Exlibrary

E-kitap, Edebiyat, Kültür, Sanat, Felsefe içerikli yazılar. E-kitap konusunda Türkiye’nin ilk kaynağı.
 
Exlibrary, e-kitap kavramına yabancı ve bildik kitap yayınlama rutininin dışında kalanlara bunu yapabileceklerini göstermek, kabul edenlerle çoğalarak suçu tabana yaymak için kuruldu. Yazarlara, yazanlara yardım ve yataklık ederek yazılanları okuyanlarla buluşturma odaklı yayınını sürdüren Exlibrary, e-kitap teknolojileri, edebiyat ve felsefe ağırlıklı günlük yazılar yayınlayan anonim bir web sitesi olarak yoluna devam ediyor.

Ücretsiz yayınlanan kitaplarımızı ve yazarlarımızın anlatı, deneme, günce, inceleme, kuram, makale, mizah-kara mizah, oulipo, patafizik, söyleşi, öykü, şiir kapsamlı nitelikli eserlerini okuyabilir; kitap, fotoğraf, resim, sinema, tiyatro ve diğer sanat ağırlıklı girdilerini izleyebilir, bunlar hakkındaki görüşlerinizle katkı sağlayabilirsiniz.

Duvarın Pürüzlerinde Çizilen Yollar

Mehmet Sözer  Mehmet Sözer
11 Mayıs 2008 - 23:48

Beyaz Badanalı Duvar

Var olduğumdan beri hissettiğim en huzurlu anlardan biriydi. Bembeyaz pürüzlü duvarın üzerinde yeni yollar çiziyordum kendime. Hayatım boyunca yapmak istediğim şeyin, kendime bir yol çizmenin, bir idealin peşine takılıp uğruna bir ömür adamanın muhteşemliğini sınıyordum. Altı yedi metre uzunluğundaki bu koridorun ucu mutfağa çıkıyordu. Tam da üzerimde tasarruf için ampul takılmamış boş bir duy vardı. Tavan o günlerde benden oldukça uzaktı. Koridorun sonundaki mutfak ışığı korkmamam için yanar halde bırakılmıştı. Bu loş ortamda kendimle baş başa kalabildiğim ender anlardan birinde sanırım 16- 17 yıl önce –ya da ben yaşımı küçük göstermek için öyle hatırlıyorum–eski beyaz duvar üzerinde geziniyordu parmaklarım. Defalarca kireç badanayla üzerinden geçilmiş duvar, çarpık kentleşmiş bir metropolün kuşbakışı görüntüsüne benzeyen pürüzlerle kaplıydı. Özensizce kesildiği için kenarı fazla uzamış tırnağımla ben bu kuş bakışı varoş kentinde sokak sokak dolaşıyordum. Tek meşguliyetim bu değildi tabi ki…

Neyse, tırnağımla çizdiğim yollarda sanki hemen ardımda bir polis arabası veya filmlerdeki kötü adamlardan biri varmış gibi bir sağa bir sola sapıyor, izimi kaybettirmek için farklı yollara giriyordum. Bir süre böyle oyalandıktan sonra daha uzaklara gitmeye karar verdim. Kafamı kaldırıp gözlerimle yeni yerler aradım. Tırnağımla duvardaki kireçleri kazıya kazıya kuzeye, haritamdaki en büyük çatlağın –onu büyük bir nehir olarak hayal ediyordum– bitimindeki örümcek ağlarıyla kaplanmış o güzel ülkeye doğru yola çıkmaya karar verdim. Öyle hızlı gitmek istiyordum ki zaman zaman yoldan çıkıp pürüzlere, çıkıntılara takılıyor oyunu kurallarına göre oynamadığım için kendime kızıyordum. Sonra birden yavaşladım, bulunduğum konumdan uzanabileceğim en son noktaya erişmiştim. Oysa kuzeydeki güzel ülkeye henüz yaklaşmamıştım bile. Birkaç esnemeden sonra ulaşamayacağımı anladım. Çaresizce geri döndü küçük parmaklarım. Başımın hizasındaki bildik sokaklardaydım artık. Fakat bu defa kimse kovalamıyordu peşimden. Hevesim kırılmıştı. Belki bir gün diye geçirdim içimden. Belki büyüdüğümde oraya gidebilirdim.

Aradan 17 yıl geçti hayat adını verdiğim bomboş duvarda yüzlerce yol çizdim kendime. Bir sürü idealim oldu onların peşinde, o küçük yaramaz çocuğun heyecanına kapılıp zaman zaman yoldan çıkarak kuralların üzerinden geçerek koşuşturup durdum. Kuzeydeki, ortasından nehirler doğan o güzel ülkeye benzeyen onlarca kız sevdim. Çoğuna ulaştım. Erişemediklerimden sonra kendi başımın hizasındaki bildik yollara dönüp aheste voltalar atmaya devam ettim. Çokça sıkıldığım oldu yaşamaktan. Hayat bazen korkmamam için açık bırakılmış mutfak ışığımı söndürdü. Karanlık ortasında tek başıma kaldığım o anlarda kaçıp yeni aydınlıklar aramak yerine durup beklemeyi tercih ettim. Yıllar öncesine ait bu küçük kesitten hayata dair çok ders çıkardım aslında. Ve bana daha ne getirir ne götürür bilmesem de kuzeydeki –ortasından nehirler doğan– güzel ülkeme ulaşmak için her geçen gün biraz daha çabalamaya kararlıyım.

Herkesin pürüzlerle dolu da olsa, üzerinden defalarca geçilmiş kireç badanalı da olsa, bir köşesine aşık olduğu ülkelerin bulunduğu tertemiz beyaz duvarları olması dileğiyle…

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
(12 oy, ortalaması: 4.67)
Loading ... Loading ...
Deneme bölümündeki unsur 376 kez görüntülendi. Görüşünüzü paylaşmak istemez misiniz? Sizin görüşünüz?
Etiketler: , , ,

Mehmet Sözer imzalı başka neler varmış burada?

 

Bunlar yakını mıdır acaba?

Görüşleriniz


Duyurular

Yeni yazılarımızı E-Posta ile almak ister misiniz? Abonelik için E-Posta adresinizi aşağıdaki formla gönderip gelecek ilk mesaja onay vermeniz yeterli. Sadece yeni yazı yayınlanan günlerde bir kez mesaj gönderilmektedir.

 

FeedBurner desteklidir. (Bir Google hizmetidir)