Ticarî Kaygılar, Tarihî Yanılgılar
27 Eylül 2006 - 0:08
Bir süredir bazı medya yöneticilerimiz ve onların şakşakçılarının, öngörüleriyle bir tartışmaya taraf olma çabası içinde bulundukları gözlemleniyor. Hadise; “İnternet, basılı yayının önüne geçebilir mi?” sorusuna verdikleri kısaca “Hayır!” cevabı.
Bu sorunun türevleri; “İnternet’te yayıncılık yapan haber siteleri gazetelerin yerini tutabilir mi?”, “İnternet’te yazanlara gazete yazarı denir mi?” şeklinde dallanıp budaklanıyor. Bu sorulara verilen peşin cevaplar da olumsuz tabii.
Özgürlüklerin temelde ekonomik özgürlüğe indirgendiği, herkesin bir şekilde bir şeye bağımlı olduğu bir ülkede söz sahiplerinden safkan görüşler dinlemek artık tadına varamadığımız bir özlem haline gelmişken, ticarî oluşumların kendi mevcut çıkarlarına aykırı görüşleri savunmalarını zaten kimse beklemiyor.
Özgür görüşleriyle toplumu aydınlatmak yerine göreceli özgürlükleri doğrultusunda toplum mimarlığı gayretkeşliğini sürdürenlerden gerçekten inandıkları -yansız- değerlendirmeler yapmalarını ummanın da gerçekçi olmadığını biliyoruz.
Reklam pastasından aldıkları aslan payı dururken, Elektronik yayıncılık hadisesine prim verip doğası gereği sermaye sahipliğine ihtiyaç duymayan alternatifler ve olası rakipler yaratmalarına gerek var mı? Efendim?
Bu tartışmalara taraf olmayan ve “gerçek yayın organlarından” olduğunu düşündüğümüz Turkinternet.com‘un 25 Eylül 2006 tarihli “Gazeteler Ölüyor, NY Times Gelirleri Dibe Vurdu” başlıklı haberinden bir paragraf:
Basılı yayınları olan medya şirketlerinin korkusu gerçeğe dönüşüyor. İnternet medyası artık hem okuyucuların, hem de reklamcıların daha çok önem verdikleri mecra haline dönüşmeye başladı. Bunun en önemli örneği New York Times’ın geçen ay reklam gelirlerinin dibe vurduğunu gösteren açıklamasıyla geldi.
diyor ve devam ediyor…
New York Times’dan yapılan açıklamaya göre, Ağustos 2006 ayında, basılı gazetenin reklam gelirlerinin bir yıl önceki rakama göre % 30,8 gerilediği görülüyor.(…) New York Times, basılı medyanın gelirlerindeki düşme ve reklamların Online medyaya yönlenmesinin en iyi görüldüğü yer olduğu belirtiliyor.
(…) Şirket, Online büyümenin, basılı yayından Online tarafa geçen reklamlar yüzünden olduğunu bildiriyor.
Bir zamanlar ne demişler
- 1876′da bir Western Union görevlisi: “Bu telefon denen şey bir iletişim aracı olarak düşünülemez, çok fazla kusuru var. Bu alet hiç bir işimize yaramaz.”
- İngiltere Posta Başmühendisi Sir William Preece: “Amerikalıların telefona ihtiyaçları var, ama bizim yok. Bizim elimizde bir yığın haberci çocuk var.”
- 1899’da ABD Patent Dairesi Müdürü Charles Duell: “İcat edilebilecek olan her şey icat edilmiştir. Patent dairesini artık kapatmamız gerekir.”
- 1927′de Warner kardeşlerden H. M. Warner sesli filmler için: “Oyuncuların konuşmasını kim dinlemek ister ki?”
- 1943 yılında IBM’in yöneticilerinden Thomas Watson: “Dünyada belki beş bilgisayarlık bir pazar olduğunu düşünüyorum.”
- 1949′da Popular Mechanics Dergisi: “Gelecekte bilgisayarlar 1,5 tondan daha ağır olmayacak…”
- 1977′de Digital Equipment Corporation’un kurucusu Ken Olsen: “İnsanların evlerine bir bilgisayar almak istemeleri için hiçbir sebep yok.”
Biz ne diyoruz
Yeryüzünde herşey önce Amerika’da başlayıp sonra dünyayı sarar hale geldi. Bizimki gibi özgün fikir ve düşünce üreterek bunları ekonomik değer haline getirmenin olanaksızlaştığı, bu yönde çaba harcayan bir avuç insanın küçümsendiği ve ötekileştirildiği ülkelerde takip ve taklit etme kolaycılığından başarı üretip bunları kendi değerleriymiş gibi topluma dayatanlara diyoruz ki; bakın işte Amerika’da bunlar olmaya başladı. Yarın bizde de aynısı olacak.
Ticari çıkarlarını “global” emellerle birleştirerek genel geçer değerler haline getiren bir kısım medyanın (Gerçekten safdillikleri nedeniyle ileride yukarıdaki tarihî şahsiyetler arasında anılmayı hak edecekleri tenzih ederim) elektronik yayıncılığın geleceğinin parlak olmadığına inandırdıklarına bir sorum olacak:
- Size bunları söyleyenler gerek saman altından gerekse açıkça hangi Online yatırımları yapmışlar ve yapmaya devam ediyorlar?
Bir sorum daha var:
- Bu topraklara matbaa Avrupa’dan kaç yıl sonra gelmişti?
Sorularımıza doğru cevap verenlerin tamamına E-Kitaplarımızdan istediklerini bedava veriyoruz.
Diğer Ali Rıza Esin Yazıları
- Erken
- Sessiz Kalma Hakkı
- Sahibine Ait
- Geçiniz
- Günüm, Işığım
- Batılı Gözleri Doğuya Çevirten Sanatçı: Halil Cibran
- Hatırlamanın Estetiği: Kitap Ayraçları
- İnsana Mahsus Yaratıcılık
- İç İçelik
- Senlik Benlik
- Kuvayi Milliye Destanı - Nazım Hikmet
- Siyah Beyaz

Dünyanın en büyük 3 destanından biri olan Kuvayi Milliye Destanı, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Tiyatro topluluğu tarafından 28 Mart Cuma gecesi İzmir'de ilk sahneleme denemesini yapmıştı. 70 kişiden oluşan kadrosuyla, canlı müziğiyle ve içerisinde milli mücadele günlerine ait danslarıyla Kuvayı Milliye Destanı oyunu, 16 Mayıs 2008 tarihinde Gaziantep Üniversitesi'nde sahnelenecektir.








[...] Kayıt ol « Ticarî Kaygılar, Tarihî Yanılgılar Uyak Nedir » [...]
E-Kitapların önü açık bence. Alışkanlıkların değişmesine bağlı. Bu da insanlara cazip gelecek standartların oluşturulmasına bağlı diye düşünüyorum.