Exlibrary

Çokça sanat, evvela edebiyat ve illa ki felsefe…

Göksel Bekmezci Yazıları

Göksel Bekmezci
31 Aralık 1978 yılında Solingen’de doğdu. 1996’da Adana Mehmet Kemal Tuncel Lisesi’ni bitirdi. Bir süre Tiyatro oyun yazarlığı ve oyunculuğu yaptı. 1998’de İstanbul, Kadıköy’de bulunan Müjdat Gezen Sanat Merkezi Yaratıcı Yazarlık Bölümü’nü kazandı ve 2002’de mezun oldu. Araştırmacı / Şair Sunay Akın’a ve Sanat Felsefesi / Estetik derslerinde Sabiha Özdemir’e asistanlıklar yaptı. Kısa bir süre, Gündelik Konuşma Dilinin Önemi ve Farkındalık üzerine, öğrenci arkadaşlarıyla birikimlerini paylaştı. 2001 yılı itibariyle, şiirleri; öncelikle Ferhat Uludere’nin çıkardığı fanzinlerde daha sonra bazı edebiyat dergileri ve internet sitelerinde hatır, ricayla yayınlanmaya başladı. Müjdat Gezen’e ait MSM Gazetesi’nde ‘Küf Noktası’ adlı köşesinde mizahi hikâyeler yazdı. Kadir Aydemir’in editörlüğünde Yitik Ülke Yayınları’ndan ‘Gri Hikâyeler’ adında, şiirsel hikâyelerin bulunduğu bir kitabı yayımlandı. Sektörel dergilerde editörlük ve metin yazarlığının yanı sıra bazı dergi ve internet sitelerinde özellikle deneme yazıları yayımlanmaktadır. Yakın zaman içersinde ‘Eski Cesetler’ adlı ikinci kitabı yayımlanacak olan Bekmezci, birçok tv reklam filminde rol aldı. Hâlen konser ve tanıtım organizasyonlarında sunuculuk yapıyor. Ve kendi olabilmek için daha ne kadar başkalaşmak zorunda kalacağını merak ediyor. Big Bang’den pek ayrı tutmadığı için, bombaların durmaksızın patlamasına, savaşların sürmesine şaşırmıyor. Muhabirlerin, alınan özel önlemlerle ilgili bilgileri tüm açıklığıyla haberlerde sunmalarını bir ülkenin büyüme telaşlarına veriyor. Irak'a atılan bombaların özelliklerini detaylarıyla veren CNN TÜRK kanalına bir şey demiyor. 1903, 1905 ve 1907 yıllarında kurulan Türk futbol takımlarının hâlâ yapılanma döneminde olmalarını anlayamıyor. Google'ın bilgiyi tekelinde tutmasından dolayı, bugünün tarihinin geleceğe nasıl yansıyacağını merak ediyor. Oyuncak sektöründe yok satan kimi hayvanların, hayatın ortasında soylarının tükenmekte olmasını izliyor. Ekolojik dengeyi korumak adına durmaksızın tüketicinin uyarılıp, üreticilere hiçbir şey yapılmamasına kızıyor. Kanser, AİDS, trafik kazası ve sakat kalmalardan daha çok insan varlığından tedirgin olup, zaman zaman, insanın hayata bulaşan büyük bir hastalık olduğunu düşünüyor… Jan Canfield: Maç kaç kaç? / Kaleci Çocuk: 4-0 ağbi. / Jan Canfield: Siz yeniyorsunuz herhalde? Kaleci Çocuk: Hayır, Onlar önde. / Jan Canfield: Ama yüzün gülüyor? / Kaleci Çocuk: Maç daha yeni başladı ağbi, hikâyesini seviyor. Ve tüm rahatsızlıklarından memnun bir hayat yaşarken “Jeux d'enfants” filmiyle, “A song for the lovers” şarkısını hayatından ihmal etmiyor. - İletişim: gokselbekmezci@hotmail.com