E-Kitap > Orhan Pamuk’un Romancılığı…
Admin16 Ocak 2007 - 19:17
Boray Biçer’in “Orhan Pamuk’un Romancılığı ve Romanları” isimli E-kitabı burada.
PDF formatındaki kitabı indirmek veya okumak için buraya tıklayınız.
Bu kitap yazarının talebiyle yayından kaldırılmıştır. 05.04.2008
| Yazar | Boray Biçer | ![]() |
| Kitap ismi | Orhan Pamuk’un Romancılığı ve Romanları | |
| Alt başlık | - | |
| Türü | İnceleme | |
| Sayfa sayısı | 197 | |
| İlk yayın | 1998 | |
| Format | ||
| ISBN | Yok | |
| İndirilme | 3164 (23.02.2007 - 05.04.2008) |
Kitaptan Alıntılar
(…) 1980’li yıllar, romancılıkta bir değişimin de başladığı yıllardır. Yusuf Atılgan, Bilge Karasu, Oğuz Atay, Sevim Burak gibi yazarların ‘Bütün Eserleri’ yayımlanmaya başlanmış; yeni romancılar nitelikli ürünler vermeye başlamışlardır. Cevdet Bey ve Oğulları yayımlandıktan hemen sonra ‘otobiyografik’ özellikleriyle dikkat çeker. Orhan Pamuk, edebi yaratıcılığın farkında, bilinçli bir yazar olarak bu eleştirilere roman anlayışı çerçevesinde karşı çıkar:
“Otobiyografik sözünden ne anlaşılıyor, tam kestiremiyorum. Eğer yazarın yazdığını bir ölçüde ‘yaşaması’ isteniyorsa, acaba bunun ölçüsü ne kadardır? (…)”
(…) Orhan Pamuk’un, daha ilk romanından itibaren, derin bir araştırma ve okuma merakı olduğu görülmektedir. Orhan Pamuk, bir söyleşide, etkilendiği kaynakları, okuduğu Türk romancılardan ve kuramcılardan öğrendiklerini, açıklayıcı bir tarzda anlatmış; özellikle ‘gelenek’ bağlamında romancılıktan ne anladığını da böylece açıklığa kavuşturmuştur:
“Tanpınar benim üzerimde etkili oldu, bilinçli bir şekilde de değil. (…) Ne bakımdan etkili oldu? Tarihten yararlanabilirim, ama tarihten yararlanırken ve “gene de Batı’lı halesi taşıyan bir yazar olabilirim” tutumunu, Enis’in deyişiyle durumunu öğrendim ben Tanpınar’dan. Yani tarihin ağır yükü altında “geleneğin ağır yükü altında” ezilmeden yaratıcı olabilirim ve Batı’lı olabilirim. Burada oyuncu romancı olabilirim, bunu öğrendim. Kemal Tahir’den çok özel bir şey öğrendim: Tarihe ilgi duyulur, tarihe ilgi duymak bize ufuklar açabilir. Daha önemlisi, tarih bizatihi, kendi içinde tıpkı roman kahramanı gibi, romanın naklettiği dramanın, yani olaylar dizisinin ve gerilimin bir kahramanı olabilir. (…) Oğuz Atay’dan çok şey öğrendim gelenek bağlamında onu da söylemem gerekir, o da şudur: Abartıyorum burada, ama doğrudan izleri açık bir şekilde görülecek derecede Batı’lı modernist yazarlardan etkilenerek Türk romancısı olabilirim.”
Kitapla ilgili eleştiri ve yorumlarınızı aşağıdaki formu kullanarak herkesle paylaşabilirsiniz.
Diğer Admin Yazıları
- Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiiri
- Evrensel Bilgi
- Kitap Ayraçları
- Çatışan Feminizmler
- Gerçekler Üzerine Düşünceler
- Arif Nihat Dursun - Mezat
- Kitap Sevgisi(!)
- Altın Portakal Şiir Ödülü
- Necatigil Şiir Ödülü
- İlk'in İlk'i...
- Cemal Süreya ve Ötekilerin Şiirleri
- Mutlu Yıllar!












[...] Bahsi geçen kitabımız yayınlanmıştır. Boray Biçer’in kitabını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Kitap (ve öyle anlaşılıyor ki, Orhan Pamuk) hakkındaki yorum ve düşüncelerinizi bundan böyle lütfen kitabın bulunduğu sayfaya yazınız. [...]
Sayin Pamuk’un goruslerine taban tabana karsi olmakla beraber, kendisine buyuk saygi duyuyorum.
Ayrica yazarimizin Nobel odulunu almasina, en az, Galatasaray’imizin 2000 yilinda UEFA kupasini almasina sevindigim kadar ya da Erzurum’umuzun 2011 Universiade oyunlarina ev sahipligi yapacak olmasina sevindigim kadar sevindim.
Cennet Turkiye’mize ve guzel Turkce’mize saygi duyulacak her platformda elde edilmis her basaridan ben de cok buyuk mutluluk duyarim.
Bu, bir Turk evladi ve bir vatansever olarak en dogal hakkim.
Dunyada, kafa sayisi kadar dusunce vardir. Hic biri bir digerine uymak zorunda degildir. Dusunceler saldirgan olmadikca ozgur olmalidir… Ve ozgur oldukca ancak onun adi “dusunce”dir, ancak o zaman tam anlamiyla bir dusunceden soz edilebilir. Bu olmazsa, onun adi dusunce degil, olsa olsa “dayatma” olur, “tek-tip-insan modelciligi” olur.
Sonuc olarak, insanlara dusuncelerini degistirmeleri ya da onlardan vazgecmeleri konusunda baski yapamazsiniz, kaliplara sokamazsiniz onlari.
Sokmaya kaltiginiz vakit de onlar sizi sokacaktir.
Ya onunde, ya sonunda. Ama mutlaka…
~
[...] [sayfasına git] [...]
Ben kar romanını okudum ve siyasi içeriğinin neler olduğunu tam anlamıyla anlamadım.
Ama yazarın kar adlı romanının nobele layık olacak kadar kaliteli bir kitap olduğuna inanmıyorum.Roman hakkında daha ayrıntılı olarak nr-eden siyasi denildiğini anlayan varsa anlatsın.Romanda yer alan kişiler yazarın yarattığı kahramanlardır sadece.Bu ülkede düşünce ve fikir özgürlüğü vardır saygı duymak lazım.KIaldı ki bu insan bizim adımızı dünyaya duyurmuştur.
kitapları okumayanlar konuşmasın!yeni hayat ve beyaz kale kitaplarını okudum ve hayran oldum.her paragrafında ayrı ayrı özlülük var.doğu batı karşılaştırması çok yoğun ve çoğu zaman bize hak verir.bize hak vermediği zamanlarda aslında gelişmemizi anlatmaya çalıştığı yanlardır.doğallıla yapaylığı karşılaştırır ve doğallığa hak verir.
Ben de Kar romanını inanır mısınız zorlayarak bitirebildim.Kitabı bıraktığımda beni hiç çağırmadı.Başladığı kitabı mutlaka bitiren biri olarak çok sıkıcı ve hiçbirşey anlatmayan bir kitap olarak değerlendiriyorum Kar’ı…
Beyaz Kale ve Benim adım Kırmızı’dan sonra keşke Kar’ı hiç okumasaydım diye düşündüm.Çünkü Pamuk’un diğer kitaplarını okumak için teşvik edici değil engelleyici oldu,umarım hayal kırıklığım diğerlerinde devam etmez…
Orhan Pamuk, her şeyden önce edebi yapıtı için değil malum çirkefliği dolayısıyla Nobel’e layık görülmüştür. Ayrıca her Oskarlı film nasıl makbul değilse her Nobelli yazar da iyi yazar değildir, tabi edebi perspektifi yakalayabilmiş ve burdan bakmayı öğrenebilmişsek.
Diğer taraftan O. Pamuk, Türk’ten, onun kültüründen ve yaşantısından o kadar uzaktır ki, “namaz saati”nde “caminin balkonundan” müezzine ezan okutur ve biraz da sahtekardır ki, çaktırmadan sağdan soldan intihal yapar, bunun üzerine gelen eleştirilere ise yanıt vermez.
“Aaa, Türkçe yazan bir romancı Nobel almış” demekliğin sarhoşluğu içinde tenkitçi yaklaşımdan uzak kabullenmeci pozisyonda olmamalı insan. Hele de bilhassa modern Avrupa romancılarını az-biraz ucundan kıyısından tanıyorsanız O. Pamuk’u tavsif ederken çok daha dikkatli davranırsınız.
Söylenesi çok şey var tabiî, ama ne vakit ne alan kafi.