Gecenin ilerleyen saatleri sabaha ulaşmış, günün ilk ışıkları şehrin karanlık ufkunda belirdiği halde, binaların sokaklar boyu yükselen gölgeleri aydınlığın yükselmesini engelliyordu.
Doğa çoktan uyanmış, kuşlar bina boşluklarının kuytularından ayrılmış, ağaçlar gece karanlığının ziftinden sıyrılarak tekrar yeşiline bürünmeye başlamıştı.
Yollar bomboş, vitrin ve reklam ışıklarının renkleri arada sırada şehrin derin sessizliğini yırtan bir otomobil sesine eşlik ediyor, o sesin başlangıcından yavaş yavaş kayboluşuna kadar bir süre sonra şehrin ıssız havası tekrar kendini buluyordu.
Hava nemliydi. Yağmur yağmadığı halde, gökle yer bir olmuş gibi aradaki boşlukta ufak su damlacıkları uçuşmaktaydı.
Günün ışımaya başlamasıyla birlikte ıslak yollara yansıyan ışıklar renklerini kaybededursun, hafiften esen rüzgar, yer yer yola dağılmış minik gölcüklerin yüzeylerine üflüyor, onları titretiyordu.