Exlibrary

E-kitap, Edebiyat, Kültür, Sanat, Felsefe içerikli yazılar. E-kitap konusunda Türkiye’nin ilk kaynağı.
 
Exlibrary, e-kitap kavramına yabancı ve bildik kitap yayınlama rutininin dışında kalanlara bunu yapabileceklerini göstermek, kabul edenlerle çoğalarak suçu tabana yaymak için kuruldu. Yazarlara, yazanlara yardım ve yataklık ederek yazılanları okuyanlarla buluşturma odaklı yayınını sürdüren Exlibrary, e-kitap teknolojileri, edebiyat ve felsefe ağırlıklı günlük yazılar yayınlayan anonim bir web sitesi olarak yoluna devam ediyor.

Ücretsiz yayınlanan kitaplarımızı ve yazarlarımızın anlatı, deneme, günce, inceleme, kuram, makale, mizah-kara mizah, oulipo, patafizik, söyleşi, öykü, şiir kapsamlı nitelikli eserlerini okuyabilir; kitap, fotoğraf, resim, sinema, tiyatro ve diğer sanat ağırlıklı girdilerini izleyebilir, bunlar hakkındaki görüşlerinizle katkı sağlayabilirsiniz.

Şiir

Keşkem

Ali Riza Esin • 29 Haziran 2008
Söz birliği etmemiş benliklerim Artık söz birliğine teşne Hiç sözüm geçmemiş Arsız bir huzurum var artık Bir de orda olsam keşke

Bir gerçek ki aslında…

Ali Riza Esin • 28 Haziran 2008
Gözlerin perdeliyor Sözlerini Yaptıkların Yapmayacaklarının Sözünü veriyor

Affetmeyeceğim…

Genco Demirer • 28 Haziran 2008
Eğer yeni bir yaşamda karşılarsak Hataları görmezden gelen yastıkları Uykusuz geceleri Bitmemiş rüyaları affetmeyeceğim Mutlu anların civarında filizlenmiş Büyümemiş Ürkmüş Bitmemiş hikayeleri affetmeyeceğim Vücuttan şarkılanan kandırmacaları Dantelsiz bir İstanbul sabahını Gelmemiş hatta yazılmamış bir mektubun Bitmemiş satırlarını affetmeyeceğim Biliyorum bitişi değil belki ama kendimi affetmeyeceğim...

Gidişine ipotek tutkum

Genco Demirer • 27 Haziran 2008
Sulu gökyüzüne tehdit pamuktan yalanların Ufuğa sabitlenmiş güneşte gülüşünü izleyen ben Zevksiz hata sayışları ve ateşten çalınmış günahların Gözlerinin içinde kollarım, sabah pek bir yürünmez... Yalın sebeplerle bastırılmış dudakların Kapalı güne uzamış inatçı ve tatsız Yarını beklenmez kılan ellere borçlu şerefsiz kalbin Gidişine ipotek tutkum, pek bir izinsiz... Lanetli duvarlara mahkum kalbinin tabutları Rüzgâr sessiz ve paylaşılmaz ve dinsiz Duyma hizasının üstünde artık sözlerin Günbatımı satan gizemci, pek bir kara...

takdire değer bir çöküş

Genco Demirer • 26 Haziran 2008
gülümseyemeyen gözler tarihi geçmiş acılar ve eziyet edilen kötü kullanılan gölgesi kibirli kendisi yalan "Biz"... kansız adil izli yaralarla mezar için yaşayan inançsız zaman... unutulan her sözde öpüşen her takıntıda imrenen taktire değer bir çöküş...

(ya da kara basanlardan ad alansın…)

Genco Demirer • 24 Haziran 2008
madem ki geçmişi ağıtlı ve masum ve çocuksu umutsun... madem ki canlanmaya doğmuş ve gözleri zehirli ve öfkesi büyüyen rüyasın... madem ki emniyetsiz bir gelecek ve sıradan bir geçmiş ve ezilmiş sıcaktan kaçan bir karsın... (ya da kara basanlardan ad alansın...) ve madem ki yüreğimde yanan üç rengi gözlerimde ışıldayan insansı tek duruşumun ateşisin... neden ki bu kadar içimde ve bu kadar uzaksın...

Dışarıda Yağmur Ağlıyor

Mehmet Sözer • 09 Haziran 2008
Bir buluta dokunurken demirden elleriyle adam Yağmur saçıyordu etrafa Sonra elleri paslandı Çok uzaktaki karanlıkta Yalnız bir kız ağladı Ve bir duvar bir duvara sırtını yasladı Artık yosun kaplansa da duvar Kız ve adam ayrılmayacaktı

Uyan Çocuk!

Mehmet Sözer • 04 Haziran 2008
Çocuk uyandı Kaldırdı kafasını Döndü etrafına baktı Bıraktı gelecek için kaygılanmayı Erişilmez sandığı duvarlardan atlayıp Komşu dünyanın yasak bahçesine daldı Ne başarı kaygısı Ne para kazanma hırsı Yarın ölecek gibi hayata tutundu çocuk Terli avucunda bir sinek vardı Döndü, babasına baktı Bir şey yok dedi elimde Yumruğunu sakladı Çocuk uyandı Kaldırdı kafasını Döndü etrafına baktı Ne elinde sinek Ne yanında babası vardı Uğruna yaşlandığı gelecek Buz gibi bomboş bir duvardı

Hele Bir Gel

Dinç Çoban • 02 Haziran 2008
Sen hele bir gel Bak kimler kıskanacak baharları Ne ağaçlar eğilecek önünde Sen hele bir gel Gel de gör Ne şiirler yazılacak üzerine. Düşünme, Sıkıp dişlerini telaşa verme ellerini. Üst tarafı Sabahlara geleceksin Korkma Kimse örselemeyecek seni Öpmeyecek bile Güllere geleceksin, çiçeklere. Sen hele bir gel Tersine çevir istersen bütün oyuncaklarımı Sen iste Ebe hep ben olayım. İstersen Saklan bulamayayım. Sen hele bir gel İstersen ölümü de getir beraberinde Bilmez misin Nasıl da canlanır gözlerim ellerinde. Dönerek gel istersen Ya da bağırarak Sen hele bir gel Bütün arılar bal olacak, ballar aşk. Sen hele ...

Yalnızlık kapısı

Mehmet Sözer • 31 Mayıs 2008
Evet yalnızlık Oysa kendin açtın kapıyı Ve uçup gittiğinde Aralık kalması canını yaktı Evet, yalnızlıktı adı Ve sen söyledin kulağına gecenin Hatırlasana ardından bakışını Son yalancının Ne olursa olsun Böylesinden iyiydi... di mi? Yalnız bırak beni!