildir. Yaratıcı olup olmamak; çalışıp çalışmamak, öğrenip öğrenmemek, düşünüp düşünmemek, çabalayıp çabalamamak kadar basit ikilemlerin içinden zor olanlarını seçmeye, sürdürmeye bakar ki ‘tekrar edilerek kazanılan alışkanlık anlamında meleke’ haline geldiğinde zorla kolay yer değiştirecektir zaten.

John Updike’ın sözüyle, “Yapan doğrusunu veya daha iyisini yapma kaygısı duyduğunda her etkinlik yaratıcı hale gelir.”

Yaratıcılık, kurallara uymak değildir, kendi kural haline gelebilmek için uğraşmaktır ki mezara da gidebilir kişiyle; farkedilmek nihai hedefiyle varılabilecek bir yol hiç değildir çünkü. Doğal olmayan, içten gelmeyen yaratıcılık zannı, kendini galibi asla olmayacak bir yarışa sokmaktır. Yapay ve geçici olmayan farkediliş farkedene bırakıldığınca gerçektir.

Eski köye yeni adet getirmektir. ‘İcat’ çıkarmaktır. Delilik diye de adlandırılır bazen; belki çılgınlık. Çılgınlık, farkında olunmayan yılgınlıktan yeğ tutulmalıdır.

George Bernard Shaw, bunu “Akıllı kişi kendini dünyaya uyarlar; akıllı olmayan ise dünyayı kendine uyarlamakta direnir. Dolayısıyla bütün gelişme akıllı olmayana bağlıdır.” şeklinde ifade etmiştir; ‘akıldan’ umudu keserek.

Aslında ‘ortak’ akla dokunabilme yeteneği, ittirildiği derinlikle göreceli olsa da her insana sunulmuş bir lütuftur ama kolaycılık görülebilene sığınmayı gerektirdiğinden böyle yapanlara yanaşıp bundan uzaklaşanları doğrudan başka görmek tercih edilir. Ayrışma böyle başlar insanın akıllısıyla delisi arasında. Anlamadığını anlamaya çalışmak yerine reddetmekle.

Safları terkedip bir adım öne çıkanlar yalnız hissetmelidir kendilerini, akılları başlarına gelmelidir saflarından memnun akıllıların akıllarınca ama düşünürken başvurdukları kalıplar, bir adım öne çıkabilmişlerin yalnızlığın kendisini bile değerleştirebilecekleri sonucuna varabilmelerine izin vermez. Böyle düşünüldüğünde kimsenin kimsenin umurunda olmadığı bir toplum düzeyine ulaşmış olmak kimseyi şaşırtmamalıdır.

Safları hizada tutabilmek için, sırada kalmak için birbirlerini ittirip kaktıranlar ve o saflardan uzakta olan ve aralarındaki boşluğu sınırsız hareket alanı olarak kullanabilenlerden oluşan uçlu insan düzeyi bir ucu gelişmeye ayak direyen. Gidip gelmeler başlar, tutup bırakmalar ara sıra ve evrensel aklın örümcek ağlarını ağırlığıyla göreli olarak çekebildiği hızda, gidilebilen yere kadar gidilecektir, ne saflar saflıklarından geçer ne saf dışı kalmışlar yer çekmeyen boşluklarından.

Her insan yaratıcıdır çünkü ta kendisidir, tam da iç içedir. Yaratılanın yaradandan gelen ateşin altını harlı tutmasıdır yaratıcılık.

Sözün bizi getirdiği yer, —hoş o ‘yanmak’ fiilini başka anlamda kullanmış olsa da— kelime hoşluklarının anlam boşluklarını doldurmasına bağışlanası bir pişkinlikle, Nazım Hikmet’in şu sözünü de aklımıza düşürmüyor değil:

Sen yanmazsan, ben yanmazsam nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa…

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
(6 oy, ortalaması: 5)
Loading ... Loading ...
Deneme bölümündeki yazı 276 kez görüntülendi. Yazıya ilk yorumu siz yapın! Sizin Fikriniz?
Etiketler: , , , , , ,

Diğer Ali Rıza Esin Yazıları

 

İlgili Sayılabilecek Yazılar

Yazıyla ilgili yorumlarınız


Duyurular

'Ex Dergi' çıkıyor!..

Exlibrary, iddialı bir dergi çıkarmaya hazırlanıyor. İlk kez yayınlanacak yazılar ve başka sürprizlerle karşınızda olacak Ex Dergi'nin ilk sayısını sadece üye olan dostlarımız indirebilecek.
Nazım Hikmet Kuvayı Milliye DestanıDünyanın en büyük 3 destanından biri olan Kuvayi Milliye Destanı, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Tiyatro topluluğu tarafından 28 Mart Cuma gecesi İzmir'de ilk sahneleme denemesini yapmıştı. 70 kişiden oluşan kadrosuyla, canlı müziğiyle ve içerisinde milli mücadele günlerine ait danslarıyla Kuvayı Milliye Destanı oyunu, 16 Mayıs 2008 tarihinde Gaziantep Üniversitesi'nde sahnelenecektir.

Yeni yazılarımızı E-Posta ile almak ister misiniz? Abonelik için E-Posta adresinizi aşağıdaki formla gönderip gelecek ilk mesaja onay vermeniz yeterli. Sadece yeni yazı yayınlanan günlerde bir kez mesaj gönderilmektedir.

 

FeedBurner desteklidir. (Bir Google hizmetidir)