Exlibrary

E-Kitap, Edebiyat, Kültür, Sanat, Felsefe ve güncel konular içeren yazılar. E-Kitap konusunda Türkiye’nin ilk ve en geniş kaynağı.
 
Exlibrary, E-Kitap yayıncılığı yapan, E-Kitap teknolojileri hakkında bilgi sunan ve Edebiyat, Kültür, Sanat, Felsefe içerikli günlük yazılar yayınlayan anonim bir web sitesidir. Ücretsiz yayınlanan kitaplarımızı ve yazarlarımızın deneme, şiir, öykü, mizah başlıklı edebî eserlerini, kitap, resim, sinema, tiyatro ve diğer kültürel konulardaki yazıları okuyabilir, bunlar hakkındaki görüşlerinizle katkı sağlayabilirsiniz. Kitaplarını ve yazılarını İnternet'te yayınlamak isteyen herkese açık olan bu paylaşım ortamı, sizlerin katkısıyla gelişmeye devam ediyor.

Öykü

Günlükler 4

Barış Kahraman • 14 Mayıs 2008
Bugünlerde sanki insanlar daha sık intihar ediyor ya da bana öyle geliyor. Gazeteyi açıyorum ve bir haber benim için iliştirilmiş bir not ...
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
(1 oy, ortalaması: 4)
Loading ... Loading ...
Öykü bölümündeki yazı 9 kez görüntülendi. Yazıya ilk yorumu siz yapın! Sizin Fikriniz?
Etiketler: , ,

Sessiz Kalma Hakkı

Ali Rıza Esin • 04 Mayıs 2008
"Sessiz kalma hakkına sahipsin!" diye seslenmişti bir ses. "Sessiz kalma hakkına sahipsin!!! Söyleyeceğin her şey aleyhine delil olarak kullanılabilir!.." Nereden geldiğini anlayamamıştı ki daha, sessiz kaldı; öyle her söyleneni anında yapar birisi de değildi üstelik.
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
(3 oy, ortalaması: 5)
Loading ... Loading ...
Öykü bölümündeki yazı 109 kez görüntülendi. Yazıya tek yorum var. Sizin Fikriniz?
Etiketler: , ,

Günlükler 3

Barış Kahraman • 04 Mayıs 2008
İntihar "Gerçek intiharlar soğukkanlılıkla karar verilenlerdir. Diğer intiharları bunlardan ayırıyorum. Örneğin anlık bir öfkeyle kalkışılan ve başarılan intiharları bunlardan ayırıyorum. Soğukkanlılıkla düşünülüp tasarlanarak uygulanan intihara gerçek dememin sebebi diğerlerinden daha değerli bulmam; yoksa diğerlerinin intihar olmadığını söylemiyorum. Bunları daha değerli bulmamın sebebi ise hayatın görünüşlerinden değil bizzat kendisinden kaynaklanmaları; anlık bir acı çekişten değil bizzat hayatın temelinin acı olduğunun kavranmasından kaynaklanmaları. Kısaca gerçek intiharın temelinde akıl, diğerlerinin temelinde ise duygular yatıyor denebilir. Akıl duygudan değerli midir bilmem ama hayatı kavramada duygular gibi aldatıcı değildir. Şöyle ki, üzgünken dünyayı üzüntü kaynağı olarak gören kişi kendi üzüntüsünün sebebi ortadan kalkınca dünyaya olan tavrını da değiştirir. Yani dünyayı duygularla kavramaya çalışırsak aynı dünya kişiden kişiye ve hatta aynı kişide zamana göre değişik görünüşler alacaktır. Oysa bu görünüşlerin altında bir tane dünya vardır. İşte an gelir insan dünyayı olduğu gibi görür. Bu fark ediş genelde gençlik çağı geçince olur. Bu yüzden soğukkanlı intiharlara gençlik dönemlerinde pek rastlanmaz. Bazı duyarlı ruhlar, hayat kendilerine birçok mutlu olma olanağı tanısa da bir tek yoksunluk durumuyla karşılaşınca —gençlik dönemlerinde— intihar edebilmektedirler. Unutamadığım intiharlardan biri de ünlü bir televizyon spikerinin oğlunun bilinçsiz intiharıydı. Haberlerden öğrendiğim kadarıyla X’in oğlu eve gelmiştir, onuruna yediremediği bir olay yaşamıştır; belki hakarete uğramış belki de evlenmeyi düşündüğü kız tarafından terkedilmiştir ve vitrin camına kafa atmadan önce şöyle der: ’Ben böyle yaşayamam!’ Analiz edersek şöyle demiştir: “Yaşayabilirim ama böyle değil.” Sonuç olarak duygusal intiharda reddedilen hayatın kendisi değil görünüşlerinden biri ya da onun özne üzerindeki bir anlık etkisidir. Örneğin burada kişi hayata değil hayatın karşısında kendi kaldığı duruma itiraz etmektedir . Özetle duygusal tavır dünyaya iyi ya da kötü değeri atfeder. Oysa dünya kendi başına iyi ya da kötü değil, bütün bu değerlendirmelerin uzağında ve kayıtsız; kısaca ‘değersiz’ ve anlamsızdır. İşte mantık intiharı da bu anlamsızlığa verilen yanıttır. Dünyanın soğukkanlılıkla değerlendirilebilmesi için onu görmemizi engelleyen birtakım perdelerin aradan çekilmesi gerekir. Dünyayı görmeye engel olan bir çok perde vardır; herhangi bir nesneye duyulan istek, kişinin benimsediği ya da sırtına vurulan sorumluluklar kişi tarafından dünyanın anlamı olarak konumlandırılır. Oysa belli bir olgunluğa varan insan bütün amaçlarının eğreti bir yapısı olduğunu fark eder. Kendi kendisini yaratmamıştır ve varolanlar arasındaki konumundan kaynaklanan bütün istek ve sorumlulukları tesadüfidir. Hayatının anlamı olarak belirlediği şeyleri asıl belirleyen neden-sonuç ilişkileri olmuştur." Diye yazmışım en son, bütün evrene yukarıdan bakıyormuş budalalığıyla. Sanırım bunu yazmamın sebebi intihar meselesine kafayı takmış olmamın yanı sıra bu aralar sanki her zamankinden daha fazla intihar vakası yaşanıyor olması ve sanki bütün bunların ya benim çevremde ya da bana göz kırpan bir açıda oluyor olması. Belki de intiharı bir paradigma olarak belirledim ve varlığı bu kalıbın dışında göremediğim için böyle düşünüyorum. Tıpkı bir atom fizikçisinin etrafındaki her şeyi birbirini itip çeken atomlar gibi görmesi gibi.
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
(3 oy, ortalaması: 5)
Loading ... Loading ...
Öykü bölümündeki yazı 134 kez görüntülendi. Yazıya 2 yorum yapılmış. Sizin Fikriniz?
Etiketler: ,

Günlükler 2

Barış Kahraman • 29 Nisan 2008
Yazı yazmak, yaşamanın karşısındaki ölüm dışındaki ikinci seçenek gibi görünüyor. Benim gibi yaşama uyum sağlayamadığı halde ölmeyi tercih etmeyenlerin ya da cesaret edemeyenlerin önündeki ikinci seçenek. Uyumsuz bir insan, hayatının bir noktasında yazmaya, yazılarıyla avunmaya karar verir ve yaşadığı acıyı sayfalara dökmeye
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
(7 oy, ortalaması: 5)
Loading ... Loading ...
Öykü bölümündeki yazı 123 kez görüntülendi. Yazıya ilk yorumu siz yapın! Sizin Fikriniz?
Etiketler: , , , , , ,

Günlükler 1

Barış Kahraman • 22 Nisan 2008
“Biliyorsun, kaybetmesi gereken biri vardı ve o da sen oldun.” Ergenlik dönemimde –sanırım on yedi yaşlarındayken– bir öğle vakti uykuyla uyanıklık arasında yatağımdayken babam başucumda böyle demiş gibi gelmişti bana.
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
(8 oy, ortalaması: 4.63)
Loading ... Loading ...
Öykü bölümündeki yazı 233 kez görüntülendi. Yazıya 2 yorum yapılmış. Sizin Fikriniz?
Etiketler: , , , , , , ,

Karşılaşmalar -4-

Emel Yuna • 20 Mart 2008
Güneş tüm haşmetiyle ışımaya başlayıp, hiç yaşanmamış ve bir daha hiç yaşanmayacak yeni bir günü daha aydınlatıyorken Cici, kapısını rahatsız edici bir gıcırtıyla araladığı bahçeden içeriye süzüldü. Rehavetle etrafına bakındı derin soluklar alarak.
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
(6 oy, ortalaması: 4.83)
Loading ... Loading ...
Öykü bölümündeki yazı 283 kez görüntülendi. Yazıya tek yorum var. Sizin Fikriniz?

Karşılaşmalar -3-

Emel Yuna • 20 Mart 2008
‘Rüyamda gördüm ben seni.’ dedim. Manasız bakışlarını boşluğa dikti. ‘Tam kıyısındaydın’. Alaylı bir kahkaha patlattı bana boş görünen, kendi dünyasını doldurduğu aynı sabit noktaya bakarak. ...
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
(2 oy, ortalaması: 4)
Loading ... Loading ...
Öykü bölümündeki yazı 206 kez görüntülendi. Yazıya ilk yorumu siz yapın! Sizin Fikriniz?

Karşılaşmalar -2-

Emel Yuna • 19 Mart 2008
“Buradan bakınca ‘ölüm’ hiçbirşeye benzemiyor. Ölendeki ‘ben’i çıkarınca zaten, neye ağlıyoruz?..” ‘Zavallı kız..’ diye duyurur sesle fısıldaşıyorlardı; ‘hastasının durumu kötü olmalı.’ İkisi de koca birer palavraydı. ...
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
(6 oy, ortalaması: 4.83)
Loading ... Loading ...
Öykü bölümündeki yazı 217 kez görüntülendi. Yazıya ilk yorumu siz yapın! Sizin Fikriniz?

Karşılaşmalar -1-

Emel Yuna • 19 Mart 2008
Yeryüzü masalında inandığın kadarsındır ya, neye inanırsan o’sundur.. İnançlarının ayrıntılı, kimi ateşli, kimi savrukça, bazen yüzleşerek, bazen hazin bir köşe kapmacaya dönüşerek ama benim bildiğim o ...
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
(3 oy, ortalaması: 4.67)
Loading ... Loading ...
Öykü bölümündeki yazı 205 kez görüntülendi. Yazıya ilk yorumu siz yapın! Sizin Fikriniz?

Sakallı Nine

Cem Çınar • 17 Mart 2008
Birinci bölüm: Muhtar onun doksan, doksan beş arası bir yaşta olduğunu söylemişti. Bu kadar yaşlı olmasına rağmen iri gövdesi hala bir gemi iskeleti gibi geniş yer yatağını kaplıyordu. “Altına ediyor,” dedi yanında ayakta duran kadın. Yaşı geçmiş olmasına rağmen gayet dinç görünüyordu. Belli ki sabah akşam süt yoğurt tüketmekten semirmişti. “Yatak, döşek koymuyor batırıyor. Her gün onun pisliğini temizlemekten bıktım,” diye devam etti.
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
(5 oy, ortalaması: 4.8)
Loading ... Loading ...
Öykü bölümündeki yazı 316 kez görüntülendi. Yazıya 2 yorum yapılmış. Sizin Fikriniz?
Etiketler: ,