Exlibrary

Çokça sanat, evvela edebiyat ve illa ki felsefe. Türkiye’nin ilk E-kitap bilgi kaynağı.

Deneme

Taraf olmak, taraftar olmak

Ali Riza Esin • 01 Ekim 2007, Pazartesi

Farketsek te farketmesek te, hepimiz birşeylerden yanayız, tarafız. Hayatının şu veya bu döneminde birşeylere taraf olmamış, olmayan kimse yoktur. Yanlış anlaşılmasın, ki bu yazı zaten böyle bir ahkâm kesecek, -taraf olmakla- taraftar olmak kastedilmemekte. Taraftarlıktan da takım tutmayı kastetmek istemiyoruz. Hoş, öyle okunmasının da bir mahsuru yok anlam açısından.
Özgürlükten yanayız, demokrasiden yanayız, laiklikten yanayız, cumhuriyetten [...]

Kendimizi tanıma atması

Sertaç Atalay • 27 Eylül 2007, Perşembe

Dört adet vesikalık resim (son altı ayda çekilmiş), iki adet ikametgah ilmühaberi (biri resimli), nüfus cüzdanı sureti, adli sicil kaydı, kan, sperm, saç, tükürük, parmak izi istedim kendimden. Kendini tanımak yolunda, atılacak her adımın, ciddi bir şekilde ve kontrol altında olması gerekli.
Çok önemli bir şeydir bu; kendini tanıyan insan, kararlı ve planlıdır, yapabileceklerinin ve [...]

Dünyanın en güzel uykusu

Ali Riza Esin • 25 Eylül 2007, Salı

Dünyanın en güzel, en tatlı, en haklı uykusu nedir bilir misiniz? Antalya’nın kuzeyine denk gelen muhitlerindeki yataklarından yarı uykulu kalkıp, kendilerini gün boyu kafa sallayacakları otellere götüren servislerin geçeceği ana yollara koşuşturan insanların, kör sabah serinliğinde otobüslerini beklerken yüzlerine çarpan rüzgârdan, otobüse bindikleri anda kapıda karşılayan ucuz deodorant kokusunun ılıklığına terfi ve idrakla daldıkları, yolcu [...]

Gökte uçan hûma kuşu

Ali Riza Esin • 05 Ağustos 2007, Pazar

Siz hangi yüce değerleri temsil eder durumda olursanız olun, söyledikleriniz karşınızdakilerin anlayabildiği kadardır. Eğer karşınızdakileri de yanınıza çekmek istiyorsanız, onların konuştuğu dilden konuşmanız gerekir. Ta ki, onlar da sizinle aynı dili konuşmaya ve sizi anlamaya başlayana dek. Kişinin gerçekte iyi ve doğru olanı anlaması için, onu görmesi, hissetmesi ve yaşaması, sıkça kullanılan yeni deyişle “içselleştirmesi” [...]

Anlayamıyorum!

Başar Tanrıken • 28 Nisan 2007, Cumartesi

Anlayamıyorum. Bu ülkedeki kavramların hızla içinin boşaltılmasını anlayamıyorum.  Bu ülkenin insanlarıyla aynı dili konuşmuyor muyum acaba? Lütfen biri bana neler oluyor anlatsın..
Örneğin laikler ne demek? Benim bildiğim laiklik insanlara değil devlete ait bir sıfattır ve özellikle azınlıkta kalan dine ya da mezhebe mensup insanları dinlerini özgürce yaşamalarını sağlamayı amaçlar. Yani içi boşaltılmış bir biçimde din ile [...]

Karşı olma refleksleri

Başar Tanrıken • 14 Nisan 2007, Cumartesi

Bir şeylere karşı olmak, bir şey olma isteğinin doğal sonucudur. Kendinizi bir şey olarak tarif ettiğiniz anda bu tarifin dışında kalan şeylere şüpheyle bakmak da hemen arkasından doğal olarak geliyor. Modern dünya her şeyde olduğu gibi bu isteği karşılayabilecek yapay besin kaynaklarını üretmiş; dünyanın gidişine yön verme niyetlisi aktörleri de bu ihtiyacı yöneterek kitleleri yönlendirmenin [...]

Anlamak ve anlaşılmanın tarihi

Başar Tanrıken • 19 Mart 2007, Pazartesi

Her canlı türünün evrim süreci içerisinde var olabilmek için geliştirdiği özel yetenekleri vardır. Kedigiller tüm dünyadaki en kıvrak, en süratli canlılar olma özellikleri sayesinde binlerce yıldır çok az evrim geçirerek var olmuşlardır. Onlar yeryüzünde yaşayan en iyi avcılardır. Avlanmak konusunda o kadar başarılıdırlar ki, nerdeyse evrim geçirmeye ihtiyaçları yoktur. Yine köpekbalıkları da denizlerin en iyi [...]

İnsan zaaflarını paraya çevirmek

Ali Riza Esin • 15 Şubat 2007, Perşembe

Para kazanmanın en “kolay” yöntemlerinden biridir. İnsanların zaaflarını incelemek, sonra nabza göre şerbet vermek. Formül ortada. Neden bastırılmış olduğuna aldırmadan, insanların dürtülerini su yüzüne çıkarıp kaşıyın yeter. Neye mal olduğu önemli değil, talep edildiğini söyleyebilirsiniz.
İnsanların birbirlerini aşağılamaları mı seyredilmek isteniyor. Verin coşkuyu ekranlara.

Ödül ve Ceza

Başar Tanrıken • 15 Kasım 2006, Çarşamba

İnsanı birşeyler yapmaya motive eden iki şey vardır: Ödül ve ceza…
Tanrının içimizde kurduğu karmaşık sistemde bunun karşılığı ise haz ve acıdır. Haz aldığımız veya alacağımızı düşündüğümüz şeyleri yapmaya çalışırız. Kimileri buna yakınlaşma davranışı da der. Haz aldığımız davranışları çoğunlukla tekrarlama eğilimindeyizdir. Bize acı vereceğini düşündüğümüz şeylerden ise uzak dururuz. Kaçınmazsak acı çekeceğimizi biliriz. Ama şu kısa [...]

Manifesto

Başar Tanrıken • 15 Kasım 2006, Çarşamba

İnsanın gerçekliği, hayallerini gerçekleştirme çabasıyla paraleldir.
İnsanın düşünceleri hareketlerine yansımıyor, yalnızca kafasının içinde kalıyorsa, o insanın yaşamı tıpkı hayallerinin var olduğunu düşlemesi gibi sahtedir; halüsinasyondur… Yoktur…
İnsanlar gerçek olmaya, var olmaya çabalamalıdır.